o kadar yalnız ki kalabalık içinde hemen fark ediliyor dediğimiz insanlar

genele ters düşen tekil insan.

herkesin, herkese dönüşmek için yırtındığı ortamlarda, duruşuyla kendini ele veren, insan yığınlarından taşan çoğul bir yanı da vardır aynı zamanda.
genellikle onu tatmin etmeyen insanlarla bir arada olmasından kaynaklıdır. kendi gibi olanların, onun diliyle konuşanların yanında olması lazımdır.
diğer yalnızların bakışlarına sığınan, kendinden kaçarken yine kendini ait olmadığı kalabalıklarda bulandır. yalnızlık insanı hep planlamadığı- itiraf edilmese de planlanan- yığınlar arasına savuran bir silahtır ama silah patladıktan sonra tüm ışıklar suçlu misali üzerinize düşer. kurtulmak için başkalarının koynunda sabahlarsın, yalnız bir sabah yatağında güneş ışığı üzerine düşer, unutmak için eğlence mekanlarında sabahlarsın, herkes birileriyle giderken garsonun '' kapatıyoruz '' seslenişiyle gölgesi üzerine düşer.
kimsenin umrunda olmadığı kişi sadece dikkat çekiyor, o kadar.sonrası yok...
gürültünün içinde kafasını gömük kitap okuyan insandır.
yalnızlığı olmayan bir insanla sevişemezsin.
gözlerinden, hareketlerinden ve konuşmasından anlaşılır. çünkü yalnızlığı bilen yalnızı tanır.