kırmızı oda

sakine ait benim için en güzel, en özel şarkılardan biridir.

soul eater'da black blood'ın etkisine giren soul'un zihninde little ogre ile çatıştığı yer.
yeni ekranlara düşen, dün youtube aracılığı ile görüp izlediğim dizdir. başrolü binnur kaya oynuyor. gerçek hayat hikayelerini ele alan bir psikiyatrın etrafında dönüyor olaylar. bu hikayelerin sahibi ise dr. gülseren buğdayıcıoğlu. bana kalırsa alışılmışın dışında bir türk dizisi, hoşuma gitti. bu kalitede giderse izleyeceğim gibi gözüküyor.
ilk bölümünü cuma günü izlediğim ve beni kendine bağlayan dizi. olayların gerçekte yaşandığını bilerek izleyince "benimki de dert mi lan" diyorsunuz.
ben hastaların hikayelerinin bire bir olarak anlatıldığını düşünmüyorum. elbette ki esin kaynakları olan durumlar vardır ancak ya törpülenerek ya da daha ilginç hale getirilerek anlatılıyordur hikayeler.
binnur kaya için izlemeyi düşündüm ama izlemeyi psikolojim kaldırmadı.
bu dizinin müziklerine bayılıyorum.
bu nasıl bir dizi böyle ya.
insanı bunalıma sokmak için yapılmış sanki.
acayip bunaldım, hesapta dikkatimi dağıtacaktım.
o arya ne öyle?
birkaç bölüm izledikten sonra meslek erbabı psikiyatrist ve terapist arkadaşların tavsiyesi üzerine acı girdabına girmeden bilekleri kesmeden bıraktım.
türk yapımı psikolojik gerilim/korku dizisi.
1 ay önce "ben haklı olmak istemiyorum, ben mutlu olmak istiyorum" demiştim. bugün "mutlu olmak için değil, haklı olmak için yaşamışım" diyen karakter ile gönlümü bir miktar dolduran dizi.
özellikle korona sürecinde iyi ki var dediğim dizidir. bilmem kaçıncı terapi. hobi oldu artık benimkisi.

eminim birçok insan, çocukluğunu, gençliğini her izleyişinde anımsamıştır ve kendisi için bir yol çizmesi gerektiğini düşünmüştür.

bir de şöyle; etik olmayan durumlar var. danışan ile çok fazla temas oluyor. ben mesela gittiğim zamanlarda karşımda suskun, her kelimemi başıyla onaylayan, ara sıra not yazan biri vardı. hâl böyle olunca, insan kendini kapatıyor. kesinlikle büyük beklentiyle gidilmemesi gerekir diye düşünüyorum. dizi olması nedeniyle sanırım biraz esneklik var.

o odadan çıktıktan sonra “bu benim aklıma nasıl gelmedi ya?” demiştim. farklı bir pencere.

bu mesleği hakkıyla yapan insanlara büyük ve içten teşekkür etmek isterim.
sevgiler.
kesinlikle şükretmeyi ve sorgulamayı öğretti