resmi dairelerdeki memurların genellikle suratsız ve fevri olması

en başta devletin kendi memuruna değer vermemesiyle başlayan ve kademe kademe dairede iş görmek isteyen vatandaşa kadar devam eden zincir. örneğin adliyede çalışan bir memur komisyondan gelen kararla aynı gün adliye içinde başka bir birime ya da başka bir adliyeye sürülebiliyor. bunun için genellikle savcı olan komisyon başkanının kişisel fikri ve tek imzası yeterli.

akabinde bakımsız binalar, emeklisi gelen fosil memurların gitmeyip gençlere yol açılmaması, kötü çıkan yemekler, aşırı yoğunluk ve uzun kuyruklar, parayı veren vatandaşın bir kısım dairelerde öncelikli olarak iş yaptırması ve rüşvet vermeyen vatandaşın işinin yapılmaması gibi tonlarca neden var. insanı resmi daireye gitmekten soğutan bu durum adli sicil kaydı almak için adliyeye gidince, tapuda işlem yapmak için tapu sicil müdürlüğüne gidince ya da elektrik ve su işlerinde işlem yaptırmak için başvurulduğunda insanı böyle bir ülkede yaşamaktan bile bıktıran durumlar, fena.
devlet memuru olduğu için belli bir koltuk kabarması ve sallana sallana iş yapma rahatlığından dolayı oluşan durum. özelleştirilince bu kişilerin hepsi postalanıyor daha verimli çalışanlar alınıyor.
asabi ve kibirlidirler. lisemizde bir memur vardı ve o bile öyleydi. demek ki kendilerinden kaynaklı bir şey değil. araştırılması ve düzeltilmesi gereken bir durum.
bunların konsolosluklarda çalışan versiyonları daha bir afilli. yemin ederim kalbim sıkışıyor konsolosluğa bir işim düştüğü zaman. bildiğin pislik muamelesi yapıyorlar insanlara.

edit: yok bir de bu neyin küstahlığıdır, nerden geliyor bu kadar özgüven. altı üstü memursun yani seni insandan öte bir şey ilan etmiş değil kimse. yolda sokakta karşılaşsak tenezzül edip yüzüne bakmam. *
hak verilmesi gereken yönleri de vardir. anadolu çomarı bi ton insan vardır ve bunlarla ugraşmak zorundadırlar. ve bunu hergün yapmak zorundadırlar. herkes karşısında mutlu bir memur bekliyorsa boşuna bekler hani. rastlamak zor değil, laf anlatmaya çalışan memura anlamamakta direten öküz insanlar çok.

he bi de kapitalizm bla bla bla.

ama siz de haklısınız tabi baska yönlerden.
işten atılma kaygıları olmadığı üzere yeri geldiğinde kendi işini yaptırmak isteyen vatandaşın da ağzına bir güzel etme cürretini bulurlar. açıkçası bunların samimiyetini hiç görmedim.

mesela geçen bir devlet bankamıza gittim. inanır mısınız bireysel emeklilik işlemimi aylardır halledemediler. bu kadar beceriksiz bu kamuda çalışanlar. bir de o değil devlet bankasında çalışan bayan, kendisine gelen yaşlı amcaya psikopat gibi cevaplar verip onu aşağılıyordu. özel bankada tüm bunları yapsınlar da görelim. ben de bu gördüklerimden sonra bireysel emekliliğimi özel bankaya aldırmaya karar verdim. para benim değil mi arkadaş.vermiycem benim değil mi vermiycem.

tüm bu devlet çalışanları ince takibe alsınlar, özel sistemle iyice deşsinler bakalım neler oluyor.

edit: sıyırabilirsiniz.
burada yazanların hepsine katılıyorum ama şunu da unutmamak lazım, resmi dairelerde çalışan insanların muhatap oldukların tiplerde dünyanın en güler yüzlü insanları değil. noral hayatta yüz yüze gelmek istemediğiniz çomarlarla her gün muhatap olmak zorunda olduğunuzu düşünün. emir veren, buyurgan, kaba, terbiyesiz insanlarla... siz güler yüzlü olur muydunuz?

tabii yukarıda yazanların hepsine katılıyorum ama bu da bir bakış açısı tabii.