üremenin kutsallaştırılması ve bir görev olarak görülmesi

soy devam ettirme hevesine sahip heteroseksüel bireylerin bir maharetmiş gibi üremeye gereksiz bir önem atfetmesidir. kendi genlerini gelecek nesillere aktaracak biri olmasa, yani soyunu devam ettiremese dünyanın sonu gelir sanki. kısır erkekler de kısır kadınlar da toplumda sevilmez. üremek adeta kutsaldır toplum için. evlilik de üremek için bir araya gelmiş bir çiftin bu işi topluma uygun şekilde rahat rahat yapabilmesi için uydurulmuş bir kılıftır sadece. bazen bu durum delilik boyutuna varır ve erkek çocuk 'doğuramayan' kadınlar suçlanıp, aşağılanır. öyle ki kız çocuğunun soy devam ettirme yetisi olmamasından dolayı erkek cinsiyetine de dolaylı olarak bir kutsallık atfedilir. insanların tek yaşama amacı üremek gibi görülür. evlenmeyen, haliyle çocuk da yapmak istemeyen insanlara tuhaflarmış gözüyle bakılır. evlenip çocuk yapmış kişiler bu kişilere üstten bakarlar. üzülme derler, sen de birini bulup evlenir, çocuk yaparsın. üremek üstünlük belirtisidir onlar için.

bunla ilgili bizi ilgilendiren asıl mevzuysa heteroseksüel insanların, üreme konusunu eşcinsellerin aleyhine kullanmalarıdır. onlara göre insanlar bu dünyaya soylarını devam ettirmek için gelmişlerdir ve insanın en önemli özelliği üreyebilmesidir. hatta beynin sağlıklı bir şekilde çalışmasından bile mühimdir bu üreme mevzusu. bu yüzden eşcinselleri düşman ilan ederler. onlara göre eşcinseller üremekdikleri için insan soyunu kurutacaklardır. hatta daha da ileriye gidip eşcinselliğin özenilen ve yayılan bir hastalık olduğu düşüncesini ortaya koyarlar. dolayısıyla eşcinsel bireyler onların soy devam ettirme dünyasına bir tehdittir. bir de bok yolu değil hak yolu diye, ilişkiye girdikleri cinsel organı da överler. o organdan da çiş geliyor halbuki*.

neden bu kadar saçma sapan, mantık dışı bir dünyada var oldum, anlayamıyorum.
doğada eşcinselliğin nüfus kontrolü sağlama amacıyla oluştuğunu savunan bir yazı okumuştum. dünyanın şu an en büyük sorunlarından birinin de sayıca fazla olmamız olduğunu düşününce üreme yeteneğimizi ne kadar kutsal bir özellik olduğu tartışılır. zira sonumuza bizi yaklaştıran etkenlerden biri de sayımız.

belki doğa biraz daha hızlı çalışmalı bu konuda.
doğadaki tüm canlıların aynı zamanda bir besin zincirinin içerisinde de yer aldığını hatırlatıp, başlıkla alakalı düşüncelerimi paylaşan agent smith'in o meşhur sahnesini de hatırlatmak isterim