mutluluk denince akla gelenler

biraz hashtag gibi bir başlık oldu.
mutluluk deyince aklıma;
"yağmurlu bir sabah veya öğle, yarı karanlık bir ortam, gölgeler yavaşça uzuyor, tek kişilik rahat bir koltuk, ayaklar dışarıya fırlamış, yüzün cama dönüp, dışarıyı görüyor bir hal, hafiften yağmur sesi geliyor dışarıdan, şıpır şıpır, bir de rüzgar kanatlarını kaldırıyor, sıcak bir kahve, şekersiz, üstünde dumanları tütüyor, öyle tütüyor ki o dumanı tutup haberleşebileceğin türden bir duman, kokusu içini alıyor, elinde uzun bir polisiye romanı veya macera romanı, dalıp gidiyorsun, 2 saat. 3 saat.. 4 saat... sonra uyanıyorsun kahve bitmiş, yağmur dinmiş, akşam olmuş. kitap göbeğinin üstünde kollarını iki yana açmış tepe taklat bir şekilde.." geliyor.
dudakları geliyor şerefsizin. unutulmuyor.
doyum dolu bir grup seks geliyor. kimin eli kimin şeyinde belli olmayan... her yan tükürük, her yan ter ve pre-cum! (slogan gibi oldu.)

doyum dolu dedim, grup seks berbat bir "paylaşım" da olabilir... özellikle de 3 kişiyleyse. 3.ye hep sepet havası çalmak düşüyor.

ancak 3 kişi ile yapılanın grup olmadığı, 4lü ile uçulabildiği hakkında da yaygın bir söylem var. bilemeyeceğim, 3den fazla denemek nasip olmadı daha.
ne kadar tam olarak tanımlayamasamda onunla ilgili herşey özellikle de gülüşü geliyor