misafirlikteyken sıçamama sorunsalı

en sevmedğim durum,hele birde tuvalet herkesin bulunduğu odaya yakınsa çıkacak olan imalat geri teper, yapmış gibi çıkarım tuvaletten hoş bunu bilebile neden girersem o tuvalete.halbuki amaç o değilmidir, osuracaksın, çatur çutur* sesler çıkacak elbet değil mi?
her şekilde sıkıntılı bir durum. inadına sıçığın ossurukla gelir. ses yankılanır. su olmaz. kağıt olmaz. ya da buna benzer bir sürü saçmalık olur. normalde her gün yaptığımız basit şey eziyet olur. hiç kokmayan sıçığın inanılmaz kokar. olur da olur.
böyle evi haricinde başka yerde sıçarken, sıçma esnasında sifonu çekip koku salımını azaltmak mümkündür. fakat bazen mahsülün 1 gramı ortamdaki oksijeni sömürebilmektedir. bunlar söz konusu olduğunda misafirlikte sıçmamak tercih ediliyor. hatta bir gün malesef misafir tuvaletindeki deodorantı sömürmüştüm. fakat yinede biçare kalmıştım. samimi olmadığınız evlerde yapmayınız efendim.
kendi evimin tuvaletinden başka bir tuvalette yapamadığım için peşimi bırakmayan sorunsaldır. kendi yatağını aramak gibi bir durum olsa gerek kendi tuvaletimi arıyorum. evet yatıya gitsem bile olmuyor, olamıyor, yapamıyorum.
ossursam duyarlar, kokutsam kınarlar diye düşüne düşüne dışkıyı bağırsakta kurutma eylemidir. *
çünkü, tuvalette işin bittikten sonra sifonla gitmeyen bokun yaşattığı gerilim, testere serisini geride bırakır.
misafirin ağzına sıçmıyorum ama misafire bağlı. misafir var, misafir var.. değişkendir bende.
yaparsın gitmez sonra vileda kovasıyla küvetten su falan doldurursun. bi yandan kokuyo mu lan acaba inşallah benden sonra hemen biri girmez gerginliği yaşatır. en iyisi çok acil değilse eve kadar tutmak. yapmaya da çalışırsan zaten utangaç b*ktur o geri kaçar hemen *
gönül isterdi ki çatır çatır sıçayım ama yok mıhlanıp kalıyor meret misafirlikte
o değil bu başlığa yazan yazarların hiçbiriyle erotik düşünce oluşmıcak kafamda artık.
ayrıca bu gerçekten psikolojik bir şartlanmayla alakalı bişey , kişi kendini telkin yoluyla gayet rahatlayabilir.
sonrasında ''içindekiler boşaldı, doldurmak lazım'' düşüncesiyle yeni bir türk misafirperverliği saldırısının başlayacağı öğretilmişliğinden kaynaklanır.
hiç gerilmediğim durum. eğer geldiyse çatır çutur yaparım abi. rahatsız rahatsız oturmanın bi anlamı yok. eğer gitmezse banyoda bi kova, leğen filan vardır. doldur ve dök. en büyük kalıp bile gider korkma. karnını tuta tuta, muhabbetten zevk almayarak oturmaktansa git sıç. angelina jolie ile adriana lima bile sıçıyo aq. size noluyo?
uzun süreli yatıya kaldığım bir yerdeysem herkesin başına geldiği gibi aynı sendromu yaşamaktayım ister istemez. ancak 2. günden sonra günde 1 kere yapmaya özen göstererek kontrol altına almaya çalışıyorum. eğer öüsaitsemde dışarı çıktığımda temiz bulduğum bir wc ye atıyotum kendimi. avm olabilir, cami olabilir.
"eve kadar tutayım nasılsa evde hallederim" le başlayan ancak yol boyunca "ulan keşke bezlenseydim ya" ile biten sancılı süreç.
içinde tuttukça daha çok volkan gibi patlayası gelir bu sorunsalın. evden hiçbir şey yokken çıkarsın ama mübarek sanki inadına başka yerde gelir.
sadece misafirlikte degil umumi tuvaletler de dahil hicbir yerde sicamama sorunsali
bu sorunsal sadece misafirlikte değil okulda, avmlerde, otelde kısacası her yerde başınıza gelebilir.
boşuna misafirliğin makbülü en fazla üç gündür dememişler.içine at at nereye kadar.
misafirlik versiyonundan hafif daha beteri bana göre küçük ama masalar tıkış tıkış dışında da oturma yeri bol olduğundan kalabalık cafedir. incecik kapısı ve siz çıktıktan maksimum 10 dakika sonra başkasının girecek olduğunu bilmek işi daha gerici hale getirir. o kadar insandan biri illa ki arkanızdan girip işeyecektir. rahatlasanız ve umursamasanız da bu sefer de siz girer girmez biri kapıyı çalmaya başlar ve işler daha da kötü hale gelir. o kişi kapının dibinde beklemektedir. sizi kesin duyacağından mı gerilseniz şimdi acele etmeniz gerektiğiniden mi?
(bkz:işte asıl şimdi sıçtık)