kırmızı oda

sakine ait benim için en güzel, en özel şarkılardan biridir.

soul eater'da black blood'ın etkisine giren soul'un zihninde little ogre ile çatıştığı yer.
yeni ekranlara düşen, dün youtube aracılığı ile görüp izlediğim dizdir. başrolü binnur kaya oynuyor. gerçek hayat hikayelerini ele alan bir psikiyatrın etrafında dönüyor olaylar. bu hikayelerin sahibi ise dr. gülseren buğdayıcıoğlu. bana kalırsa alışılmışın dışında bir türk dizisi, hoşuma gitti. bu kalitede giderse izleyeceğim gibi gözüküyor.
ilk bölümünü cuma günü izlediğim ve beni kendine bağlayan dizi. olayların gerçekte yaşandığını bilerek izleyince "benimki de dert mi lan" diyorsunuz.
gülseren budayicinın hastalarının hikayesini satması nedeniyle eleştirenler de var. hastaların ismi gizli tutulduğu sürece hiç-bir hukuki sorun yaşanmaz diye düşünüyorum. özcan denizin yıllarca kullandığı bir yöntem bu. "gerçek bir hikayeden alınmıştır...." gülseren hanim -gerçekten- o hikayelerin sahiplerine danışmanlık yapmıştır ama üfff neyse kısa kesicem izleyin geçin işte.
ben hastaların hikayelerinin bire bir olarak anlatıldığını düşünmüyorum. elbette ki esin kaynakları olan durumlar vardır ancak ya törpülenerek ya da daha ilginç hale getirilerek anlatılıyordur hikayeler.
binnur kaya için izlemeyi düşündüm ama izlemeyi psikolojim kaldırmadı.