celal şengör

aschberger sendromu bulunmaktadır kendisinde, bu da bir otizm türüdür.
jules verne’in arzın merkezine seyahat kitabını okuduğu günden itibaren jeolojiye ilgi duymaya başlamıştır.

ayrıca kendisinde asperger sendromu vardır. "ben de hafif asperger ile teşhis edilmiş bir insanım. ve bu özelliğime şükran borçluyum. otistik olmasaydım bilimde elde ettiğim başarıları elde edemezdim." demiştir.
daha önce delilerin ve dahilerin ne cinsiyeti olur ne yaşı demişti.antik yunanda veya romada yaşasaydı eğer celal hocam bear filozof olurdu tadından yenmezdi.
insanların dışkı yemesinde sorun yoktur hatta ben kendi dışkımı da yedim diyerek işkence görenlerle alay eden bu arsız "profesör", ulu bilim adamı (!), şimdi de bir kadın öğrencisinin poposuna nasıl şaplak atttığını çok rahat bir dille anlatmış.

“o kadar kızdırdı ki saniye'nin eteğini kaldırdım, kıçına bir tokat attım. bu, dehşete düştü."

https://www.gazeteduvar.com.tr/ogrencisi...

videosu burada:
https://twitter.com/solhaberportali/stat...

(bkz:taciz)
(bkz:cinsel taciz)
formatın belasıyla cima etmemek adına bütün argümanlarımı tek bir entryde topluyorum. zaten bütün entrylerim eşit şekilde eksilendiğinden herhangi birinde düzeltme yapma yolunu seçeceğim ki entry sildi demesinler.

mantık hatalarıyla ve kişisel hislerle hakkında yargısız infazda bulunulan bir aydın kişisi. söz konusu mantık hatası ad hominem yani: insan karalama ve itibarsızlaştırma. biz hukukta bir kimseyi yargılarken geçmiş yaşantısını göz önünde bulundurmadan somut olaydaki fiiliyle ilgili olarak yargılarız. "sayın hakim bu kadın bu cinayeti işlemiştir, kendisi zaten fahişenin teki ne beklersiniz?" demekle "işkence mağdurlarıyla alay eden bir adam bu, kesin cinsel saldırı suçunu işlemiştir" demek bunun benzer ve güzel örnekleridir ki mezkur entry bu mantık hatasıyla başlıyor ve isnadın iki dayanağından biri bu mantık hatası. diğeri ise yarım dakikalık bir video.
bir kimseyi yargılıyorsanız elinizdeki delillerle yargılarsınız. ki yarım dakikalık bir videoyla yetinebiliyorsanız biraz daha ihtiyatlı olmanızı tavsiye ederim. keşke hukukçu olsaydınız ve adliye tecrübesiyle bu ihtiyati hayat size kazandırsaydı. taraflardan birini dinlersiniz, delillerini incelersiniz ve diğer tarafın haksız olduğuna kesin kanaat getirirsiniz. sonra diğer tarafla muhatap olunca hayretlere düşersiniz: olay sizin hayal gücünüzü aşan şekilde çok yönlüdür. işte bu yüzden hukuki dinlenilme hakkı diye bir şey var. bu yüzden masumiyet karinesi var.
sosyal medya yargıçlarımız haberdar olmasa da bütün uygar toplumlar haberdar bunlardan. ki söz konusu videodan bile celal beyin bunu şehvani duygularla yapmadığı izlenimi pek tabii anlaşılabilecekken anlamadan dinlemeden, kişisel hislerle, mantık hatalarıyla, cehaletle, çağdaş- evrensel hukuk ilkeleri göz ardı ederek linç etmek bizim sosyal medya yargıçlarımıza yakışır.

ya da niye bu kadar kafa yoruyoruz ki biz? verelim pufudik isimli arkadaşın eline, zaten o çoktaaaaan kanaat getirmiş adamın suçlu olduğuna, recmetsin adamı. ne kadar rahatlık ya gerçekten cahil bir insan olmak.
(bkz:#439870 ) nolu entryde "kendinize yapılmasını istemediğiniz bir şeyi başkasına da yapmayın" derken bu lafı celal şengör'e edemeyip, bu arsız adamı ifşa edenlere "çirkin" yaftası yapıştırana verilecek yanıt şöyle olur:

umarım hayatınızın sonuna kadar celal şengör gibileri ile düzenli olarak muhatap olursunuz ve biz de o zaman sizlerin nasıl "çirkinleştiğinizi" ve nasıl "öttüğünüzü" de görürüz.

tacizcinin savunuculuğunu yapmak neyin kafasıdır? tacizi kendi dünya görüşüne yakın olan "münevver" yapınca durumu kabul edenlerin zihniyet böyle. yıllar önce bunlar gibilerinin dünya görüşüne uygun "cüneyt genç" isimli bir doktor eşcinsel bir hastasının fotoğrafını çekip alay ettiğinde de ifşa edilmişti. mahkeme vs. beklenmedi. onu da savunanlar çıkmıştı.

ama zaten bu tacizcileri savunanların varlığı, kabileci yaklaşımları vs. biliniyor ve biraz da bu nedenle ifşa ediliyor tacizciler ve onların destekçileri. bu rezil insanların yaptıklarını ve onların destekçilerini ifşa edenlere sonsuz teşekkürler. bu durumu beğenmeyenler: a-lı-şa-cak-sı-nız!

edit: yukarıdaki entry sahibi yazar * daha önce kişisel sataşma içeren entrylerini silip yerine başka şekilde sataşmalar içeren yorum eklemiş. yazık valla. "çok bilgili" bir hukukçuymuş bir de bu yazar yaaa.
maalesef taciz olayları en çok da akademisyenler arasında yasanıyor.
bu olayı savunanlar nasıl savunuyor şu an bilmiyorum ama sizin astınızda bulunan bir kişi rahatsız olmadığını beyan etse bile sizin bu tarz bir eylem yapmamanız gerekir. sonuçta kariyer kaygısı ile rahatsız olduğu halde en iyi ihtimalle sessiz kalıyor olabilir. celal şengör de bu ihtimalleri düşünebilecek kapasitede en azından. zerre hazzetmezdim bu adamdan hiç şaşırmadım okuyunca.
suç cezalandırılırken tabi başka eylemlerle değerlendirmek yargı sürecinde tartışılır ama biz hukukçu değiliz ki. daha önce işkenceye kılıf bulduğu beyanları empati yoksunluğunu ve kötülüğünü gösteriyordu. bir tacizciden beklenebilecek özellikler. umarım yanına kalmaz.
yaptığı yetmezmiş gibi bir de salak salak sırıtarak anlatması. burası adliye sarayı değil, mahkeme salonu değil. hukukçular işlerini lütfen o mecralarda yapsınlar. sonuçta birçok suçu işleyenleri de para karşılığında savunma görevleri var, iş iştir. fakat yeri burası değil, bu tipleri savunanlara para vermiyoruz. babanız kıçınızı küçükken tokatlamadıysa gidip hocamıza tokatlatın kıçınızı. gayet normal bir davranış sonuçta.
ilgilendiği bilim dalında üretken olsa da canlı yayında bir kadının adını da vererek eteğini kaldırıp şaplak attığını, kadının dehşete düştüğünü söylemiş.

hukuki açıdan değerlendirilmesini bilir kişiler yapar, ben empati kurunca bile son derece nahoş hissettim. belki cinsel amaçlı değil, belki kimse de şikayetçi değil ama bunu çıkıp bir canlı yayında isim vererek anlatmazsın bir marifet gibi.

kaldı ki akademik kadrolarda bilim ve kariyer adına ömrünü, yıllarını veren yada vermeye gönüllü genç insanların bu tip muameleler görmesi caanım ülkede bilimin bu denli geri kalmışlığının bir başka sebebidir. yani dear şengör "okuyun öğrenin bilim yapın" derken bu tavrıyla "eteğinizi kaldırıp şaplak atan insanları da göz ardı edin" lafını da eklemiş oluyor.

hadi varsayalım ki hanımefendi bundan hiç rahatsız olmadı bizim kalkıp bu hareket için dava açmaya hakkımız var mı? hayır. kaldı ki biz karar mercii de değiliz. ama gördüklerimize tepki göstermek bu muhtemel haksızlığa uğrayan yada uğrayacak insanlara güç olur.

kenan evrenin yaptığı her şeyi onaylayan, deniz gezmişe eşkiya diyen kendini beğenmiş şahıs. bu bir, ilber ortaylı iki. cahil toplumun aydınları da böyle oluyor.
çok tatlı bir hoca keşke bana şaplak atsaydı.