uzun yol otobüs yolculuğu

ne sıkıcı bir merettir allahım. şu an online bu durumu yaşamaktayım. arkada iki tane son demlerine gelmiş dedikodu yapmaktan usanmayan yaşı geçkin hatun. koltuğumu bile yatıttırmamak için dırenmekte. yanımda bir öküz,hayvanlara karşı değilim yanlış anlaşılmasın.ayı olsa seve seve. gelsin artık su yan yana sadece bayan bayan, bay bay oturacak kanununa gay gay de eklensin ne olur.
yaptığım en uzun otobüs yolculuğu 22 saat sürdü lanet trafik yüzünden ve ben hiç keyif almadım.
düşüncelerimle başbaşa kalma imkanı, hayattan zaman çalma fırsatı, tekerlek dönmeye başlar başlamaz uyuyakaldığım için benim için bir çırpıda geçen yolculuk. ayrıca mola yerlerinin tuvaletlerinde, gözucuyla penis görme heyecanı da var.
sene bilmem tee kaç ufağım yaş 10 sanırım, istanbuldan memlekete gidiyorum** tek başıma* yanımda koca karının biri daha dakika 1 konuşmaya başladı karı ki hiç sevmem konuşmayı sessiz sakin bir asosyallik işte,

koca karı: nerelisin sen tatlı bebe**
ben: istanbulluyum, oha yalana bak istanbulluyum dedim kadına amacım ne bilmiyorum!
kk: hımm nereye gidiyorsun?
b: balıkesire teyzeme gidiyorum.
kk: tatile falan mı hı?
b: evet yaz tatili işte, aslında tam tersi istanbul da teyzemde yapmışım tatilimi eve dönüyorum. yol boyunca daha başka ne yalanlar attım kadına hatırlamıyorum,işin kötüsü kadınla aynı yerde indik,ben aha şimdi zıçtık bakışlarıyla bizimkileri otogarda ararken bari kadın tanıdık çıkmasa diye baya bir heyecanlanmıştım,allahtan kimse kimseyi görmeden atlattım bu olayı. pinokyoyu da tanımam hani nereden esti böyle anlamadım yahu.

tanım: uzunluğundan ötürü can sıkıntısı yaratan yolculuklardır. sıkıntıdan ne yapacağınız kendiniz bile kestiremeyebilirsiniz o derece.
en sevdiğim şeylerden biridir.

yaptığım en uzun otobüs yolculuğu yaklaşık 11 saat sürmüştü ve inanılmaz keyif aldım.

gerek yolda tanışılan insanlar, gerek otobüs tatlı tatlı sallanırken müzik dinleyerek uyumak, gerek mola yerlerinde yenilen yemekler, içilen çaylar, çok sevdiğim ve keyif aldığım bir şeydir.

özledim be, bir eskişehir mi yapsam ne?
uzun olan femur kemikleri sayesinde işkenceye dönüşebilen yolculuk. bir de şimdi rahatlık bizim işimiz dercesine o koltukların yatırılabilitesini artırdıkça artıran firmalar sağ olsun önünüzdekinin kafası neredeyse sizin dizlerinizde *.
çişiniz gelmesiyle işkenceye dönüşebilir, lakin kötünün de kötüsü var *
mola yerine girerken hep alakasız erekte oluyorum sonra kalkamıyorum tesise inemiyorum abuk sabuk şeyler düşünüp o halden kurtulmaya çalışıyorum sıkıntı bazen.
otobüs koltuğunda uyumanın 31000 yolu adlı kitabım tüm kamil koç , ulusoy , varan ve bilmem daha kaç dinlenme tesislerinde satıştadır. acımasızca , ahlaksızca , fütursuzca satıcınızdan isteyin.
sonrasında ayakların şişmesi ve çoğu uzvunuzu hissedememek gibi bir çok sorunlar olmasa samimi olduğunuz bir arkadaş ile gayet eğlenceli bir hal alabiliyor aslında.
son yıllarda yolcuların standartlarının yükselmesine rağmen , zaman avantajı ve uçak biletlerinin ucuzlaması sebebiyle mecbur kalmadıkça tercih etmediğim yolculuk .
ilk ve son yolculuğum tam 13 saat sürmüştü. ben ki yolculukları seven biriyimdir. ister uzun, ister kısa olsun benim için keyifliydi bu yolculuğumda. kitabımı okumuş, insanlarla muhabbet etmiş, yeni şehirlerin içinden geçmiş, iklimlerin farklılığını görmüştüm. bir daha olsa gene giderdim.
oldukça eğlencelidir. tabi otobüste horlayan, kokan, ağlayan insanlar yoksa.

bildiğim kadarıyla türkiyede en uzun mesafe istanbul-kars arası 23 saat imiş. trafik, kar kış dersek 2 günü bile bulabilir bu yolculuk. insanın bir çılgınlık yapıp gidesi geliyor. 2 gün banyo yapamamak, yeme düzeni bozukluğu ve diğer bütün aksilikleri es geçersek harika olabilir.

ayrıca kitap okuyacaklara tavsiye, yolculuğa gece çıkmayın. ışıkları kapatıyorlar ve görebileceğiniz tek şey karşınızdaki küçük ekranlı televizyon oluyor. *
yanında uyuyan ve erekte olmuş heriften gözünü alamama hatta bazen sarkıntılık etmek için özel tasarlanmış yolculuk şekli.
güzel bir kitap eşliğinde son derece keyifli olabilecek aktivite. otobüsün hareket etmesiyle birlikte başlayıp yolculuk sonuna kadar bitirdiğim çok kitap olmuştur.
yılda üç beş kere yapmazsam eksikliğini hissettiğim hobi. mola yerlerinde içilen çay-sigara, yola çıkmadan önce hazırlanan müzik listesi ile keyifli keyifli uyuyakalmak, yolda okunan kitaplar, dergiler, içilen kahve. hayır yani bilmesem annem beni yolda doğüurmuş diye düşüneceğim, o derece severim uzun yol otobüs yolculuklarını. tabi bir de susmayan yan koltuktaki teyzeler, ağlayan bebekler gibi olumsuz yönleri var ama her şeye rağmen yolculuk benim için bir nevi detoks demek.
uzunluğu şoförün uykulu/uykusuz oluşuna göre belirlenen yolculuk.
doğal terapi. yolculuğun en başından beri yapılacak hazırlıklar çok basittir. sırt çantasına koyulacak bir kaç eşya, okunacak kitaplar ve olmazsa olmaz yol şarkıları-daha çok enstrümantal ya da film müzikleri- mola yerlerinde yazılan notlar, hikaye dolu insanlar, aileler, kediler, köpekler, mola yerlerinde çalışan insanlar ki gece molalarında saatin 4'ünde harıl harıl çalışan insanlar ve tebessümünü eksik etmeyen gözlemeci teyzeler, mola yerlerinde unutulan eşyalar ki ben en sevdiğim atkımı afyon garında unuttum, belki de yeni arkadaşlıklar, heyecanlar ve her bir şey. işte tüm bunların sonucu bende hayat güzeldir, yaşamak güzeldir felsefesini canlandırıyor
yolculukta insanlarla empati kurmak zordur ama dinlenme tesisinin tuvaletinde herkes aynı dili konuşur ve anlaşır;zart-zart-zart-zart..........