sırt çantamı kaptığım gibi dünyayı gezmeye başlarım. öyle gidip şehrin en lüks otelinde kalmaktan ziyade otostop, local insanlarla tanışıp onlarla arkadaş olup onlarda kalma şeklinde mütevazı ama sıcak bir yolculuk yapmak isterim. büyük şehir hayatının yanında küçük etnik kasabaları gezmek isterim. bu işten kaç yıl sonra sıkılacaksam artık ondan sonra da londra'ya taşınıp bir cafe açarım. orada bir sevgili bulup onunla bir hayat kurarım.
kişisel facebook adresimde bu adama "ulu önder" deme gafletine düşen bir arkadaşım var. bugün olan ona birşeyleri anlatmaya çalışıyorum ama nafile. -ki zaten o kişide arkadaşım değil!