15 temmuz 2016 darbe girişimindeki gariplikler

-düştüğü söylenen helikopterlere dair tek bir görüntü yayınlanmaması.
-erdoğan havalimanına gelmeden hemen önce f16ların bölgeyi terk etmesi.
-su kesildiğinde twitter kapatılan ülkede tüm gece irtibat halinde kalmamız.
-kritik yerlerin sadece çevresinin vurulması.*
-tüm siyasilerin gayet rahat biçimde facetime yaparak ortalıkta dolaşması.
-mecliste herkesin sığınaklara indiğinin belirtilmesi, ben mecliste sığınak olduğunu bile bilmiyordum.
-haber kanallarına akın akın asker girdiği söylenirken ve yayın kesilirken içeriden tek görüntü sızmaması.
-tayyip'in sabah 7-8 civarı havalimanın'da miting düzenlemesi, uzunca bir süre bulunduğu yeri terk etmemesi.
-tayyip'in dün 16 yıllık arkadaşı ve arkadaşının oğlu, onlarca askerin ve insanın ölmesine rağmen kahkahalar eşliğinde el sallayarak halkı selamlaması.
-camilerden emirler yağdırılması, hogwarts savaşında taştan heykellerin canlanması gibiydi adeta.
8 bin polis, 3 bin yargı mensubu, 3 bin küsür asker, 40 vali, 250 kaymakam görevden alındı. ve buna memurlar ve işçilerinde ekleneceği konuşuluyor. sahi darbe neydi!!

edit: beklenende oldu nitekim 15.200 öğretmen açığa alındı. yök 1577 dekanın görevden alınmasını istedi.
15 temmuz 2016 darbe girişimi'ndeki garipliklerdir. bakıldığında dünyanın en önemli kuvvetlerinden biri olan tsk'nın bu organizasyonu çok amatörce olmuştur. *

-yurtta sulh konseyi'nin bildirisini bir subayın değil de trt spikerinin okuması.
-cumhurbaşkanı'nın marmaris'teki otelinden ayrıldıktan sonra nereye gittiğinin (atatürk havalimanı) tv kanallarında söylenmesi.
-girişimde hiç bir siyasetçinin veya valinin rehin alınmadan, direkt boğaz köprüsünün trafiğe kapatılması.
-girişimin prime time zamanında yapılması.
-girişim esnasında tüm iletişim araçlarının çalışıyor olması.
-girişim anında hiç bir yayın yasağı getirilmemesi.
-sokağa çıkma yasağı bildirilmiş olmasına rağmen askerlerin hiç bir şeyden habersiz olmaları, ellerinde tankları ve silahları varken direkt polise ve halka teslim olmaları, linç edilip bazılarının vahşice öldürülmesi.
-polisin eli silahlı halka hiç bir göz altı, tutuklama gibi girişimlerde bulunmaması.
-canlı yayınlara katılan tüm devlet büyüğü ve yetkililerinin farklı zamanlarda aynı cümleleri (kalkışma, demokrasiye sahip çıkalım, paralel yapı, meydanlara çıkın vs.) kullanması.
-sokağa çıkın smsleri, çağrıları, selalar ile gece yarısı yapılan çağrılarla halkın düşünülmeden riske atılması, resmen ölüme davet edilmeleri.
-yüzlerce kişi ölmesine rağmen, güvenli ortamın olmadığı durumlarda hiç bir yürüyüşe ve toplanmaya izin verilmeyen ülkemizde çok kısa sürede bayram ilan edilip sokaklarda milyonlarca kişi tarafından kutlamaların yapılması.

şimdilik sosyal medyada rastladığım haberlerden aklıma gelenler bunlar.