lhasa de sela

dünyalar güzeli bir kadın ve dünyalarüstü müzikler yapıyor... yapıyordu. sonra gitti bu diyarlardan.
vakt-i zamanında -özetle- "kendine ait bir odası olmalı insanın" diyen virginia woolf a kulak vermiş ve bir eve yerleşmiştim. şimdi çok çok uzaklarda olan bir şehirde güzel ve küçük bir ev... bir duvarda bir poster asılıydı. bir kadın; güzel bir kadın... bir konser görüntüsü... başını yukarı kaldırmış, gülümsüyor ve terlemiş biraz... <br>sonra çok zaman geçti. virginia hanımteyze nin kemiklerini sızlattım hep. sonra bir yeni yılın ilk günü bir kadın yitip gitti. <br> <br>aslında lhasa de sela yı anlatacak birsürü, birmilyonyüzmilyarbeşyüzseksendoksanmilyonyüzbintrilyon cümlem var. ama tam bir şeyler diyecekken bütün hecelerim ve kelimelerim ve cümlelerim takılıveriyorlar boğazıma ve nefes alamıyorum. <br> <br>bir şeyden eminim: özlüyorum. <br> <br>
canım lhasa'm buralardan terk-i diyar eylemeden önce esmerine'nin la lechuza albümünde fish on land şarkısının yeni versiyonu için eşlik etmiş gruba. (cümle biraz karışık oldu gibi; farkındayım. bu karışık cümleden de anlayabileceğiniz üzre allak bullak bir hale soktu beni)
daha fazla saçmayamayayım. şarkıyı dinleyin:
1 ocak 2010'da meme kanseri nden montreal'de ölen lhasa de sela'nın cenazesi yakılarak külleri denize dökülmüş.

benim de en sevdiğim şarkısı