fat punch

Durum: 29 - 0 - 0 - 0 - 26.12.2023 02:32

Puan: 366 - Sözlük Kezbanı

2 yıl önce kayıt oldu. 12.Nesil Yazar.

0
  • /
  • 2

ayı sözlük yazarlarının süper kahramanları

batman'dir . özel bir gücü olmamasına rağmen kendi cebinden ve emeginden harcayarak abdest tutmaz bir şehir için varını yoğunu feda etmesi beni hep etkilemiştir. birde ne kadar havalı zengin olursa olsun o yetimligini banahep hissettirmistir

fahri trafik müfettişleri

efendim kendisi babam olur o kadar siklemese de arada esen bir görev bilinci var. yani durup dururken hatirlatabiliyor bu şey gibi sikim inik diye kendinizi güvende sanmayın sik yine benim sikim

attalos

hosgeldiniz merhabalar bende yakın bir tarihte bu denli sıcak karşılanmıştır:)

alttaki yazara soracaklarım var

geleceğe dair bir umudum olduğu kanısındayım o sebep ile bunu bilerek yaşamak istemezdim çünkü pramidin üstünde kendimi gerçekleştirme evresine ne zaman varırım bilemiyorum ancak suale cevap olmak açısından geçmişten bir zaman söylemek gerekirse 27 yaşında bir eylül akşamı olurdu benim için hem vakur hem sitemli.

alttaki yazara sorum:
sonradan kaçırdığını farkettiğin yada keske hiç öğrenmeseydim dediğin kaçan bir fırsat var mı?

üstteki yazarın gerçek adını tahmin etme oyunu

o vakit sülün osman diyebilir miyiz

insana yaşama sevinci veren şeyler

takdir edilmek. ne için olduğu çokta mühim olmamak ile beraber her ne seviyede olursa olsun ister kavanozu aç ister dünyayı kurtar takdir edilmek insana devam etmesi yeterlidir. ihtiyaçlar hiyerarşisinde bile yeri bellidir.

yorgunluktan uyuyamamak

şu saniyelerde bende de hasıl oldu. buna dair en sevdiğim şey ise inleyerek ses çıkararak uyumak bir çok yorgunken birde hasta iken çok iyi geliyor.

aktifin sakso çekmesi

bence yapılabilir. hem aktif hem pasif bir birey olarak birinin herşeyinden faydalanmaya çalışmak istiyorum. hem yaparım hem yaptırırım.

ağzına al

ayı sözlük itiraf

bazen gün içindeki azgınlık bana idrak yeteneğimi kaybettiriyor. bugün de o günlerden biri nefes alışverişim değişiyor, tükürük bezlerim durmuyor ve normalde aklı başında iken yapmayacağım şeylere dahi razı gelir oluyorum.

kutu kola

dikine ve uzun yapıldığı günden beridir sevemiyorum eminim arkasında bi mühendislik vardır ama yine de hoşlanmıyorum. bu yüzden kısa kalın pepsi hala daha tercihimdir.

özlenen gıda ürünleri

ıncirli biskrem bence bir gay seperatörü olabilir. benden başka çevremde bunu arzulayan birini hiç görmemiştim burada görünce gözlerim doldu.

üstteki yazarın gerçek adını tahmin etme oyunu

sonradan eşcinsel olmak

ben bunun bir nebze de olsa fırsatını yakalamak ile ilgili olduğunu düşünüyorum. çocukken benzer deneyimlere sahipken sonradan bunu süregelen yaşamımda tekrar denemediği için normal yaşamına devam eden kendini bulunduğu bedenin cinsi olarak adlandıran ve eşcinsel olma ihtimalini hiç düşünmeyen insanlar var. hatırlayın küçükken pipilerinizi öpüştürdüğünüz o çocuğu şimdi evli barklı çocuk sahibi oldu. gidip sorsan var mı moruk sende hareket diye belki kavga çıkar. biz ne yaptık başka fırsatlar çıktı karşımıza gene pipi opuşturduk o unuttu. kızlardan hoşlandık karnimiza ağrılar girdi. başrolde senin ve onun olduğu türlü senaryolar dolu içinde çokça kahramanlık barındıran hayaller kurduk. onu severken bir gün sana ait olmayan bir göt gördün ona dokundun. sana ait olmayan bir penis gördün onu elledin. yer yer yanlış geldi ama devam ettirmek istedin belki kadın memesi unutturur dedin oda güzel buda dedin.
içinde bulunduğumuz bu hali ancak bunu hissedenler anlayabilir bilmeyene anlatmak çok zor o yüzden hep bir acaba kalacak kafamızda.
küçükken tv de birsey izlerken diğerlerine bakardım acaba onlarda şuan ekrana bakınca benimle aynı şeyimi görüyor diye.
şimdi anlıyorum aynı şeyi goruyoruz ama farklı hissediyoruz. bunun sonra ve öncesiyle ilgisi yok maruziyet ile ilgisi var bence.

femboy

ben kendilerini beğeniyorum yanlarında daha maskülen hissederim gibi geliyor zira.

sinemada seyredilen ilk film

walt disney tarzan (1999)
televizyonda gördüğüm hiçbirşeye benzemiyordu. sinemaya gideceğim ailem tarafından haber verilmeden gidilmişti ve adeta büyülendim.
ancak uzun bir süredir sinemaya gitmiyorum hem ışık kalitesinde ki düşüklük hemde insanların saygısızca telefonla uğraşması, haşır huşur yiyecek ambalaj sesleri, önünden geçenler ayağa kalkanlar derken sektöre siktiri çekmiş bulunmaktayım.

alttaki yazara soracaklarım var

eskiden ve körkütük sevdalı olduğum zamanlar da kendimden vermeyi aşk zannederdim. yani birini sevmenin yegane şartı onu mutlu etmekmiş gibi geliyordu. ancak daha sağlıklı düşünebildiği inandığım şu günlerde ilişkinin bir bayraklı koşu maratonu olduğuna inanıyorum. sen ne kadar koşarsan koş partnerin yavaş ise skorboarda neyse o yansıyacaktır. iyi bir ilişki için benzer eforlarin sarfedilmesi gerektiğini düşünüyorum. yer yer elbette bir taraf diğer taraftan daha fazla odun verecektir ama bu dalgalanma yataydaki hedeften çokta sarkmamalidir diye ümit ediyorum.
ezcümle kimse vazgeçilmez değildir ve seni sen olmaktan uzaklaştıracak her zorlama hareketin kişiliğinden götürür o yüzden öyle durumlarda içinden mırıldanman için ; hakkı bulut-ben buyum tavsiye ederim :)

altıma gelecek yazara sorum:
arkadaşların ile arana zamanla giren maddi kazanç ve sosyal statü farkları dostluğunu eskisi gibi sürdürebilmene engel teşkil eder mi?

askerlikten muaf olmak

vücut kitle indeksim beklenenin üzerinde olduğu için benim de aralarında bulunduğum gruptur.

ayı sözlük itiraf

sözlüğe yeni üye olduğum için her başlığa yazma ihtiyacı hissediyorum resmen. her yere yetişmeliymişim güncel kalmalıymışım gerginliği oluştu.

kaçıncı buluşmada sevişilir

başlıktan yola çıkarak bir kelime oyunu yapayım "sevişmek içinde buluşulur. "
  • /
  • 2
Henüz hiç başlık açmamış.

ayı sözlük hamam zirvesi

bir hamam belirleyelim de buluşalım :)))

orgazmik yiyecekler

gay partisinde olması gerekenler

hükümet kurabilecek yeterli milletvekili

basur hastalığından muzdarip aşırı azgın pasif

neyse ki dönen çirkin oyunlarla ve kirli hesaplarla işi olmayandır.

eşcinsellik ve yalnızlık

öncelikle herkesin yalnızlığıktan payına düşeni alabilmesi adına yalnızlığı tekelleştirilmesine karşıyım.

bunun yanında yalnızlığın yeryüzünde en adil dağıtılan duygulardan biri olduğunu düşünüyorum. “zenginler fakirlerden daha yalnız değil mi sevgili yazar?” dediğinizi duyar gibiyim… hayır efenim, zenginler yalnızlıklarının farkına erken varıp yaygarasını daha fazla yaparlar, fakirler uzun bir süre bunu farkedecek kadar kendiyle baş başa kalmıyor sadece.

(bkz: yalnız ve ayı)

kalabalıklar içinde yalnız olmak üzerine:

ayı sözlük itiraf

burada ne kadar aksi bir tablo çizsem de içten içe tek eşliliğe çok önem veren biriyim. biriyle 50 60 yıl birlikte geçirme fikri bana zor ve korkutucu gelmiyor. dalga geçtiğim gelenekselciler kadar evkuşuyum. dubleks, bahçeli kedi dolu bir ev hayalim var. kitaplarımızı dvd'lerimizi biblolarımızı birleştireceğimiz koca vitrinler, ortasında ada olan ocağında yemek pişen bir mutfak, geniş bir küvet... çok değil bunlar ama bizim gibiler için bir hayalden öteye gidemiyor. keşke çok daha farklı olabilseydi her şey. sevdiğim adamla mülteci yetim bir çocuğa aile olmak isterdim mesela. ya da engelli hayvanlara yuva olabilmeyi. ama biliyorum ki bunları hayal etmek zarardan başka bir şey vermez çünkü asla gerçek olamayacaklar. heterolardan nefret etsem de tüm bunlara rahatlıkla erişebilmeleri stabil bir hayat kurabilmelerine özeniyor hatta kıskanıyorum.
çocukken gittiğim düğün salonlarında gelin-damat salona gelirken kamerayı projeksiyonla duvara yansıtırlardı. arabanın gelişi, arabadan inişleri ve salona girişleri. o arabadan hep iki erkeğin çıkmasını beklediğimi hatırlıyorum. salona girecekler ve dans edeceklerdi. tabii ki böyle bir şey hiç olmadı. şimdi boktan uygulamalardan birine adını sormaya kendimi tanıtmaya bile korktuğum bu ülkede böyle yaşamaktan çok yoruldum.

rüya meslek

vegan bir kafede şef olabilirdim. ya da bebek/çocuk bakıcısı. bu ikisi ilkokul hayalimdi.
orta okuldaysa konsolos olmak istemiştim.
lisede en büyük hayalim biyolog olmaktı. ki kendi bölgemde tübitak'ın biyoloji takımına seçilmiştim ve takımdaki en genç kişi bendim.
sonra hayat yüzünü gösterdi ve hiç istemediğim bir bölümden mezun, hiç girmek istemediğim bir yolda yolcu, hiç olmak istemediğim türden de bir insan oldum.
sahi niye böyle oldu?

kocamı bir erkekle yakaladım

bekarken istediğiniz her şeyi yapın saygı duyarım lakin, hayatınızda birisi varken veya evliyken bunu yapmayın. karşınızdaki insana biraz değer verip önemseyin. kendinizi onun yerine koyun.
ayrıca dünyayı hetero hayattan sıkılan insanların kurtaracağını zannetmiyorum. evlendikten sonra kendini keşfeden bir insanın kime ne yararı olabilir?

ağzına al

sözlük alt yapısına queer (ibne demek sanırım) bir bireyi teşvik ettiğim için ne mutlu bana.

bu arada ağzına almak isteyen pasiv arkadaşlar varsa aracım var

ağzına al

queer friendly sözlük ararken karşıma çıkan ayı sözlüğün gündeminde üç numara olan entrydir. zaten de öyle olmalıdır. çünkü ağzıma almayı özlemişimdir…

Toplam entry sayısı: 29

alttaki yazara soracaklarım var

eskiden ve körkütük sevdalı olduğum zamanlar da kendimden vermeyi aşk zannederdim. yani birini sevmenin yegane şartı onu mutlu etmekmiş gibi geliyordu. ancak daha sağlıklı düşünebildiği inandığım şu günlerde ilişkinin bir bayraklı koşu maratonu olduğuna inanıyorum. sen ne kadar koşarsan koş partnerin yavaş ise skorboarda neyse o yansıyacaktır. iyi bir ilişki için benzer eforlarin sarfedilmesi gerektiğini düşünüyorum. yer yer elbette bir taraf diğer taraftan daha fazla odun verecektir ama bu dalgalanma yataydaki hedeften çokta sarkmamalidir diye ümit ediyorum.
ezcümle kimse vazgeçilmez değildir ve seni sen olmaktan uzaklaştıracak her zorlama hareketin kişiliğinden götürür o yüzden öyle durumlarda içinden mırıldanman için ; hakkı bulut-ben buyum tavsiye ederim :)

altıma gelecek yazara sorum:
arkadaşların ile arana zamanla giren maddi kazanç ve sosyal statü farkları dostluğunu eskisi gibi sürdürebilmene engel teşkil eder mi?

özlenen gıda ürünleri

ıncirli biskrem bence bir gay seperatörü olabilir. benden başka çevremde bunu arzulayan birini hiç görmemiştim burada görünce gözlerim doldu.

neden yalnızsınız

morbid obezim efendim. her ne kadar ağzım iyi lafta yapsa ne hoşlandığım kadına ne erkeğe karşı bunu açıkça ifade edemem çekinirim. göbeğim basiretimin ve ufaklığımın önünde berlin duvarı gibi duruyor.

askk

merhabalar hoşbulduk. başlıklar kısmında adımı görüp buraya yönlendirilmem ile buradayım. selamsizlar kahvesine girer gibi tanışmadan dalmışım kusura bakmayın:) aslında bir süredir uzaktan takip ediyordum aranıza katılmak daha bir hoş oldu tekrardan merhaba. teşekkürler dark bear :)

ben yatmadım sen yattın

doğru doz ve zamanında bir hormon salınımı ile her ikisi de harcanabilir.

alttaki yazara soracaklarım var

eskiden ve körkütük sevdalı olduğum zamanlar da kendimden vermeyi aşk zannederdim. yani birini sevmenin yegane şartı onu mutlu etmekmiş gibi geliyordu. ancak daha sağlıklı düşünebildiği inandığım şu günlerde ilişkinin bir bayraklı koşu maratonu olduğuna inanıyorum. sen ne kadar koşarsan koş partnerin yavaş ise skorboarda neyse o yansıyacaktır. iyi bir ilişki için benzer eforlarin sarfedilmesi gerektiğini düşünüyorum. yer yer elbette bir taraf diğer taraftan daha fazla odun verecektir ama bu dalgalanma yataydaki hedeften çokta sarkmamalidir diye ümit ediyorum.
ezcümle kimse vazgeçilmez değildir ve seni sen olmaktan uzaklaştıracak her zorlama hareketin kişiliğinden götürür o yüzden öyle durumlarda içinden mırıldanman için ; hakkı bulut-ben buyum tavsiye ederim :)

altıma gelecek yazara sorum:
arkadaşların ile arana zamanla giren maddi kazanç ve sosyal statü farkları dostluğunu eskisi gibi sürdürebilmene engel teşkil eder mi?

aktifin sakso çekmesi

bence yapılabilir. hem aktif hem pasif bir birey olarak birinin herşeyinden faydalanmaya çalışmak istiyorum. hem yaparım hem yaptırırım.

fahri trafik müfettişleri

efendim kendisi babam olur o kadar siklemese de arada esen bir görev bilinci var. yani durup dururken hatirlatabiliyor bu şey gibi sikim inik diye kendinizi güvende sanmayın sik yine benim sikim