ayimsi

Durum: 552 - 1 - 0 - 0 - 18.03.2020 20:24

Puan: 8196 - Sözlük Kezbanı

4 yıl önce kayıt oldu. 6.Nesil Yazar.

Henüz bio girmemiş.
  • /
  • 28

bleach

nihayet uzun bekleyişin sonuna geldik yukarıdaki entry'de bahsettiğim üzere tite kubo muhtemelen 3 gün sonra açıklayacak ama dün itibarı ile bir anime dergisinde bleach animesinin kaldığı yerden devam edeceği haberi müjdelendi. sonunda dualar, dilekler kabul oldu. umarım anime yayınlanmadan ölmem. swh

pişik

pişikten geçen sene çok çekmiş biri olarak söylüyorum; pudra, krem falan hikaye. en iyi ilacı nişasta. pudradan daha uzun süre kuru kalıyor bölge.

cheers-darlin

"you give me three cigarettes to smoke my tears away" derken beni mahveden şarkı. ne zamandır damien rice dinlemediğimi fark ettim. hemen kendime 40 kırbaç vurup dinlemeye başlıyorum.

quedra

keşke ayı sözlük formatı başlığını bir kere okusaymış dediğim yazar.

ayı sözlük yazarlarının yaşları

club 32 üyesiyim ben de. ayrıca 30 lu yaşlardaki erkekleri daddy olarak gören aymazlar acaba 50 yaş üstü erkekler için hangi tabiri kullanıyor? merak ettim doğrusu.*

ayı sözlük yazarlarının şu an dinlediği şarkılar

devlete borcunu ilişkiyle ödemek isteyenler

eğer devlet insanlara böyle bir ödeme olanağı sunsaydı. girilen her ilişki karşılığı borçtan 10tl gibi komik bir miktar düşerdi. o yüzden pek mantıklı bir ödeme şekli değil bence.*

wilhelm scream

ilk olarak 1951 yapımı distant drums adlı filmde kullanılan komik bir ses efektidir. adından da anlaşılacağı üzere bir çığlık sesi kendisi. ilk distunt drums'da kullanılmasına rağmen, 1953 yapımı the charge at feather river adlı filmde wilhelm adlı karakterin okla vurulduğu sahnede aynı ses efekti kullanıldıktan sonra wilhelm scream olarak adlandırılmıştır.
daha önce sadece bir kaç youtube videosunda duyduğum bu efekt hoşuma gitti ve mesaj tonu olarak kullanmaya karar verdim. biraz araştırınca bir sürü film ve dizide çokça kullanılan* bir ses efekti olduğunu öğrendim. zaten mesaj sesi olarak kullanmaya başladığımdan beri izlediğim her 3 filmden 2 sinde duyuyorum. daha önce hiç dikkatimi çekmemiş olması ilginç.

yalnızlık

etrafındaki güzel insanların kıymetini bilmeyene müstahaktır.

jynx

orjinde ten rengi siyah olarak dizayn edilmişti. ancak siyahilerle dalga geçtiği düşünülerek tepki almıştır. o yüzden de rengini mor olarak değiştirmişlerdir.
bir de bana hep banu alkan'ı hatırlatıyor.

hayatiusta

yeni reklamcımız. hoş gelmiş.

sözlükte reklam yapmak

şu anda dedektif ve araç kiralamak başlıkları altında. yeni yazarın gerçekleştirdiği eylemdir.

alttaki yazara soracaklarım var

basit şeylerle mutlu olan biri olarak benim için mükemmel date; doğru insanla tatlı bir sohbet eşliğinde kahve içmektir. mekan çok gürültülü olmasın yeter.

en sevdiğin film hangisi?

ingiliz aksanı

ingilizlere göre aksan değil, düzgün konuşulduğunda duyulan ingilizcedir. ingilterenin kuzeyine gidildikçe daha bir anlaşılmaz hale gelir. öyle ki, eğer kulak aşinalığınız yoksa yorkshire* aksanıyla konuşan birini anlamakta inanılmaz güçlük çekersiniz.

bu yine baya anlaşılır. çok daha beterini duyduğum oldu.
bunun yanı sıra bir çok ülke için olay sadece aksandan ibaret değildir malesef. yine ingilizleri ele alalım. günlük yaşamda kullandıkları kelimeler* farklıdır. daha doğrusu kendilerine has kelimeler kullanırlar. bu yüzden sadece aksanı öğrenmek yetmeyecektir.
bu kelimelere örnek verelim:

akşam yemeği – dinner – supper
araç bağajı – trunk – boot
tuvalet – restroom/toilet – loo
kavga – fight – row
bizde okullarda öğretiliyormuş diye yazılmış. öğretilebiliyorsa bravo. çünkü bize “v” ile “w” sesleri arasındaki fark bile öğretilmemişti.
şimdi aksanı duyup özenmemek mümkün değil ama bir ingiliz gibi ingilizce konuşmaya kasmak anlamsız bence.
hem zaten farklı aksana sahip olmak her zaman iyidir. öncelikle merak unsuru olursunuz. insanlar gelip sorar nerelisiniz diye. bir de bir çok kişi aksanınızı egzotik ve sevimli bulacağı için bazı işleriniz de yolunda gider benden söylemesi.*
son olarak da bana göre en düzgün ingilizce konuşan insanlardan biri stephen fry’dır. harry potter sesli kitaplarını onun sesinden baştan sona 10 kere dinlemişimdir.

tahinli pide

bence de tahinli çörekten bahsedilmiş burada. oldum olası çok sevmişimdir. üzerine pudra şekeri serpildiğini ilk defa duyuyorum. dışı çıtır, içi yumuşak tel tel ayrılanı makbuldür. bildiğim kadarıyla hamur üzerine tahin sade sürülür ve üzerine esmer veya normal şeker serpilir sarmadan önce. ayrıca kimse kusura bakmasın bursa'da da yedim ama rahmetli babaannemin yaptığının yanına yaklaşan olmadı daha.

14 şubat

çok abartılıyor bence. sevgilisiz olmak dünyanın sonu değil. nice 14 şubatlar yalnızdım hiç de dokunmadı. sevgilisi olanlar için de, özel bir şeyler yapmak için illa bir tarihi beklemeye gerek yok.

çevirmeli internet bağlantısı

daha 128kb hızında dsl bağlantısı bile yokken kullanılan internete bağlanma yöntemiydi. o zamanlar modem dediğimiz aygıt bilgisayara takılan telefon hattı girişli bir karttan ibaretti. internete bağlanmak için önce bilgisayardan internet servis sağlayıcısına ait olan numarayı aramak gerekiyordu.
çevirmeli bağlantı güvenliği çok düşük olduğundan çok canlar yakmıştır. porno indirdiğini sanan bir çok kullanıcı bilgisayarına numara çeviren bir yazılım indirip farkında olmadan vietnam, tayland vs. gibi ülkeleri bilgisayar üzerinden aramıştır. yaptıkları hatanın boyutu ancak telefon faturası eve ulaştığı zaman anlaşılıyordu.

karabasan

çevirmeli internet bağlantısı döneminde çok popüler olan küçük dos yazılımının adıdır.* aslında çok sınırlı bir sohbet botu denilebilir. sorular sorup verdiğimiz cevaplarla dalga geçerdi. ilk gördüğümde çok etkilenmiştim. her kim yazdıysa kulakları çınlasın.

bleach

tite kubo'nun 21 martta bleach 20. yıl dönümü adlı projesi ile ilgili bilgi vereceği haberi benim gibi animenin geri dönmesini bekleyenleri heyecanlandırmıştır. bekleyip göreceğiz.*

sonic the hedgehog

ilk fragmanının yayınlanmasının ardından sonic'in korkunç dizaynı büyük tepki alınca sonic'i yeniden dizayn etmek için çıkışı 14 şubata ertelenmiş film. ayrıca dr. eggman* karakterini de jim carrey canlandırıyor.
  • /
  • 28

ayı sözlük

sevgili nickini telaffuz edemediğim arkadaşım, çoğu başlıkta anlamsız şekilde kendini göstermeye çalışırken sergilediğin terbiyesiz tavırları mı biraz gözden geçirsen, herkesi aşağılayıp, kavga çıkartıp sonra da sözlük beni kabullenmiyoo diye ağlamak biraz çocukça..

sözlüksüz olmak sana iyi gelecekse uzaklaş tabi, belki bizim de kafamız rahatlar...

cheers-darlin

damien rice meşhur şarkısı
biri yanımda cheers darlin' dediğinde aklıma hemen;
here's to you and your lover boy şarkının devamı geliyor

ayı sözlük yazarlarının şu an dinlediği şarkılar

reyhan karaca

gölge çiçeği’dir. 90’lar veletleri çok iyi bilir, hem diziyi, hem de reyhan karaca’nın sesinden şarkısını...

tahinli pide

kimse kızmasın darılmasın. mutlaka her şehirde güzel yapılıyordur ama bursa'da yapılır en iyisi. şehrin tarihi çarşısında minik ve sevimli fırınlarda görürsünüz.

ancak sanki bu başlık altında bahsedilen tahinli çörek gibi geldi bana. kat kat, lifli gibi görüneni tahinli çörektir. o da şahanedir ama tahinli pide akli dengenizi yerinden oynatacak bir "şey"dir.*

tahinli pide, tombik hamurun ortasında erimeye yakın tahin ve sanırım içinde azıcık da pekmez karışımı olan eşsiz bir lezzettir. fırından alındığında bir de uyarırlar "aman dikkat çok sıcak" diye. insanın başı dönüyor, fena oluyor. ağır tahrik unsuru gibi bir durum.

büyük boyunu ben bitiremiyorum. küçük boylarından 1 tanesi ise tek başına yetiyor. kahvaltılarda arada sırada olmak kaydıyla götürülmesi şart.

ayrıca şunlar da yazılmış.
(bkz:tahinli)
(bkz:düz duvara tırmandıran tahinli pide)

edit: evde yapılanlar elbette sınıflandırma dışıdır. onlardaki lezzetin yanına yaklaşılmaz.

fullmetal alchemist-brotherhood

Toplam entry sayısı: 552

aktif olduğunu her fırsatta dile getiren yazar

imza misali entry'lerin sonuna iliştirmek için kasmak yerine baştan nicke veya bio bölümüne yazmaları daha iyi olurdu. en azından biz, full aktif olmayan zavallı(!) ibnelere sürekli olarak hatırlatmak zorunda kalmazlardı.*

yazarlardan bear fotoğrafları

sırtı ve omuzları kıllı erkekler

jynx

orjinde ten rengi siyah olarak dizayn edilmişti. ancak siyahilerle dalga geçtiği düşünülerek tepki almıştır. o yüzden de rengini mor olarak değiştirmişlerdir.
bir de bana hep banu alkan'ı hatırlatıyor.

ayı sözlük yazarlarının profilleri

186/100/29 uzun süreli ilişki düşünen, kişisel temizliğe önem veren, arayışı seks olmayan ciddi beyler yazsın.

not: yer var.

aktif olduğunu her fırsatta dile getiren yazar

imza misali entry'lerin sonuna iliştirmek için kasmak yerine baştan nicke veya bio bölümüne yazmaları daha iyi olurdu. en azından biz, full aktif olmayan zavallı(!) ibnelere sürekli olarak hatırlatmak zorunda kalmazlardı.*

para için götünü siktiren gay modeli

şu başlığa bakınca başkalarını anlamaktan veya empati kurmaktan ne kadar yoksun olduğumuzu bir kere daha görmüş oldum. entrylere şöyle bir göz atınca bir çoğumuzun para karşılığı seks yapma olayını çok kolay bir şeymiş gibi algıladığı aşikâr.*

ben bunu sadece eşcinsel erkek üzerinden de konuşmak istemiyorum. çünkü bunu yapmanın kadın için de erkek için de aynı derecede zor olduğuna inanıyorum.
gördüğüm kadarıyla para karşılığı seks yapmak denince aklımızda canlanan; taş gibi bir herifle zevkin şelale olup aktığı, iki tarafın da doruklara ulaştığı bir seks türü.

ancak gerçek hayat öyle değil be arkadaşım. bedenini satan/kiralayan kişinin müşterisini seçme şansı olmayacaktır. artık şansına çirkin, pis, manyak ne gelirse. burada yazıp çizerken acaba hiç kimse kendini, normalde yüzüne bakmayacağı birini tatmin etmeye çalışırken hayal etti mi? yurdum insanının seks işçilerine karşı tavrından bahsetmiyorum bile. hem bu hizmetten faydalanıp hem de bu insanları hor gören o kadar ikiyüzlü var ki.

olaya bu açıdan bakıldığında zaten bir insan için para karşılığında seks yapma kararı almanın hiç öyle düşündüğümüz kadar kolay olmayacağı da anlaşılıyor. böyle yaşamak göt ister bence. *

son olarak da, bu dışardan sözlüğü takip eden okuyucularımızın bu başlık yüzünden bizleri de seks işçisi, ya da olmaya meyilli gibi algılayacaklarından bahsedilmiş.
katılmıyorum bu düşünceye. akli dengesi yerinde bir insan bu başlığı okuduğunda, yıllardır insanların bize göstermiş olduğu ön yargıdan muzdarip olan bizlerin de o insanlardan çok farklı olmadığımızı düşünecektir.

seks sırasında partnere küfür etmek

fakirliğine bakmadan çocuk yapan insan

fakir olmaktan ziyade, daha kendi geleceği için hiçbir şey yapmamış insanların evlenir evlenmez çocuk sahibi olma takıntısını anlamıyorum. yok daha evliliğiniz yürüyecek mi o da meçhul. tabi evin erkeğine güvenilip daha evliliğin ilk yılı çocuk yapılır, çocuk büyümeden boşanma kararı alınır*, sonra dünyaya sırf sen çocuk sahibi olma sevincini yaşayasın diye getirilen evlat rezil kepaze olur. tabi büyüme süreci boyunca bu çocuğa yapılacak; "bak oğlum oku adam ol annenin senden başka kimsesi yok" "okuyup bir meslek sahibi olmazsan sonra çok pişman olursun" şeklinde yapılan baskılar da cabası. yahu ezberden nasihat dağıtmak kolay, biri de çıkıp demiyor ki "bak bu çocuk şu konuda yetenekli, onunla ilgili bir bölüm okusun."* hadi okuma konusunu da geçtim diyelim. daha çocuk nasıl yetiştirilir onu bilmiyoruz ki. bu sefer yalnız bir ebeveyn olmanın ve geçim sıkıntısının getirdiği sinir, stres ile daha küçüklüğünden çocuklara sinirli olmanın normal olduğu fikrini aşılıyoruz. büyüyünce o çocuk dışlanır mı? toplum içinde olmaya ayak uydurabilir mi? sürekli azarlanmaktan mütevellit özgüven sahibi olmaması büyük sıkıntılara yol açar mı? bu sorular hiç sorulmuyor tabi. bunun bir de ebeveynleri boşanmayıp her gün aile içi şiddete mağruz kalarak büyüyen versiyonu var ki o daha da tehlikeli.*. uzun lafın kısası dostlar; yurdum insanı çocuk sahibi olma konusunda çok bilinçsiz. abartmıyorum ama çocuk sahibi olmak için ehliyet sistemi geliştirilmeli. biraz acımasızca gelebilir bu düşünce ama bence daha kendisini yetiştirememiş bireylerin çocuk yapıp sonra çocuğun, kendi kendine büyüyüp adam olmasını beklemesi daha acımasız geliyor bana.

adamı göt gibi ortada bırakan sorular

ee sen ne zaman evleniyorsun?

bankacibear

sözlükte olmamasına rağmen dillerden düşüremediğimiz, bu nedenle de gözümde efsaneleşmiş eski sözlük yazarıdır. baksana bitiremediniz çekiştire çekiştire. yeter da adam burada değil artık.

kolay gibi görünen ama zor olan durumlar

threesome organize etmek.

edit: ne kadar zorunuza gidiyor böyle entryler amk. hiç seks yapmayan şairler gibisiniz.

sevgiliyi seks yapamayacak kadar sevmek

sen o kadar seversin seksin hayalini bile kurmaya utanırsın. sonra birgun biter ve o bir başkasını bulur. senin seks hayalini kurmaya bile kıyamadığın sevgiliyi alırlar böyle kütürdete küturdete ...neyse ehem. demem o ki sevgiliye antika biblo muamelesi yapmaya gerek yok. ayrıca içerisinde seks olmayan bir ilişki sağlıklı değildir.