neden yalnızsınız

bir anket başlık.
benim bu konuda hissettiklerim:

büyük ihtimalle genel çoğunluk yüzümü çirkin buluyor. bunu denemek için hornetime yüzümün görünmediği bir vücut fotoğrafı koydum ve hayal bile edemeyeceğim kadar yakışıklı tipler bana yazdı ve yüz atsana dediler. %90’ı yüz attıktan sonra uymaz kusura bakma dediler. gerçekten bu uygulamalardaki davranışlarımızın karşı tarafı nasıl etkileyeceğini hiç düşünmüyoruz. benden başka biri olsa cidden mahvolabilirdi, neyse ki 20 yaşında bir bakire olarak çirkin olduğumun farkındayım da beni etkilemedi. ben de kendimi spor salonuna atıp skinny legend olana kadar çıkmadım, yani yüzümü yastığa bastırarak yapmak isteyen varsa tekliflere açığım.
yalnız isek kendimiz seçmişizdir. yalnız olmamız ve kendi yolumuzu yürümemiz, yolun sonunda da kendimizi tamamlamamız gerektiği için yalnızız. su akar yolunu bulur. tek başına tamamlanamayan diğer yarısını tamamlayacak olanları bulur.
yalnızlık bazen sahte kalabalıklardan daha huzurlu gelmektedir.
ben çok kalabalığım mesela fakat ruhum yalnız. ruhu yalnız olanlara selamlar.
yarın bayram, muhtemelen geçen bayramlarda olduğu gibi yine kıyafetlerimi giyip akşama hiç dışarı çıkmanış bir şekilde çıkaracağım. az önce duş alırken bunu düşünüyordum. dışarı çıkmak için arayacağım bir arkadaşım yok diye. kafam biraz daha eskiye gitti. bu hep böyle miydi diye analiz ettim içimden.

eskiden iyi kötü sürekli ortam değişirdim. lise ortamı, dershane ortamı, kısa süreliğine çalıştığım iş yerleri olurdu. nereye gidersem gideyim samimiyet kurduğum birileri olurdu. o ortamlardan ayrılsam da o kişilerle görüşmelerim devam ediyordu. aradan on seneden fazla zaman geçince hiçbiri kalmadı gerçi ama bi şekilde kafa dengi birini bulur boş kalan zamanlarda yalnızlığımı giderirdim.

şimdi üniversite falan bitince yine aynı yere geldim. yine insan içine karıştım ama arayıp gel bi çay içelim diyeceğim samimiyeti yakalayamadım kimseyle. bu olayı çevreme bağlasam da ben de eskisi gibi olmadığım kanısındayım. bazen eski zamanlarımı düşünüyorum; arkadaş ortamında olsun, sınıfta olsun muabbetim, yaptığım espriler falan bi hafta gülünürdü, tanıdıkları arkadaşlara anlatılırdı böyle böyle oldu diye. şu an düşününce bunları ben mi söyledim diyorum. insanlarla muhabbet kuramıyor artık, sessiz duruşum çekingen olduğum izlenimi yaratıyor, bu psikolojiyle ben de artık öyle hissetmeye başlıyorum. eskiden girdiğim her ortamda kendimi sevdirirken artık somurtkan bir insan olmaya başladım. gülecek, şakalaşacak, boş muhabbet yapacak enerjiyi bulamıyorum kendimde. bu da ister istemez sizin yalnız kalmanıza sebebiyet verir. illa ki bir şey yapacam desem de iş arkadaşıma bakıyorum; 3 ayda bir traş olan biri, geçen 1200 km uzağa şehir dışına çıktı bir iş vesilesiyle, en son giydiği kıyafetiyle giden işi biter bitmez de binip gelen biri. böyle koyun biriyle de kaynaşamama benim sorunum değil diye düşünüyorum. yani biraz benden biraz da çevremden kaynaklanan bir durum.
güvenemiyorum. burdan exime selam bana bıraktığı en güzel şeylerden biri aşırı güvensizlik oldu. bir de karşıma çıkan herkes ama herkes mi bu kadar mı sevgililikten uzak güvenilmeyecek kişiler mi olur yahu ortam ne hale gelmiş. sektör bitmiş bitmiş lskdkkskd
yalnızlık kötü bir şey değil ki. ben yalnızlığımla mutluyum. az ve öz insan var hayatımda. böyle devam etmesini de arzuluyorum. duygusal gel-gitlere izin vermemiş oluyor, hayattı dramalarla ıskalamıyorum. bu kendimi kapattım anlamında değil, eğer o kişi gerçekten varsa bir şekilde karşıma çıkacak ve olaylar kendiliğinden gelişecek. bu süre zarfında zorlama ilişkilere başlayıp insanların dengesizliklerinden de korunmuş oluyorum. beklenti büyüdükçe hayal kırıklığı da o denli büyük oluyor. kasmayın hayatı. bırakın akışına. olacaksa olur, olmayacaksa da sığ ilişkilerdense yalnızlık daha erdemli. çok da abartmayın hayatı. bir daha bugünü yaşamayacaksınız şu kısacık ömrünüzde.
elimden gelmediği için. karşımıza çıktı elimizin tersiyleki ittik :)