her reklamında yalan kokuyor limon yerine.
neymiş tek damla ile ''dünyanın bulaşığı''..!
pril reklamını çeken reklam ajansı çalışanlarını mutfağıma davet etmek istiyorum, prilleri ile birlikte.
yıl 2008. öğretmenlikte ikinci ayım. dil okulunda yetişkinlere ingilizce öğretiyorum. ders komple ingilizce işleniyor falan. bi öğrenci bi kelimenin anlamını sorduğunuda kesinlikle cevap vermesi gerektiğini düşünen biriyim o zamanlar. 'emin değilim' 'bilemiyorum' gibi başlayan cevaplar kesinlikle kabul edilemez. her şeyi biliyor olmalıyım. feci amatörüm yani kısaca. dersin birinde öğrenci sorar:
'hocam kağıdın şurasında artichoke yazıyo, anlamı neydi o kelimenin?'
ben ışık hızıyla cevap vermeliyim tabi. mükemmel hocayım ya, bilmediğim kelime yok, olamaz.
'hmmm, bir kuş türü. pelikana benzerler. hani tek ayak üstünde uyuyan, alt gagası kocaman olanlar var ya..'
çok feci atıyorum tabi götümden. sonra ders bitiyo, ben koşarak öğretmenler odasına gidiyorum. aklımda 'artichoke'. hemen bi sözlük buluyorum, sayfaları karıştırırken içimden yalvarıyorum 'allaaam nolur bir kuş türü değilse bile en azından kuşla alakalı bişey olsun bari nolur lan noluur' şeklinde. sonra sözlükte artichoke kelimesinin anlamını buluyorum:
o'na bakarken lütfen gözlük kullanınız. zira saçtığı ışık ve enerji, geçici körlüğe neden olabilir. ağzı burnu güzel, hele muhabbeti fevkaladenin fevkindeydi. on üzerinden yüss puan
fitness yapmaktan hoşlanmayan insanlar için zevkli bir dans türü. evde kendi kendime yapmaya çalışıyorum. hem günlük dans etme ihtiyacımı karşılıyor hem de seksileşiyorum. * ayrıca nicki minaj ile çok güzel gidiyor.