çocukluğumu hatırlatan kokudur. her cuma gecesi tüm ev tütsülükte yakın adaçayı ile buhurlanırdı. nazar değdiğine inanılan çocuklar da bu yolla arındırılırdı
yastık, su, yemek ya da benzeri savaşlar yapılıp sonunda ağlanılabilir. neden ağlamak istiyoruz bilmiyorum ama ağlasak çok güzel olur bence. uyuya kalalım sonra da. **
mecliste oynanan mahkumların eşleriyle görüşme hakkından mahkum bırakılan ötekiler.tasarıya göre resmi nikahı olan mahkumlar eşleriyle 3 ayda bir 3 saat yanlız görüşebilecekler.
dünyanın düzeni heteroseksüellere göre kurulduğu için hapis yatan eşcinseller sevgilileriyle 3 saat yanlız kalamayacak.yaşama hakkı olmayan bir insanın sevişme hakkı istemesi ütopik ama insanın yine de zoruna gidiyor.
bugün çanakkale'de tesadüfen konserine denk geldiğim, sözleriyle melodileriyle beni benden alıp, içimdeki gizli mekanizmalara dokunan şarkılar yapan grup. sahne performansları ve seyirciyle etkileşimleri çok iyi. özellikle küs sevgilileri barıştırma atraksiyonu müthiş.
şivas dememi şivan anlayıp bir anda irkilen kaplan kişilik oysa ki ben şivas regal demiştim. hoş sohbeti sıcaklanlı tavırları ile herkese sevdirmiştir kendini.