çok soğuk. üşüyorum. hatta evde ellerime eldiven geçirdim, kahve yapmaya gücüm de yok. bu satırları yazıyorum. sanırım birazdan da uyurum. solgun bir ruh halim var bu gece. bilemedim.
"söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil" tınıları tın tın debeleniyor ruhumda.ve ben alabildiğine gücenmiş hissediyorum kendimi.somut bir muhatabı yok belki hiç kimseye belki de tüm dünyaya.bilemiyorum altan!
ayaklarımın altından zemini, göğsümden boşluğumu, ciğerimden oksijeni çekmişler gibi. geçmişin ve geleceğin filleri tepişiyor umarsızca. he, bir de geç serpilenlerden farkedenlerden olunca, en zorlusu kendine sığamamakmış onu yaşıyorum vesselam...
beşiktaştan vapurdan inip yolun karşısına geçerken adamın tekinin ayağını taksi ezmiş geçmiş yardım ettik karşıya geçirdik adam dönü kardeşim ya vaktini almayayım işe yetişiyorsundur dedi ve o anda düşündüm o kadar çok koşuşturuyoruz ki tuhaf bi şekilde insanlara yardım etmek bile bizi düşündürür hale getirebiliyor. işe geç kalmadım ama kalmış olsaydım da bu pek umrumda olmazdı aynı durum benimde başıma gelebilir yolun ortasında kalabilirdim. duyarlılığımızı umarım kaybetmeyiz koşul ne olursa olsun...