rüya

insanın bilinçaltının uykuda bile rahat vermediği zortlama, hayatı daha da karmaşıklaştırma sorunsalı durumu *
sertab erener in muazzam şarkısı.

değmeyin feryadıma
figanıma değmeyin
eğer sevda bu demekse
ben vazgeçtim beni sevmeyin

garipliğim kader değil
geçici gülmeyin
bu kış da efkarlıyım
bahara allah kerim

hadi yüreğim ha gayret
hele sıkı dur hele sabret
başını eğme dik tut
bu bir rüyaydı farzet
enfes bir sezen aksu şakısının, takdir edile bir sertab erener yorumu ile birleşmesinden ortaya çıkan bir şarkıdır.

http://ayisozluk.com/lnk/ae1bb8
ünlü grubunun zamanında çok konuşulmuş parçası ve klibidir.

http://ayilarock.ayisozluk.com/unlu-ruya/
seksendört ve hande yener tarafından tekrar cover'lanmış. seksendört tarafında işler berbatken hande yener tarafında daha iyi, farklılık katmış. seksendört neden kötü? evet cover yapıyorsunuz ve bir farklılığı olmak zorunda kanımca, müzik bile hemen hemen aynı bu da sorun değil pek, sorun seksendört'ün vokalinde ha ünlü söylemiş ha onlar,aynı vokal tarzı ne anladım ben bu cover'dan!

ayrıca en süper bir orhan pamuk romanı olan kara kitap'ta kayıplara karışan dişi kahramanın adıdır. çok da tatlı bir kız ismidir bence. hetero olsam verirdim.
db'nin de dediği gibi bir de ünlü şarkısı olan rüya vardır. tadından yenmez. klibinin de çok süprizli homoerotizmli bir sonu vardır.
seksendört ve hande yener yorumu da olan ünlü grubunun şarkısı. üzgünüm cover diyemiyorum keza en ufak bir fark yok sadece alttaki bassları sertleştirmeyle olmuyor, en fazla karaoke daha fazlası değil. hande yener'in nakaratta kötü rüyayı vurgulayarak söylediği kısım ise resmen facia. tapılan bir şarkıdır ve ne yaparsanız yapın eleştiri alacaktınız eyvallah da cidden demezler mi adama e hacı aynısı ya la bu. bi değişiklik yok ki !
ünlü grubundan söylenen daha sonra seksendört ve hande yener tarafından tekrar cover'lanmış sözlerine ve ünlü grubunun klibine bakacak olursanız buram buram homofobi kokan ama lgbtt bireyler arasında hala nasıl sevildiğini anlamadığım. sözleri aşağıdaki gibidir

seni barda gormustum yanina oturdum
vucuduna bakarken birden yok oldun
dun gece severken bu sabah cok korktum
aman anlat tatlim bana bu gece ne oldu

cok yorulmustum uyuya kaldim
ruya gibi geldin ama birden yok oldun
gozumu actim gordugume inanmadim
sanki bir kotu ruya korkarim aman allah

seni barda gormustum yanina oturdum
vucuduna bakarken birden yok oldun
pesine dustum manyak gibi
ruya gibi geldin ama birden yok oldun

gozumu actim gordugume inanmadim
sanki bir kotu ruya korkarim aman allah…

ccdb
ünlü grubunun zamanına göre cesur bir klibe sahip muhteşem şarkısı. homofobik olduğu konusunda pek emin değilim keza klibin sonundaki o gülüş hiç de homofobik gelmemiştir bana*. montunu alıp kaçar ama bu tür tepkileri kendi alemimizde bile yaşarken alkolün etkisiyle yaşayan bir adamın söylemesi hiç de itici gelmemiştir bana. ne olursa olsun zamanında bahsetmesi bile farkındalık yaratması açısından bence önemlidir.
radyo gabilede rüya tadında programını sunan rüya kız çok güzelde şiir okur... teşekkürler rüya.
bilinçaltında varolan sembollerin görüntülü bir sendrom geçirilmesi için ruha sunulmuş olan sanal gerçeklik ortamı.
uykudayken bilinçaltının temizlenmesi esnasında temizlenen kısımlardan oluşmuş görüntülerin bilinçüstüne yansıyan görsel şölen yada kaos etkisi yaratan parçacıkları. çoğu zaman anlamsızdır veya hatırlanılmaz bile.
tanım: uykuda iken görünen şey. izlenmez. yaşanılır.

tuhaf bir rüya gördüm bu sabaha karşı. gözlerimi açtım kim olduğunu hatırlamaya çalıştım. kim olabilirdi. kim? sabah ezanı okunuyordu. ama kendi kendimi yiyorum kimdi bu çocuk? son zamanlarda tanıdığım biri olamaz. son zamanlarda kimseyle konuşmadım. adamla, rüyamda bir hukukun meyvesi olan muhabbetimiz vardı. gelecekten haber falan da değildi. meraklı bir tefekkür haliyle yorganımı kafama çektim ve başımı yastıktan indirip yatağa yapıştırdım. uyuyakalmayayım diye hep yaparım düşünürken. ama içim geçmiş. bir an gözlerimi açtım ve hatırladım. ezanın son kelimesine denk geldi. bu kadar kısa bir sürede yoğun bir düşünme faaliyetine girmiş olmamı bir yana bırakıyorum asıl olan bu çocuğun lisans ikide hoşlandığım kişi olmasıydı. adını hala hatırlamıyorum. ve en son 2011de gördüm. niye bilincime atmışsam artık, rüyamı çekerken fışkırıverdi. hayırdır diyorum.

not: rüyalarımda hiç konuşmam. başkaları konuşur ama ben konuşmam. kelimeleri olmayan bir bakışma dilim var. ve bu çocukla bakışıyorduk. nasıl bir muhabbet. töbe ya. sabah sabah.
venedik (?) arnavutlara savaş açmış. içi kızgın yağla dolu arkası açık kamyonlara insanlar birbirini itiyordu. çığlık ve patlamalarla birlikte insanlar birbirini yağa atarken arkadan farklı dillerde 'yapma' sesi vardı. bazen yağa atıldıktan sonra başka bir kamyon üzerlerine kum döküyordu daha fazla kişi içine atılmasın diye.

en korkutucu üç kabusum arasına girerek aç ve yorgun şekilde uykuya dalınmayacağını bana bir kez daha hatırlatmıştır.
insanın üzerinde değişik bir etkisi var ne bileyim ya sanki gördüğün rüyayı önemser, ciddiye alırsan gerçek hayatında da etkisi oluyor ama hiç ciddiye almayıp takmazsan da normal günlük hayatta hiç etkilenmemiş olursun.
freud'a göre insanın bilinçaltında yatanlarını ortaya çıkaran şey. genellikle gün içinde yaşadığımız ve bilinçaltımızın kenarına, köşesine bir yerine takılıp kalmış duran olayların uyuduktan sonra gün ışığına çıkmasını sağlar. bu olayların yorumlanması için rüya tabiri denilen bir olay da vardır.
  • /
  • 2