my mad fat diary

pek şahane bir ingiliz dizisidir, aksanını yediğimin ingiliz köylüleri oynamaktadır.

konusu tamamen gerçek hayattan uyarlamadır. ama anılarda kalan şekliyle değil, 16 yaşında, akli dengesi bozuk, ergen, azgın, ama çok şişman ve çirkinnce bir kızımızın günlüğünde yazdığı en doğal şekliyle uyarlanmıştır diziye.

bu nedenle karakterler çok gerçek ve gerçekten de var lan bunlar kesin yaşanmış dedirtmektedir.
ilk bölüm yer yer komik ama dram ağırlıklıyken, sonrasında baya komik zira bir delinin günlüğünden bahsediyoruz.

tumblr gençliği tarafından da fazlaca sevilen, şahsen tapındığım harika bir dizi. biri sana aşıksa böyle aşık olmalı deyip hiç bir zaman azla yetinilemeyeceğini aşılayan bir duygusallıkta. finn boyutu var bir de işin. dizinin esas oğlanı da kayısılı turtanın insan şekline bürünmüş hali.
kısa ve güzel bir 3. sezonla maalesef ekranlara veda etmiş dizi. dizi, lise yıllarını 90'ların sonunda yaşamış nesil için * müzikleri bakımından çok daha derinden etki etmiştir eminim. hele ki zamanında karışık kasetlere çok kafa yorup zaman harcadıysanız... özellikle müziğe azından ucundan ilgili biriyseniz bu diziyi, o dönemlerdeki cayır cayır gitarlı müzikleri hatırlamak için muhteşem bir sebep haline getirebilirsiniz.

rae'in bencilliklerinden sürekli bahsedenlerin ve finn&rae ilişkisini olmaz gördüklerini yazıp duranların yaşlarını bilmiyorum ama belli bir yaşa geldiklerinde izlemiş olsalardı sebep sonuç bağlantısını kurup, hayatta her şeyin mümkün olabileceğine kanaat getireceklerine inanıyorum zira dizi hayata gerçekçi bir hikaye ile lise çağlarındaki bir kızın romantik gözlükleriyle bakıyor ve bunu çok iyi başarıyor.

bölümleri tek başıma tekrar izler miyim pek zannetmiyorum ama etrafımdakilere baskı yapıyorum diziyi izlemesi için. böylece onlar izlerken ben de arada kurguyu ve hikayeyi takip etmeden müzikleri ve sevdiğim sekansları tekrar izleme şansı yakalarım diye umuyorum*.
güzel dizilerden biridir.