hepberabear

Durum: 1205 - 0 - 0 - 0 - 25.01.2017 20:57

Puan: 21306 - Sözlük Kaşarı

12 yıl önce kayıt oldu. 5.Nesil Yazar.

"Normal insan kurgudur!"
  • /
  • 61

gülten akın

"yitirmeli büyük yolların birinde ne varsa,
böcekler gibi başlamalı yeniden.
bu allahsız bu yağmur işlemez karanlıkta
yan garipliğine yürek yan
gitti giden..."

dizelerinin sahibi şair ve insan hakları savunucusu güzel insan'ı kaybetmişiz;

nur olsun gittiğin yer...

bankacibear

yaşadığımız yüzyılın insanı değildir kesinlikle. hani o eski insanların çocuksu hali vardır ya çok kırılgan, sürekli sevmek ve sevilmek isteyen hah işte tam da öyle biri bu adam. bununla birlikte ağır derecede alıngan, kriz yaratacak sınırlarına dikkat etmeyip fazla dürüst olduğunuzda ise tam bir dengesize dönüşebilir. fazla söze gerek yok özünde çok iyidir. ha osbir olsa çekilir mi? asla! *

seks objesi olarak görülmek istemiyorum

başıma ne geldiyse hep güzelliğimden geldi yeminle. yumurta gibi çocuk olduğumdan herkes şahsıma karşı önce şehvet duygularıyla yaklaştı. insanlar sırf libido yükselmesinden ölmesin, canına kıymasınlar diye organik afrodizyak gibi ortada gezmemek için sokağa çıkamıyorum o derece. offff yakışıklı, elit ve zenginseniz objeleşmekten kaçamıyorsunuz aşkımlar.*

duffy

müziğinin mayasında blues ve soul hatta azıcık kassak acid jazz ezgileri barındıran hatun kişisi. dinlemesi gayet zevklidir. ara ara amy winehouse tadı çalar dimağlara mutlu eder. bu hatunu dinleyiniz, dinletiniz efenim. sevgiler.

bihter neyi itiraf edecek firdevs hanım

efsane dizi aşk-ı memnu'nun final bölümünde firdevs yöreoğlu karakteri yasak aşk ortaya çıkacak ve dolayısı ile rezillik çıkacak diye pılını pırtını toplayıp yurtdışına kaçarken merdivende nihal ziyagil karakteriyle denk geldiği sırada nihal karakterinin kendisine yönelttiği sorudur. **

ayı sözlük yazarlarının gizli ilişkileri

müslüman bir ülkede layıkınca müslüman olarak yaşamak

billur kalkavan'ın her kelimesine katıldığım röportajındaki bir detay kaçırılmazsa sevinirim; "sadece kendine istediğin zaman değil, herkese özgürlük istediğin zaman o özgürlük oluyor." eee sorarım o halde ülkenin tamamı müslüman olmak zorunda mı? müslümanca yaşamak zorunda mı? herkes birbirine saygı duyarak yaşasa çok mu zor acaba? hatta bu şekilde daha güzel ve tam anlamıyla özgür olmaz mı? desteklediğiniz görüşlerle sunduğunuz argümanlar örtüşmeyince bazı söylemler havada kalıyor. bu kadar nefrete gerek yok lütfen! fikirlerimizi dayatmaya lüzum kalmadan karşılıklı anlayışla yaşayabiliriz dünya hepimize yeter lütfen artık nefret kusmayın! şiştik!

borderline kişilik bozukluğu

diğer adı ile "duygusal istikrarsız kişilik bozukluğu" b grubu kilişik bozuklukları grubuna girer. yukarıda verilmiş bilgilerin hepsine katılmakla beraber bu bozukluğu tek cümle ile özetlersek bozukluğun mottosu; "ne seninle, ne sensiz!" olabilir.

deve sözlük

hdp nin baraj altında kalması

(bkz: barajları aş da gel kurbanın olam)

ayrıca;

hdp de dahil olmak üzere hangi parti iktidar olursa olsun, barajı aşarsa aşsın, ben hep azınlıktım, azınlıklardan yanaydım her durumda zaten azınlık olacaktım. ben ve benim gibi düşünenler için değişen bir şey olmadı. direnişe devam tatlımlar. alışkınız biz.

muahhhh

ayı sözlük ikinci taksim muhabbet zirvesi 'nde bulduğum kayıp kardeşimdir kendisi! net! mekana girer girmez yazarların yanına gitmeden tuvalete yöneldim tam kapıya geldim o sırada da içeriden biri çıkıyor kapı bir açıldı iki saniyelik bir donma yaşadık ikimiz de! aha ulan adam resmen ben! yok yani bildiğin aşırı benziyoruz! sonrasında herkes aynı şekilde yorum yapınca biz de kardeş olduğumuzu kabul ettik! e bana benzediğine göre adam otomatikman yakışıklı ve karizmatik oluyor herhalde!* şaka bir yana son derece donanımlı ve sevimli bir abimizdir bu! şakır şakır da italyancası var lan boş adam mıyız alooo!* yerler onu! he bir de lütfen bizleri (bkz: gülerken gözleri kısılan erkekler)'i üzmeyin lan!

1 kasım 2015 seçimlerinde ak partiye oy veren ayı sözlük yazarları

o kadar bölücülük karşıtıdır ki "-da" ekini bile ayrı yazamaz o derecedir. yoksa bilmediğinden değil yani.

(bkz: hll knk spr dvm)

oy ver

bak kardeşim, bak güzelim, bak canım!
ne bir yılmaz özdil ne bir ahmet hakan ne de öyle politikanın derin girdaplarına kafası basan birisi değilim! ne de modern dünyaya bahşedilmiş yeni bir john lennon! ama ben diyorum ki gel bir uzlaşalım bu sefer, anlaşamasak da uzlaşalım ben senin pencereni bilip oradan bakmayı anlamaya çalışayım sen de benim! fikirlerin değişmez olmasın "sen onların sahibisin kölesi değil" dememiş mi adam! öyle bir ülke hayal et ki insanlar siyah, beyaz ya da rengarenk oldukları için utanmıyor, utandırılmıyor! öyle bir ülke hayal et ki herkes istediği dili istediği biçimde yüksek sesle her ortamda konuşuyor! isteyen istediği marşı benimseyip okuyor ve herkes eşit özgürlüğe sahip olduğundan bunu kimse yadırgamıyor! öyle bir dünya hayal et ki insanlar vatani görev adı altında ölüme gitmiyor! öyle bir dünya hayal et ki insanlar allah'a, buda'ya, edi'ye, büdü'ye, dildo'ya inanıyor ya da hiç inanmıyor ama yadırganmıyor! öyle hayal et ki kimse seçemediği cinsiyeti ve cinsel yönelimi için yadırganmıyor! öyle bir dünya hayal etki bütün kültürler birbirine saygı duyuyor ve değerlerini paylaşıyor! çocuklar doğduklarında kulaklarına acılı annelerin ağıtları değil özgürlüğe dair ezgiler okunuyor! ve düşünsene bunların yanında herkes herkesi sevmeye ve saygı duymaya çalışıyor! unutma senden bir tane daha yok! aslında aynı düşündüğün kimse de yok! senin bilincin yalnız sana has, sana özgü! işte bu yüzden git kendin için rengin için oy ver! vicdanın hangisinde rahatsa oy ver! önce kendine saygı duy oy ver! eğer bunlar çok ütopik geliyorsa belki de bugüne kadar kimse gerçekleştiremediği içindir neden olmasın?! denemekten zarar gelmez! belki de umut belki de mut çok yakındadır! belki şafak doğan güneştir! kim bilebilir? şairin de dediği gibi belki yarın belki yarından da yakındır!


ayı sözlük yazarlarının süper kahramanları

may it be

(bkz: enya) imzası taşıyan the lord of the rings serisinin efsanevi müziğidir. sizi resmen büyüleyici elf ormanlarından geçirip, shire'ın yeşilliklerine götürür, orta dünyada gezintiye çıkarır üzerine bir de enyanın olağanüstü performansı eklenince tadından yenmez bir huzur sarar sizi.

2002 oscar törenindeki canlı performans için;



(bkz: tüylerim diken diken oldu)

söylemesi en zevkli kelimeler

jakobenizm

fransız devriminden sonra doğmuş bir ideolojiden daha çok bir yöntem biçimidir. aslında basitçe açıklamaya çalışırsak ideolojisini topluma benimsetmek isteyen herkesi kapsar (bkz: jakoben tavır). biz sizin yerinize düşünürüz, bak burada hazır düşünülmüşü var tavrındaki; diktatör siyasetçi, "istikrar senin neyine vesayet" diyen laik teyze, dayatmacı darlayıcı komşu amca, çok bilmiş arkadaş, evde kalmış açık öğretim felsefe okuyup her boku ben bilirim edalarındaki çirkin kuzen (bkz: herbokolog) ve histerik gay birey ile karıştırılmamalıdır. çünkü jakobenizmin temel çıkış noktasında sonuçtan fayda sağlamak düşüncesi vardır.

octoberer

okuduğu lanet gelesice okuluna rağmen onunla bir modern family'nin mitch&cam çifti gibi olabilirdik ama kıymetimi bilmedi! o herkesin yedeği olmayı seçti! olsun ben ona rağmen ümidimi yitirmeyip cameron'ımı, doğru kişiyi bekleyeceğim ama şunu da söylememe izin verin be;

(bkz: ben seni sevemem yaban gülü kime nasıl koktuğun belli değil)*

bir hadise var

mabel matiz üçüncü albümün üçüncü klibini müthiş coverladığı bu şarkıya çekmiştir. mabeli severek dinlerim. güzel okumuş ve şarkı zaten bir nazan öncel efsanesi. yalnız klibi ben pek anlayamadım sanırım. olsundu yine de güzeldi.

(bkz: bir bok anlamadık kesin sanattır)

klip için;

seni sana bırakmam

söz konusu hatta söz yazarı yıldız tilbe ise gerisi teferruattır dediğimiz parçalardan bir diğeridir efendim. dinleyin. dinletin. sevin yıldız'a ait her şeyi. öperler.
  • /
  • 61
Henüz bir favori entry yok.

Toplam entry sayısı: 1205

aileye açılmak

benim açılma hikayem çok çok ilginç olmuştu. ailem bir şekilde ajanlıkla bunu öğrenmişti fakat aldığım olumsuz tepki çok gariptir ki şuydu; böyle bir şeyi neden bizden saklıyorsun, biz senin aileniz her şekilde yanındayız, aptal mısın sen neden bizden saklıyorsun diye daha çok sinirlerimi bozmuşlardı. aradan aylar geçince inanın herkes alışıyor o kriz bir şekilde aşılıyor.(tabii benim ailem kabullenip sağlıklı biçimde bunu aşan tipe örnek) şimdi annem yüzümün gülüşünden anlıyor, sevgilimle barışık mıyım?, ayrı mıyım?, kavgalı mıyım? diye. hatta son günlerde aramızda geçen bomba muhabbet;

"ay ona mı üzülüyorsun oğlum, yavrum be! bir senin güzelliğine bak bir de şu adama, haşlanmış yumurta gibi! üzme kendini sen en iyilerini bulursun!" *

yine de şu var ailenin bireyi kabulu ve anlayış göstermesi çok önemliyken aynı şekilde açılmamanız da bence bir sorun çıkarmaz. yani illa ki bilmek zorunda değiller. eğer bu sosyal ilişkilere zarar verecek derecede ailede bir bozulma yaratacaksa en iyisi açılmamaktır. ayrıca kimse kusura bakmasın ama evladını her şekilde kucaklayamayan aile, aile değildir! siz onları reddedin, kendi hayatınızı kurun, dostlarınız, sevdikleriniz, aşklarınızla kendi ailenizi kendiniz kurun! unutmayın açık ya da gizli; ne yanlışız, ne de yalnız!

seda sayan

“ben çocuğumun doğumundan sonra yemin ediyorum disipline girmiş bir kadın olarak, sen kimsin beni yargılıyorsun? sen kimsin? sana bir tavsiyem, yazık o git kızına sahip çık önce. inşallah allah seni kızınla terbiye etmesin. inşallah allah seni, o geride bıraktığın karınla terbiye etmesin. sen çok alçak bir adamsın, çok alçak. insanlara belden aşağı vuracak kadar. senin akıl hocalarını da biliyorum. senin akıl hocaların, kendi karılarının çektiği pornolara baksın. hepsini çıkarırım! oğlum ayağınızı denk alacaksınız. herkes ayağını denk alacak! öyle kolay değil bu memlekette ahkam kesicem, beni hükümet..seni hükü kim koruyor? hangi hükümet o, hangi hükümet seni koruyor! kim?? herkesten hesabını sorarım. kimse bana bu konuda konuşamaz. dört dörtlük yaşayan, bu memlekette çalışıp, köpek gibi çalışıp kraliçe gibi yaşamaya çalışan, evladını ailesini en iyi derecede yaşatmaya çalışan, aslan gibi vergisini veren, yardımlarını yapan. ne yaptınız ulan siz? ne yaptınız! nerde ne yaptın! pis! yediği kapıya pisleyen şerefsiz adam. onu bile bir adamlık sayıyorsun, o bile bir adamlık değil. git intihar et be. yediğim kaba pislemem be ne olursa olsun. git ulan kendini as. asarım kendimi, öyle bir kadınım biliyor musunuz? ekmek yediysem, o insanlar ne olursa olsun, beni ilgilendirmez arkadaş. görmedim bilmiyorum derim be!

benim yirmi yaşındaki evladıma sen kimsin? sen onu üzebilir misin? ben onun tırnağına taş değdirir miyim? hele senin gibi bir soytarıya. soytarı. sende evlat mevhumu olsa çocuğunu barlardan, seninki kız çocuğu bi de. git çocuğunu barlardan topla. git geride bıraktığın karına sahip çık. ben aslan gibi ortadayım bak. aslanım be. valla. senden daha adamım. bi de sen kadınlarla uğraşıyorsun. çok üzülüyorum, hayır ne gibi bir sorunun var, bir sorunun var senin? var, hep kadınlarla. bu adamın ilk bana kini nasıl başladı bana anlatıyorum. bu adamın aramızda geçen bir şeye kadar…(anlatmıyor, orada fark edip susuyor) hepsi elimde!

bi de bu hükümetin adını kullanıyorsun bu hükümet hangi hükümet kim bu başka bir hükümet daha mı var? başka benim bilmediğim bir hükümet mi var? direkt hükümet diyor! gene yazmış ’'hükümetim var arkamda”, bizim ne var arkamızda! benim kimse yok kardeşim arkamda, kimse yok. gel ulan, gel! böyle bir şey var mı ya? bir tane adam çıkacak onun karısına kızına çoluğuna çocuğuna namusuna her şeyine laf atacak, biz de onun bulunduğu ortamda ay dur bulaşmayayım da bana da bunu demesin. diyorsan de hadi git! hadi git lan! git de! senin karının memeleri sen yanındayken ekrandan ağzımıza giriyordu? bulun o görüntüleri. buldururum hepsini! hepsi var. yazık o kadıncağıza da yazık. evine geldim bir kahve içtim diye bu kadar sustum, pislik. popstarda sen çıktın gülşen'e olan aşkını ilan ettin. sonra da gülşene dedin ki, bu kadar türk halkının önünde “evliyim ama seviyorum ne yapayım” dedin, sonra da kadına dedin ki “gülşenin üstünden dozer geçti’’ dedin reha muhtar için. yazık. midem bulanıyor benim. midem bulanıyor.

ben hiçbir ayrılığımın arkasından konuşmadım. hiçbiri de benimle ilgili konuşmadı. çünkü ben gerçekten kimseye kötülük yapmadım, yapmam da. hep iyiliğim dokunmuştur, hep. çünkü ruhum öyle değil benim ya. kimseye zarar veremem, vermedim. hayatım boyu vermedim. vermedim. iki üç tane bunun gibidir konuşan. onlar da zaten benle kafayı yediler. bu kadaaaaaar yılların içerisinde ne mutlu sedanıza ki iki tane üç tane, soytarı üç taneyi geçmez (eliyle iki yapıyor) dikkat edin. üç soytarıdır bu. en fazla iki soytarıdır konuşan. iki tane soytarı. işlerine baksalar belki de yol alacaklar. bunlar soytarı. bunlara prim vermeyiniz. bunların yazdığı söylediği her şey yalan. erol köse, karşındayım, bir kadın olarak. hiçbir adam senin karşına dikilemedi, ben dikiliyorum ulan. gel konuşalım, gel. gidip başka yerlerde soytarılık yapma. sen zaten soytarısın, seni türk halkı soytarı olarak tanıdı. soytarı olarak tanıdı? e soytarısın, devam ettiriyorsun. ben doktorum diyorsun beni ezmeye çalışıyorsun kültürsüzlükle. ben senin okuduğun üniversitenin beş tanesini bitirdim burda be. ben gecekondu çocuğuyum, ordan geliyorum. benim evimin tuvaleti dışarıdaydı. kurban olurum. kurban ol bütün gecekondu çocuklarına. bütün orda yaşayanlara kurban ol sen kurban ol!’'


söyleyeceklerim bu kadar.

hornet'te kuzeni görmek

sevda

efsane aysel gürel sözlerine efsane akustik cover yapmış (bkz: pandora) "budur!"

ayı sözlük itiraf

hiçbir aidiyetimin olmadığı bir kara parçasının vatandaşıyım. mutsuzum. umutsuzum. defolup gitmek istiyorum. ve en yakın zamanda da gideceğim.

31 çeken terörist videosunu yayınlayan güvenlik güçleri

ülkenin en geniş gay porno arşivine sahip tsk'nin solo kategorilerdeki arşiv eksiğini gidermeye yönelik bir girişim de olabilir. hani şaşırtmaz yani.

edit: şu yazdığım şeyi eksileyen ibnelerin zavallılığından daha zavallı bir durum yoktur herhalde. ulan sizi obje yerine bile koymayan, doğanız gereği var olan benliğinizi her fırsatta aşağılayan. heteroseksüel bir insana kursa kan çıkacak (yine heteronormatif ahlaktan ötürü tabii) cümleyi hiç düşünmeden kurup "bize sikilirken bir videonu getir belgele" diyen kurumun yardakçılığını yapmaya ne meraklısınız be. gurursuzsunuz. onursuzsunuz hatta üzgünüm.

ayı sözlük itiraf

bazen çok severek seçtiğim ve yaptığım mesleğimin ağır geldiğini hissediyorum sözlük. deliye vurmak, hayatın her anından, her yaşantıdan mizah çıkarmak ve en kötü görünen şeylerden bile yaşanacak değerli yanlar bulmak benim hayattaki misyonum olarak belirlediğim şeydir ama bazen olmuyor. bireysel ya da çevresel koşulların etkisi ile bazen insan aşırı yoğunlaşır ya bugün sanırım öyle günlerden biri. çocukluk döneminde çocukluk şizofrenisi tanısı almış 29 yaşında bir danışanım ile seansım vardı bugün. annesi hakkında iş yerimdeki çalışanlardan bir kaç şey duymuştum ama kendim görmek istedim. danışanım annesi ile geldiğinde annesinin danışanıma olan tavrı, o bir an önce kurtulmak ister hali, o insan yerine bile koymayışı ve çocuğu hakkında bana yapmış olduğu uyarılar beni dehşete düşürdü. sanki çocuğundan değil, bir eşyadan, objeden, gereksiz bir ayrıntıdan bahsediyordu. biliyorum özel gereksinimli bireylerle yaşamak çok zor. bunun bir yerde farkındayım, o annenin de görev ve sorumluluklarından sıyrılmak isteyişini, bir yerde bezginliğini, birey olarak gereksinimlerini anlıyorum ama danışanımın bunların hepsinden aşırı derecede etkilendiğini bildiği halde buna devam etmesi çok yaralayıcı. seans boyunca danışanım sevilmediğinden, içinde bir acısı olduğundan, değersiz hissettiğinden bahsetti durdu. hiç susturmadım. hiç müdahale etmedim. belki de istediği gibi, bir birey olarak, özgürce ilk defa anlattı, anlattı, anlattı dakikalarca... o an şunu fark ettim o kadar benziyordu ki aslında hayatın karşısındaki itilmişliğimiz ve birilerinin, yedi kat yabancının ya da en yakınlarımız, ailemiz, arkadaşlarımız, eş, dostun izin verdiği kadar kendimiz oluşumuz... bitmesin istedi, bitmesin istedim o seans... keşke anlatsaydık saatlerce, günlerce... hafifleseydik biraz. haykırsak, bağırsak, bir kere daha sizin lütfettiğiniz hayatı değil hakkımız olan hayatı yaşamak istiyoruz diye... keşke...

ayı sözlük itiraf

ablamın bilişimci arkadaşları sayesinde bütün yazışmalarımı ip üzerinden tüm veri aktarımlarımı denetlettirerek belgelerle aile meclisinde gay olduğumu kanıtlama gecesiydi sözlük. buna hakkı yoktu, evet özel hayata müdahaleydi ama "artık sen de rahatla biz de ve biz de seni destekliyoruz, yanındayız" demek için bunu yaptığını söyledi. kaldı ki garip olan şuydu annem ve babamın biz zaten biliyorduk sana sorup emin olmak istedik tavrı inanılmaz garip ama bir o kadar rahatlatıcı geldi. bugünden itibaren resmi olarak ailesine açık bir eşcinselim ve çok garip bir his. yılın en uzun gecesiydi hakikaten. çok değişik bir his ilk kez bu evde kendimi kendim gibi hissedip ailemin beni "gerçek" ben olduğum için sahiplendiğini ve sevdiğini anladım.

(bkz: ölüm gibi bir şeydi ama kimse ölmedi)

ayı sözlük itiraf

hiçbir aidiyetimin olmadığı bir kara parçasının vatandaşıyım. mutsuzum. umutsuzum. defolup gitmek istiyorum. ve en yakın zamanda da gideceğim.

eğer dünyaya bir daha gelseydiniz cinsel yönelim olarak neyi seçerdiniz

zeki insanların ortak özellikleri

ben merkezci.
maymun iştahlı.
dengesiz.
obsesif.
asosyal.
ukala.

(bkz: herbokolog)

edit: eksileyin amk. unuttuğum bir özelliği daha hatırlattı bana.

övülmekten orgazm olmak!

efsane internet replikleri

vazgeçilmez kadın replikleri

derin bir nefesin ardından, kısık ses tonu ve sürekli tekrar ile;

(bkz: ben kime anlatıyorum ki kendin söyle kendin işit...)

özür dilemenin yapay olduğu gerçeği

mehmet hıdır tanboğa

silopi'de polisin katlettigi mehmet hıdır tanboğa henüz 17 yaşındaydı!
çocuktu!
mehmet hıdır tanboğa yaralı halde hastaneye götürülürken, polisler tarafından hastane önünde katledildi!!!
16'sındaki erdal gibi o da çocuktu!
derdiniz, meseleniz umurumda değil!
çocuklar katlediliyor!
yahu 17 yaşındaki çocuk öldü!
çocuk öldü!
çocuk ulan!
çocuk!


#silopidekatliamvar
#silopidepolisterörüvar
Henüz takip ettiği biri yok.