duygularını saklayan erkek

genel olarak biraz benim herhalde. kime-neye duygularımı göstericem yani romantik anlamda yalnızlığı gectim arkdasliklarda yaninizdayken gercekten yanınızda olmayan insanlara açılıp da ilgiye muhtaç görüntüsü çizeceğime susarım icime atarım daha iyi ( gururundan öldü) .
duygusallığını zırıl zırıl ortaya yayan erkekten iyidir.
'ağlamıyorum gözüme bişi kaçtı'
ben yani bu güne kadar defalarca gösterdik ne oldu darbe darbe darbe. göstermicem kimselere :)
bir insan duygularını neden sakladığı önemlidir. yetiştiği aile kişiyi bu hale getirebilir. malum anadolu'da duygular genelde saklanır. analar ve babalar çocuklarına duydukları sevgilerini sözlerle değil de dolaylı yollarla göstermeye çalışırlar. kişi böyle bir çevrede yetişmişse duygularını saklaması normal karşılanabilir. bazı insanlar duygularını saklamanın kendilerini daha güçlü, sıradışı vs. göstereceğini düşünürler. bu tipler genelde çok kasıntıdır. hele alkol aldıklarında bilinç altlarında yatan zırıl zırıl duygusallık öyle bir ortaya çıkar ki kaçasınız gelir. bazıları da sadece sevdikleri kişilere karşı daha duygusaldır. mesela sevgiliniz size duygusuz davranıp ailesine, diğer arkadaşlarına daha duygusal davranıyorsa muhtemelen sizi pek sevmiyordur. bunun dışında hissettiklerini piçlik olsun diye gizleyenler de vardır. bunların da içlerinde farklı hesaplar dönüyordur. er geç ortaya çıkar. bu arada bozosnn arkadaşa katılıyorum. aşırı duygusal tipler gerçekten çok zor olabiliyor. kendinizi bir kadının yanında hissediyorsunuz. bir de aşırı duygusal tipler genelde çok hassas olduklarından hem kendilerini hem sizi perişan edebilirler. bu kişilerin yanında belirli bir süre kaldıktan sonra siz de küçük emraha bağlarsanız şaşırmayın.
bazen özendiğim erkektir. duygularını saklama konusunda pek başarılı olan bir insan değilim hatta öyle ki lisedeki yıllığıma bazı arkadaşlarım "hayatımda senin kadar duygularını belli eden bir erkek görmedim" yazmışlar. bu özelliğim yüzünden çok çektim. o sebeptendir ki duygularını saklayabilen insanlara arada gıpta etmişimdir.
duygu sömürücülerine karşı öğrenilmiş refleksini kullanan erkektir.
sömürge olmamak için baştan gizlemeli, karşı tarafın duygularından emin olunduğunda saklamayı bırakmalı.
sevdiğini, üzüldüğünü, sinirlendiğini, mutluluğunu gösteremeyen hatta söyleyemeyen adamdan eş, dost mu olur? önemli olan doğru kişiye, zamanında, yerinde, dozajında.
ayıp örtülür. duygular ayıp değildir.
en guzel iliskilerin bu sekilde basladigini dusunuyorum. iki taraftan biri kesinlikle boyle olmali, digeri de tam aksine cabalayarak kendini acmasina yardimci olmali. tabii karsilikli guven olusana kadar. kimse emegin fazlasini hak etmiyor. duygularini gizliyorsa kaybetme korkusu vardir aslinda. tamamen hissiz olsaydi gizledigi fikrine kapilmazdin sonucta. ama gercekten sakliyor mu acaba? yoksa kendi kendine gelin guvey mi oluyorsun? bunu bakislari anlatir dikkatli olursan. gozler asla yalan soylemez
her canlının duygusu vardır. senin duygularını kimsenin bilmesine de gerek yok. ama duygusalım diye söylenip herşeyi içine atarsan da olmaz. doğru yerde ve zamanda bunları kusman gerekir, yoksa kendi kurduğun dünyada çürür gidersin. bana göre kartları açık oynamak daima iyidir. mantıklı ve doğru ol. içinden ne geçiyorsa, ne düşünüyorsan bunu anında lafı dolandırmadan söyle. duyguların karşılıksız olabilir ya da senin düşüncelerin başka kişilerin zoruna da gidebilir veya aynı düşüncede olmayabilirsiniz. bu gayet normal bir durum. en fazla sana patavatsız ya da açık sözlü derler. saklayacağım diye esiri olma duygularının. ayıp değil, ne kaybedebilirsin ki...
incel değil de chad erkektir.
"insanlarla münasebetin ateşle münasebetin gibi olsun, çok uzaklaşma donarsın; çok yaklaşma yanarsın" demiş şirazi. o kadar doğru ki. ne duygularını çok paylaşmalı insan ne de paylaşmadan yaşamamalı. paylaşmayan kişilerle zaten sevgili ya da arkadaş ya da dost kavramının oluştuğunu düşünmüyorum. sadece hayatımıza kısa bir süreliğine girip sonra ayrılan insanlar gibi görüyorum ben.