ayı sözlük yazarlarının şu an dinlediği şarkılar

adını feriha koydum

diziyi izlemem ama geçenlerde bir arkadaşımız toplantıda samimi bir ortam yakalandığında küfür mahiyetinde söylemiştir. toplantıda küfür edilmeyeceği için güzel bir uyarlama yapıp bizi kırıp geçirmiştir.

(bkz: adını feriya kodumunun çocuğu)

koy götüne rahvan gitsin

sözlükten gelen inleme sesleri

kendinden soğutma taktikleri

burnunu karıştır.
bir hafta duş alma.
göbeğini parmaklayıp burnuna götür.
yanın da yellen.

deniz fehmi dalsaldı

sen hiç ateş böceği gördün mü

- sen hiç ateşböceği gördün mü?
- hayır, görmedim.
- göremezsin, göstermiyorlar ki. herkes de göremez zaten. edison doğayı yendi, hem de kendi sahasında; biz o ara yoğunduk, ediz hun'un filmlerini seyrediyorduk.
- anlamadım?!
- kıymetini bil; anlasaydın yalnızlık çekerdin.

c/p yaptığımı saklamayacağım tabi ki. ama bu oyunu o kadar seviyorum ki... geçenlerde ofiste aklıma esti ve internette bulup açtım. browserı aşağı kaydırdım ve bir yandan çalışıp bir yandan dinledim. oyunculukları gözümde canlandırmakla yetindim. yılmaz erdoğan'ın yazarlığı gerçekten mükemmel.

gezi parkı polislerine verilecek ikramiyenin direnişçilerinden tahsil edilmesi

ellenmedik bir tek kulak arkamızın kaldığının göstergesi

eylül

belki de mevsimlerin tam ortasını yaşadığımız * güzel, kimi zaman kasvetli, hüzün çağrıştıran şairlerin en güzel dizelerine şahitlik yapmış bir ay.
*

bu renklerin canlılığını yitiriyor oluşunu, sokakların tenhalaşmasını, balkonlarda ki o hanımeli, yasemin kokan çiçekleri göremeyişimizi, kapıları sımsıkı kapalı balkonların, perdelerinin içinden yalvarırcasına sızan o sarı ışığın acısını nasıl açıklayabilirdim? içimizin ürpermesini bahane edemezdim ki, bir mevsimin yokoluş tantanasını, şarkıların dahi hareketliliğini kaybedişini, terleyen ayakların; soğuk taş betonu özleyişinin bedelini, kaybetmeye maruz kaldığı yenikliliğini nasıl itiraf edebilirdim ki?

bitmişti ama, şimdi solan yaprakların yavaş yavaş yaşlanarak intihara sürüklenişine, pencerenin pervazında; bardaktan boşalırcasına yağan yağmura bakıp ağlayışlara, özlemlere, içlenmelere, sabredişlere geçiş mevsimi. buruk esrikliğin yüzlere nasıl da iyi yansıdığını görebileceğimiz zamanlar. aynalara kimi zaman küs bakıştığımız, sabahın geride bıraktığımız mevsimin aydınlığını size selamını getirmiş gibi şehrin tam göbeğine hucüm edişine, yataklardan; sabahın o soba isi bastırmış sokaklarına fırlayacağımız, yarı uyuşuk, yarı manidar ruhsuz ve hissiz yürüyüşlere şahit olacağımız gündoğumları olacak artık. sigaranın dumanını içimize bir dert gibi atarken, eve dönüşlerde zifiri karanlığı delemeyen sokak lambalarının yanımızdan hızla geçişini izleyeceğiz. sonbaharın o kahverengi, sarımtırak tonlarını buyur ediyoruz artık ruhumuza. benliğimizin çocuk kalan, o lunaparklarında ışıkların neşesini verecek belki de çoğumuza.

ayı sözlük yazarlarının şu an dinlediği şarkılar

p v n d v - feel like losing you:

ayak fetişizmi

zaman zaman rastlıyorum bu fetişe sahip arkadaşlara. profil sitelerinde özellikle çük fotoğrafı yerine ayak fotoğrafı istiyorlar. sırf bu arkadaşlar için telefonumda 2 ayak fotoğrafım var, silmiyorum saklıyorum. ya tutarsa diyorum. bu fetişe sahip arkadaşları daha iyi anlayabilmek için deneyimlemek isterim.

yas

islamcı akp faşizminin, sebep olduğu 10 ekim 2015 ankara barış mitinginde patlama sonrasında lütfen ve nezaketen ilan ettiği ulusal matem.