gay ilişkilerdeki en büyük sorun

  • /
  • 6
ne istediğini bilememek ve daha fazlasını arzulamaktır.
izlenimlerime göre;
• güven
• sadakat
• saygı
bu üç maddenin yaratılamayışından ötürü çoğu ilişkinin uçuruma sürüklendiğini düşünmekteyim.
görünüşe çok önem vermek.
tek bir kişiye bağlı kalmamak.
olayın sonunda açık ilişkiye dönüşebilmesi.
olayı sekse dayalı sunmak gibi.

-genelleme yapılmamıştır sadece yaşadıklarım doğrultusunda yazılmıştır. iyi akşamlar olsun.
sadakatsizlik ve açık ilişki.
gay ilişkilerde gay olmayan ilişkilere oranla açık ilişkiye meyilli olmasının altında toplumun dayattığı ilişki anlayışını kırmış , kendilerini ve sevebilecekleri şeyleri keşfetmeye meyilli olmaları olabilir.

hetero ilişkilerde tanışmadan evliliğe tutun da boşanmaya kadar neler olacağı toplum, din, yasalar ve gelenekler tarafından şekillendirilmişken, hetero olmayan ilişkilerde bireyler çok da bu tür bir boyunduruk altında hissetmeyebilirler.

fakat insanlar ne isteklerini, ilişkilerden beklentilerini bilip dile getirebildikleri sürece sorun yaşanmayacaktır.
belli bölgelerde kendini kabul eden ve cinsel kimliğini yaşayan insan sayısının az olmasından dolayı sürekli herkesin birinin eski çıktığı olması kaçınılmazdır.



bu ilişkiler, yaşantılar kaçınılmaz olarak insanın kendini tanıma sürecini oluşturduğu için de genelde herkes herkesi kötü lanse etmeye meyillidir. bir avuç insan topluluğunun sirkülasyonundan oluşuyor.

uzak mesafe ilişkileri de yine ufak bir komünite olmanın kaçınılmazları arasında.

şahsi olarak en dert yandığım şey şehir dışında beraber vakit geçirmenin zorluğudur. tatil için bir otele gitmek isterseniz çift kişilik yatak rezervasyonu yapmanıza rağmen iki tekli yatak verilince buna itiraz etmek zorunda bırakılmak rahatsız edici ki ülke sınırları içinde nasıl bir tepki alacağımızı bilemediğimiz için itiraz da etmiyoruz...
kaç şehir gezdiysek muhakkak yüzde yetmişinde tekli yatakları birleştirmek gece uyurken yatak arasına denk gelip uykudan olmak... tam bir rezalete dönüşebiliyor. otel çalışanlarının bu konuda daha düşünce sahibi olması bu kadar zor mu?
ayrıca polise verilen otel rezervasyon bilgilerine odanın yatak şekli de veriliyor mu merak ediyorum. bir nevi ifşa olarak görülebilir mi bu kayıtlar acaba? iki adam çift kişilik yataklı odada kalmış kimlik bilgileri de elinde polisin... biraz paronayakça da gelebilir...


gördüğünüz üzere hak mücadelesinden, cinsel yönelim eşitliğinden, toplum tarafından kabul görmekten umudunu kesip kendi kabuğunda yaşamaya evriliyor insan. kaderimiz olan coğrafya utansın.
aynı olmak. birbirimizin geçtiği yollardan geçmiş olmak.
yanlış coğrafyada doğmak tabi ki.

herkes başlık altında tek bir konuya yoğunlaşmış. bağlılık, açık ilişki, uzun süre bir ilişkinin devam etmemesi. kısacası hepiniz bir heteroseksüel ilişkide olduğu gibi bir aşk belki de bir resmiyet istiyorsunuz. bizim de ölene kadar yanımızda olacak bir aşkımız her saniye aşkla bakacağımız bir insan olsun istiyorsunuz. ama bir şey unutuyorsunuz yanlış coğrafya da doğdunuz.
bir hetero gibi sevgilinizi belkide hiçbir zaman ailenizle tanıştıramayacaksınız, evlenemeyeceksiniz, sokakta el ele tutuşmanız zaten imkansız, insanlar içinde rahatça bu benim sevgilim lan diye sarılamayacaksınız bile. bu bir şeylerin resmi olmaması, devletlerin bize verilen hakları aşırı kısıtlı tutması, toplumun bize bakış açıları böyle olduğu sürece türkiye'de sağlıklı uzun bir süreli ilişki beklemek imkansız. bundandır ki türkiyedeki bazı eşcinseller eşini sevmese bile zorunluluktan, toplum baskısından ve yalnız kalma korkusundan karşı cinsle evleniyor.

2 üstümdeki entry'de yazılanı bile düşünmek acı verici. şunu okurken gözlerim doldu dostlar. gittiğiniz otelde bile paranoyak olup 2 ayrı yatak alıyorsunuz. bu kadar gizlisiniz işte.

durum böyle olduğu sürece karşıdakinin size bağlılık göstermesi, hatta sizin bile karşıdakine bağlılık gösterceğinize tam emin olmamak daha iyisi. ortadoğu ülkesinde olduğumuzu unutmayalım.

ama ümitsizliğe kapılmayın. bir gün umarım sizi her daim sevebilecek insanı bulursunuz . ya da ne bileyim yurtdışına falan gider sizi sevebilecek birilerini bulursunuz.
ruhospu partner. daldan dala atlama merakı olunca bu tipler ilişki neyin yürütemez
bence en büyük sorun gizli yaşamak zorunda bırakılmak, diğerleri; sadakatsizlikmiş, güvenmiş, doymamakmış bunlar gay ilişkilere özel değil, her ilişkinin temel sorunları, gay ilişki olarak kategorize ediyorsak en büyük sorun gizlenmek
-bizi öldürmeyen şey bizi tuhaflaştırıyor'
çoğumuzun benzer yollardan geçip benzer hayatları yaşamış olmamız zorlaştırıyor bence ilişkiyi. çünkü yaşananlardan iki taraf da çoğunlukla farklı sonuçlar çıkarmış oluyor ve çok keskin bir şekilde fikir ayrılıklarına düşülebiliyor. ha bir de kendi deneyimlerimden yola çıkarak bazı partnerlerimin kendilerini ilişkimizde bir kalıba oturtmaya çalışması canımı fena hâlde sıkıyordu.
gay bireyler idleri süperegolarına üstün gelen insanlardır. zevk için toplumsal riskleri göze alırlar. bu adama kalkıp "bana sadık ol" diyemezsiniz. zaten zevk sefa meselesi bu iş. sen bir partner olarak libidomu öldürmüyorsan, işini biliyorsan sadece senle olurum merak etme.

o zaman gay ilişkilerindeki en büyük sorun; karşının rahibe ahlakına sahip olmasını beklemek
her zaman seninkinden daha büyük pipili, daha dar delikli birinin var olduğu gerçeği.
kabul edin girl, problemli insanlarız lskjslfself
her insan kimsenin görmediği bir ortama girdiyse veya gizli bir ilişki içindeyse, ruhunda varsa eğer karaktersizlik bunu saklamayı bırakır, heterosu olsun gayi olsun bisexi olsun. toplumdan saklanmamız gay ilişkilerindeki en büyük engel. kimsenin görmediği, sevdiklerinle arkadaşlarınla paylaşamadığın bir ilişki gerçek gibi gelmiyor, kaçamak gibi geliyor, gerekli özeni gösteremiyorsun gösteresin varsa da. kimse seni yargılamıyor doğruyu yanlışı unutuyorsun çünkü kimse haberdar değil sevgilini mi üzmüşsün haklı mıymışsın yanlış mı. eğer etik kavramından yoksunsan da kimse seni izlemiyorken karşındakinin psikolojini mahvetmen, onu hiçe sayman, yararlanman olası. aynı durum heterolarda da var, kadına bakış açısı bu yüzyılda değişti, bu değişim olmadan önce kadın erkek ilişkileri de günümüzdekinden çok çok farklı ve daha kötüydü, çünkü erkek yaptığı hatayı çevresiyle kıyaslayıp kendini haklı görüyordu, herkes beraber aynı hatayı yapıp deniz seviyesini daha aşağı çekince kimse kusur görmüyordu kendinde. çevre insanda bir nevi otokontrol mekanizması oluşturuyor, karakterli dürüst insanlar mevcut, etrafa açık insanlar mevcut ama çoğu gay ilişkinin yürümemesi gizlilik ve daha ilişkiye başlamadan toplumdaki gaylerden sex olur anca ama aşk olmaz şeklindeki yanlış inanışın gay bireylerin bilinçaltına yerleşmiş olması. hem aşık olup n'olucaz sorusu var, sonsuza kadar mı sürecek, evlilik yok bir şey yok!, gibi düşünceler daha başlamadan o önemi vermemeye itiyor insanı. toplumun tanımaması, gizlilik, vizyonsuzluk, baştan kaybetmişliği kabullenmek, karşıdakine güvenmemek, o beni yarı yolda bırakır ileride diyip onu yarı yolda bırakmaya teşebbüs etme eğilimleri gay ilişkilerini gerçekten parçalayan ve toprağa gömen etkenler. bizim bu etkenleri toprağa gömmemiz gerekir, aşkımızı değil:)!
sadakatsizlik der susarım
  • /
  • 6