spartacus

son yıllarda izlediğim en başarılı 5 dizi arasındadır. sex ve kan dökmenin hiç sansüre uğramadığı güzel adamların oynadığı dizidir. bu sabah haberlerinde okuduğum üzere spartacus blood and sand sezonunda spartacusu oynayan andy whitfield lenf kanseri nedeniyle hayatını kaybetmiştir.
modern dünyanın ironisi bu olsa gerek. tarihin ilk isyancısı spartacus kansere yenildi.
yeni bölümlerinin çekildiği haberleri var. bekliyoruz.

http://ayilarock.ayisozluk.com/spartacus-dizi/
sabırsızlıkla linklerini beklediğim dizi.
şehvetin ve vahşetin bu kadar doyurucu olması nedeniyle izlenilmesi gerekenlerden.
baklavasız spartacus mu olur lan dedirtmiştir yenisi, ivreçtir.
an itibari ile starda gösterimdedir. tekrar görünce eski kadroyu lan neredeyse yüzdeyüzüyle yatabilitem olduğunu farkettim gece gece. hemde kadın erkek farketmez alayına giderim aga.* fakat ashurun ayrı bi çekiciliği var bende.*
an itibariyle türkçe dublajına oyuncuları için katlanarak göz banyosu yaptığım dizidir. *
valla direkt crixus u izlediğim dizi.adamı kağıda çiz deseler en ince ayrıntısına,sikinin sağa mı sola mı yatık olduğuna kadar çizerim ekmek çarpsın.
--- spoiler ---
yani aslında dizideki bütün pipilerin ve totoşların oyunculuklarını ayrı ayrı beğeniyorum ama bu haftaki monsters bölümünde gaius claudius glaber pipisi 9.2 saniyelik oyunculuğuyla muhteşem bir performans ortaya koymuş. sırf o 9.2 saniyelik performans için izlemeye değer bir bölümdü. heleki gaius sinirlendiğinde pipinin de sinirle bir öne bir arkaya sallandığı oyunculuk gerçekten çok inandırıcıydı. bu bölümde onun dışında izlenmeye değer pek bir şey yoktu zaten.


--- spoiler ---
savaşma seviş sözünü çok ciddiye almış yönetmenin, senaristin elinden çıkan dizidir. doğrusu için;
(bkz: sevişme savaş)
son sezonu olması üzücü ama sonuçta ortada bir tarih var ve dışına çıkmak istemiyorlar sanırım.
--- spoiler ---

çoğu hetero arkadaşımın sırf sex sahneleri için izlediğini söyleyince gözüme iğreti görünen ancak kendime verdiğim gazla izlemeye başladığım ve şuan bağımlısı olduğum dizidir. özellikle barca ve pietros arasında yaşanan ve dramatik bir şekilde biten aşk, beni diziye bağladı diyebilirim.


--- spoiler ---
profil sitelerinde 2 gram kas yapan herkesciklerin özenle seçtiği nicki. tamam belki kaslı götünüzle dağları deviriyorsunuz ama önemli olan beni ya da bir başkasını taşıyabilmeniz.***
bir zamanlar bursadaki bir eşcinsel grubu tarafından çıkartılmış eşcinsel fanzini.
antik roma cumhuriyetinde m.ö 73-71 yillari arasinda yasanmis büyük bir köle isyaninin lideri olan köle ve gladyatör. 21 yy.in tüketim toplumunun kölesi olmus torunlari tarafindan ne yazik ki sadece bir dizi kahramani olarak taninir.
25 ocak 2013 cuma izleyici ile buluşacak olan dizi.
(bkz: spartacus war of the damned)
zeki müren'in hain düşmana attığı bombe gibi sezonu açmış dizidir.

--- spoiler ---

bu bölümde çok fazla konulu seks, beyaz totoş ya da sünnetsiz pipi görememiş olsak da yine de izlenmeye değer bir bölümdü. azıcık kan, balta, kılıç, sikiş falan bildiğiniz şeyler vardı.

--- spoiler ---
sadece ilk sezonu seyrettim. iyiydi elbette. ama tiksinç heteroseksüel sevişme sahnelerinden, tiksinç kadın bedeninden yine neredeyse benim için aynı derecede tiksinç olan kılsız erkek bedeni görmekten iyice tiksindiğim * dizi.
yıl 2011 kasım-aralık ve 31 aralık. homofobik ev arkadaşımla eşcinsel tartışmalar almış başını gidiyor. kendisinin bir bear olduğunu düşünüyorum üstelik. içten içe ve bazen kabına sığamayıp içten dışa doğru kimsenin cazibesi karşısında sessiz kalamayacağını iddia ediyor. tipik aslan. homofobik tavrını diğer ev arkadaşım mahmut'a bulaştırma derdinde. ama mahmut tipik oğlak. hepimiz kardeşiz sloganıyla koridorda eylemlere çıktığını söyleyemem ancak herkes kendi yağında kavrulur'cu. ya da en güzel ifadeyle her koyun kendi bacağından asılır'cı. bir gün oturmuş spartacus'ü izliyorlar. tabi ben entelim kitap okuyacam, film izleyecem aman üzerime entel yağmurları modundayım. aslında ayı'nın her hangi bir konuyu kahramanı eşcinsel olan bir anısıyla tamamlamasından yorulmuş kaçmak'lardayım. kaçmak'ımı her daim saklı bir hak olarak arka cebimde taşırım. elimde çayım. trakya yine sisli. ev soğukçana. sırtımda bir hırka. ayı hediye etmişti. nerden estiyse bir de şort. ayağımda çorap. annem daima bu kilotlu çorapları andıran çorapları nereden bulur inceden inceye merak ediyorum. tabi görüntü out. kıllarla rapunzelin ayak şovunu gerçekleştiriyorum. neyse. tabi cinsî hüvviyetim ilan sayfasında değil. yine mi izliyorsunuz dedim. kanepenin arkasına geçtim. iki dakika içinde gelişen diyalog şöyle:

ayı: lan tam üstüne geldin. (hassiktir yine mi! kaçmak'ım nerde derken pantolonumda unutmuşum. sahne ilgi çekici.)
güben:hayırdır kim kimi...?
ayı: gladyatörler(?) birbrini beceriyor la?
güben: hani nerde kim? (sahne gayet çekici ve daha sonra bilgisayarından aşırmışımdır.)
ayı: bu ibineler her yerdeler la!
güben: hı hı hı bir gülümseme.
ayı: ilerlet şunu mahmut!
güben: dizi izliyorsun olm tv zaplamıyorsun!
(mahmut ilerletip ilerletmemek konusunda emin değil)
ayı: nasıl sevişiyor allahsızlar!
(cevap vermek içimden gelmiyor ama bomba mahmuttan geliyor)
mahmut: ibine mibine harbi ateşli sevişiyorlar ..
(kaldım öyle. bir mutluyum, bir garibim. ne diyeceğimi bilemiyorum sayın seyirciler pandalar ölmeyedursun havalarında kupamla beyaz bulutlardayım. )

ayı denen öküz "hep senin yüzünden bu çocukta da bozulma oldu" gibisinden konuşunca "herkesi kendin gibi mi zannediyon... benim oğlum kendini bilir" dedim. mahmut'u o zaman evlatlık aldım. spartacus'e minnettarım. bu şahsî hatıranın başlıkla münasebeti organik olmasa da, başlığa adını vermiş dizi şeysi benim için, izlemediysem de o bölümden kelli, büyüktür.
  • /
  • 2