koşu bandında düşünülenler

"koşarsan düşersin! koşarsan düşersin! sen koşarsan herkes dü... yok lan öyle değil :/ aha 12'ye bastım!!!! yörü!"
spor salonuna en yakın hamburgerci siparişimi kaç dakikada getirebilir?
bu kadar kilomun sorumlusu yemek şirketlerinden hangisi kendisini affettirmek için bana sponsor olur acaba?
hani yediğim önümde yemediğim arkamda olacaktı? bu ne amaçsız bir koşu böyle, hedef ne?
kimsenin kimseyi geçmediği ne kadar adil bir koşu yarışı bu böyle, hayattaki hırslardan arındırma yeri mi burası acaba?
bu hızla koşarsam o adamı tavlamak için o minicik slibin içine girebilir miyim acaba?
peşimden onca koşanlar şimdi nerdeler acaba?
hedefim yemek mi erkek mi olsa gerçekten istekli koşardım?
vay amk yarım saattir koşuyorum otuz saniyemi oldu daha
evrenin nasıl oluştuğu, evrim teorisinin geçerliliği, tavuk mu yumurtadan yumurta mı tavuktan gibi beyni gereksiz yere meşgul eden şeyler düşünülebilir. zira bu şekilde 2 ayda 15 kg vermişliğim vardır. ha bir de platonik bir aşkı unutmak için de koşu bandı oldukça faidelidir.
kulağıma müziğimi takıp koştuğum için düşünemiyor sadece kendimi sahnede o şarkıyı söylerken hayal ediyorum. ha bir de hiit yapmak diye bir şey var sürekli hızı değiştirmek için tuşlara basmak zorunda kalacağınızdan pek bir şey düşünemiyorsunuz.
koşu eyleminin kendisine odaklanmıştım bi keresinde. nasıl oluyor da ayaklarım böyle hareket edebiliyor derkene ayağımı öne atamamış ve düşmüştüm. hala da korkarım koşu bandında hızla koşunca.

yanımdaki kişi penisime bakıyor mu diye düşünürüm bazen de. hoş bi beyse erekte olurum hemen ve banttan inmek zorunda kalırım.
acaba arkadakiler popoma bakıyor mu?
lanet olsun yine en şişman benim.