cedric

batı’nın terbiyeye tabi tutulan gelecek nesillerine yazıp çizdiği yayınları içerisinde pollyanna, alice(harikalar diyarı’nın), pinokyo vs gibisinden ayrılan önemli bir çizgi film kahramanı.

büyüklerinin sözünü dinlememesi, adı geçen hikâyelerdeki kahramanların aksine (çizgi filmleri defalarca yapıldığı için mukayeseye soktum vs. den önceki çocukları) cédric adlı çocuk tam bir âşıktır ve anne babasını dinlemeyerek diğerlerinden ayrılır. öte yandan kıymetli büyükbabası çoğu zaman ona yardımcı olur. cezalardan yırtması konusunda. ki burada da diğer hikâyelerdeki cezalandırıcı konumu işgal eden yetişkin bireylerden ayrılan bir 'büyük adam’ vardır.
bir çizgi filmde duyulması hoşluk duygusu yaratan güzel sözleri varır cédric’in. güzel çinli sevdiceğine “ üzümlü kekim” demesi beni her defasında mutlu eder. diğer yandan çizgi filmin düsturu olan “sekiz yaşındaysanız hayat …” ile devam eden sözleri ise ayrıca çok estetik bir güzelliğe sahiptir.

ancak yine de bu velet fena halde pederşahî hususiyetleri içinde barındırır. çocukluk evrelerinin psikolojik tahminlerine, zorlayarak sokulabilecek bu özelliklerinin birincisi zorbalığıdır. bu zorbalığı, keşke sevgilisi olsa dediğim ve en yakın dostu olan christian’a karşı takındığı ahvalidir. christian’da kendimi bulduğumu not edip cédric’in ona çıkıştığı bölümler chiristian’ın neden böyle pasif bir karakter olduğunu anlamakta zorluk çekiyorum. hakikat şu ki kimi çocuklar yakın buldukları arkadaşlarına karşılık beklemeden yardım eder. fakat çizgi filmi senelerce izlemiş biri olarak bir bölümde dahi tersi bir durum görmedim. adamımız kendi için chiristian’ı seferber eder, onun yardımlarıyla ufkunu genişletir, kaçış yolları bulur, çözüm yolları üretir ama bunlarda muvafık olamayınca ikinci adamımıza küfürlenir. işte tam o zaman zaten altı karış beberuhi olan cédric’e boyun posun devrilsin demekten kendimi alamam.

cédric’in “doğu incim benim” diye bahsettiği ve büyükbabasının " vietnamlı arkadaşın geldi” gibisinden sözlerini “o çinli” diye kızarak düzelten yumurcağın yâri olan chen, her ne kadar benim tatlı çocukluğum christian için yapmasa da cédric’in burnundan getirir hayatı. o zaman kuyruğunu sıkıştırarak bulunduğu yere siner.

sarı fırlamanın karakteri, maço bir yetişkin erkeğinden farklı değildir ve’l-hasıl. büyüdüğünde muhtemelen chen onu çoktan bıraktığı için başka kızlara gönül verir ve onları fransız öpücüğü ile deli eder bu velet. ama olur ya birileri edi ile büdü’ye yapılan kampanya gibi cédric ile christian için yapar: evlensin bunlar on sekizini doldurur doldurmaz. bu nâ-mümkün değil: her yer türkiye değil. son zamanlarda fransa’da da eşcinsel evliliğin yolu açıldı, açılıyor gibisinden haberler geliyor kulağımıza. isteklerimiz hukukî :]]

(bkz: ilerici müslümanlar)

bir de komşusunun köpeği caligula ile olan muhabbeti vardır ki o da başka bir başlık altına girilsin gayrı.

bu çizgifilmin yanında daniel pennac'ın kamo'su da incelenebilir. çocuk dünyası açısından bir fransız ekolü mü var acaba. merak ettim.

(bkz: delidolu arkadaşım)
8 yaşındaysanız ve aşıksanız hayat çok güzel mottosuyla hayatımıza giren dünyanın en tatlı çizgi-dizi karakterlerinden birisidir.
büyükbabasının her defasında sevdiği çinli kız chen'i vietnam'lı sanmasına ayar olan çocuk kişisi.
tek motivasyonu aşk olan bütün karakterlere kilim, 7'den 70e. bu veledede kilim. çen düşsün başına, çen diye'diye ne büyükbabası'na saygılı davranıyor ne de en iyi arkadaşına. herkes de bunun erken ergenlikle'rini çekmek zorunda. okul öğretmeni olsam okuldan atmıştım, ana babası olsam evden.

bi nicolas var buna iyi posta koyan, işte seviyorum o zorba çocuğu. bi o bunun hk. gelebiliyor. şovun asıl başrolü nicolas olmalı, çünkü kendisinin çenden başka dertleri de var. parayı seviyor bi kere. gerçekçi bi karakter. kanka'ları da öyle 1 2 tane değil baya sosyal bi çocuk. anlayacağınız tam 1 winner. cedric salağı'nın aksine.