kaybetme korkusu

insanı sınırlayan, doğal olmasına engel olan, bazı durumlarda kaybedeceği şeye karşı hırçınlaştıran duygu. kaybetmemek adına, sizin yapınıza uygun olmayan davranışlar sergilemek sizin kendinizi kaybetmenize neden olabilir; ki asıl korkulması gereken budur.
insanı denemekten, bazen başlamaktan bile alıkoyan içgüdü. oysa ki sonuç eksenli yaşanmadığında hem hayatın tadının çıkacağı, hem de daha az hatayla hayata devam edileceği görülecektir. hayatı hep kazanma kaybetme eksenindeki hırslara teslim etmemek gerekir.
1 insanın kaybetme korkusu olduğu sürece asla kendisi olamaz, o ilişkiye asla kendisini veremez. kaybedeceğim diye korkarak karşı tarafın her dediğini onaylar, her dediğine katılır ve her dediğini yapar sonuç olarak kendini ve kendi düşüncelerini yok sayar ve erir gider. korktuğu başına gelir.
bir birlikteliğin en kutsal halidir. hele karşılıklı ise tadından yenmez.

aksi halde eksiksinizdir, eksiktir.
ilişkide kaçak varmış gibi sürekli önlemler almanıza neden olup, karşı tarafı rahatsız edecek ve onun güvenini sarsabilecek eylemlerde bulunmanıza sebep olan korku. genelde ilk ilişkide olduğunu ve bu korkunun diğer ilişkilerde azaldığını düşünüyorum. ilk ilişkide sevgilimizi her şeyimizmiş gibi görüp bu ilişkiye gereğinden fazla anlam yükleyebiliyoruz. ben bu korku yüzünden şüphe ve endişelerimi gidermek için karşı taraftan güvence almaya çalışırdım sürekli. bu da haliyle karşı tarafı bıktırıyor. kendi kafamda kurduğum şeyler ve anormal bulduğum her şeye yüklediğim gerçek dışı anlamlar, ilişkide farklı biriymişim gibi gözükmeme neden oluyordu.

ayrıca bu korku yüzünden aşırı taviz veriyor, sesimi yükseltmiyor, karşı tarafın her türlü olumsuz eylemini hoş karşılamak zorunda hissediyordum. dolayısıyla bu korku sizin zayıf yanınızı ortaya çıkarıyor ve karşı tarafın size olan saygısı azalıyor. ayrıca egosunu sizin üzerinizden tatmin ettikçe karşı tarafın içindeki canavarı da böylece büyütmüş oluyorsunuz. bir bakıma kolay manipüle edilir biri oluyorsunuz.

hayat öyle uzun ki, dönüp bakıyorsunuz, kaybetmekten korktuğunuz neleri neleri kaybetmişsiniz. şimdi hiçbirinin önemli olmadığını anlıyorsunuz. ayrıca bir şeyden ne kadar çok korkarsanız o korkunuzun başına gelme olasılığını da o kadar çok arttırırsınız. maalesef hayatta kazanımlar hep geçici, kayıplar kalıcıdır. kaybedilen hiçbir şey geri kazanılmaz. buna alışmalı ve birileri hayatımızdan gittikçe eksilmediğimizi anlamalıyız. zira onlar maddi olarak hayatınızdan ayrılsalar bile hatıralar, dokunuşlar, davranışlar sizde kalıyor.

ayrıca, inanın, sonu olmayan, belirsiz bir şeyden emin olmaya çalışmak dünyada cehennemi yaşamak gibi bir şey.