lefkoşa

aynı zamanda kıbrıs cumhuriyeti'nin de başkenti.

bir girne olamasa da, adadaki hoş şehirlerden biri.

ziyaret etmenizi tavsiye edeceğim mekanlar: büyük han, ghetto, ara sokak, ışık kitabevi, 1984, cup of joy, cadı kazanı, talkies...

eğer güney'e geçebiliyorsanız: weaving mill, kala kathoumena, zanettos...

*
adanın * en güzel şehri..
kim hortlattı bu başlığı diye geldim. olm duygulandım be. ilk sevgilimdi, burada tanışmıştık. lefkoşa'da... acayip seviyordum hatta evlenmeyi düşünüyorduk bir ara. lefkoşa'nın sokaklarını el ele eskittik. ha olmadı sonra. güzeldir işte özeldir lefkoşa. nasıl anlatsam zaten başlığı da evvelinde açmışım, tuhaf oldum.
gençliğimin baharında kıbrıs'taydım. lefkoşa'ya dair hatırladıklarım rauf denktaş'ın her an arabayla yanınızdan geçebilmesi (geçmişti insanlara el sallıyordu), başbakanı bir dükkan önnde otururken görmeniz (derviş eroğlu'nu iskemlede vatandaşla sohbet ederken görmüştüm), tarihi dokusu olan kıyıda köşede olan restoranlar ve eşkiya'yı ikinciye kıbrıs'ta izlediğim büyük tiyatro-sinema salonu. bir öğrenci için kıbrıs güzeldi. arkadaşlıklar da ha keza öyle. favorim girne olsa da tarihi dokusuyla merkezi olma hissini iyi veriyordu. tekrar sokaklarında amaçsızca dolaşmak isterim.
aklıma bu şarkı geldi. yukarıdaki ambiyansı bozduğum için sorry.
ömrümün en keyifli ve yüksek kafayla geçirdiğim zamanları bu şehirde geçti, kıbrısta yaşadığım 2 yılın neredeyse her allahın günü arşınladım sokaklarını..

sadece kuzeyini değil güneyini de didik didik ettim..

özlendin lefkoşa!