gay ilişkilerdeki en büyük sorun

  • /
  • 6
bence kesinlikle yalan ve sadakatsizlik. bir de bu sadakatsizlik o kadar normalleştirilmiş ki aldatan insanlar artık utanmamaya başlıyor ve hatta kaç kişiyle aldattıysa sayı yarışına bile giriliyor. artık sadakatli davranan taraf buna o kadar alışmış durumda oluyor ki bu sadakatsizliğe bahane bulmak onun da işine geliyor. yok bilmem ihtiyaç meselesiymiş de bilmem neymiş bu durumda aldatma anlaşılabilirmiş. olmamalı işte , bu olmamalı. bir de bunların üstüne eşcinsellerin geneli pek uzun süreli sevgililik görüşünde olmuyorlar. olanlar arasında da aldatma olunca buna göz yummanın bir diğer sebebi de bazen başka uzun süreli ilişkiyi bulamamak da olabilir. öünkü zaten azınlık gruptayız ve bunların üstüne azınlığın azınlığında birini bulmuşken başka birini bulmak çok yorucu ve korkutucu gelebilir bazılarına. ben aldatan biriyle olmaktansa yalnız olmayı tercih ederim ama başka kişilerin görüşü farklı olabilir saygı gösteririm.
ortadoğu'da yaşamak dışında diğer ilişkilerden farklı sorunlar yoktur.

anlatılanların tamamı tüm ilişkilerde mevcut olan şeyler. evlenme, miras, çocuk konularının olmaması bağlayıcılığı azaltabilir ama bu da ilişkiyi doğasının dışına çıkarabilen bağlayıcılıklardır.
genel anlamda birçok travmaya ve baskıya maruz kalmış iki insanın ilişkisinde yaşanan
en büyük sorun, bu iki insanın sahip olduğu patolojik psikolojidir diye düşünüyorum. küçüklükten başlayan akran zorbalığı, takılan lakaplar, tacizler, alay edilmeler, dışlanma. biraz büyüdüğünde hayatında büyük bir yer kaplayan ailenin, senin eşcinsel olduğunu öğrendiği an seni bir tecavüzcü ile aynı keseye koyacağını bilerek onlarla aynı evde yaşamak, aynı zamanda içten içe ailen olduğu için onları sevmeye devam etmek, seni olduğun gibi kabul edemeyecek insanları sevmeye devam ettiğin için kendini aptal gibi hissetmek.
lise/üniversitede tam iyi bir arkadaşa denk geldiğini sandığın an, onun ağzından homofobik bir laf duymak. çevrendeki bir çok kişi için senin gerçeğinin, onların alay konusu olması. ve bu ortam içinde kendine yer edinmeye çalıştığında iç sesinin "gurursuz musun amk onlar senin hakkında ne düşünüyor sen hâlâ samimiyet kurma çabasındasın" diye çemkirmesi. kendini soyutladığında ise asosyal damgası yemek, öyle olduğunu hissetmek.
nihayet seni kabullenen bir ortam bulduğunu sandığında ise eşcinseller arasındaki sidik yarışının içinde kaldığını farketmek. daha kaslı, daha yakışıklı, daha uzun boylu, daha büyük penisli, daha dolgun kalçalı, daha beyaz tenli vs. derkeen o tiksindiğin heteroseksist ortam ile şimdiki arasında pek de bir fark olmadığını idrak etmenin verdiği hiçbir yere ait olamama hissi.
iş hayatına atıldığında cinsel yöneliminin iş ortamındaki kişiler tarafından duyulmaması için gösterilen çaba. eğer gizlenme ihtiyacı hissetmeyip yönelimini açıkça yaşıyorsan maruz kaldığını mobbing, taciz.
ve bunları sadece senin değil, neredeyse tüm eşcinsellerin biraz eksik biraz fazla yaşamış olması. dolayısıyla ilişki yaşayacağın kişinin de bunca yaraya sahip olması. kendi derdin sana fazlasıyla yetiyorken en az senin kadar yaralı olan birine tahammül edememek, ilişkilerinin
zamanla tek gecelik, beklentilerden uzak , cinsel ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik ilişkilere dönüşmesi

daha yazılacak çok şey var ancak bunlar yukarıda bahsettiğim patolojik psikolojiyi oluşturmak ve anlayabilmek için yeterli sanıyorum. tüm bunları yaşayan iki kişinin ilişkisi için genelleme yapacak olursak iki ihtimal doğuyor. ya birbirleri ile empati kurup birbirini anlayışla karşılayan iki insan olursunuz; ya da sürekli bir ego yarışının, kıyaslamanın, kendini kanıtlama çabasının egemen olduğu bir ilişkide oradan oraya sürüklenirsiniz. bu iki seçenekten hangisinin yaygın olduğunu tahmin etmek çok zor değil
çok şey var da gay gay'e kötü davranıyor ya. bir yarış, ne bileyim bir laf sokma içinde oluyor çoğu kişi. düzgün kişi sayısı az. ama nolursa olsun kimseye kötü davranmayın.
bence bütün eşcinsel ilişkiler seks üzerine kurulu ve buna çok kolay ulaşabiliyor olmak ilişkilerin ömrünü törpülüyor. özellikle taraflardan biri oldukça yüksek bir libidoya sahipse partneri yatakta yetersiz kaldığı an ilişkiden soğuyabiliyor. ayrıca dışarıda çok kolay sahip olabileceği erkeklerin varlığının farkında olması da kişiyi birine bağlanmaktan alıkoyuyor. biraz doyumsuz olduğumuzu düşünüyorum bu noktada.
en büyük sorun; istikrarsızlık ve gizli kalamama. ben her cumartesi günü saat 13 te partnerime gidiyorum. benim partnerim yalnız yaşıyor binadan içeri girerken karşı komşusunu görüyorum merhaba amca diye selam veriyorum o da bana selam veriyor süleyman abi ne mi geldin diyor evet amca diyorum kapıyı süleyman abi açıyor hoş geldin diyor süleyman abi bende hoşbulduk abi diye karşılık veriyorum iyi günler amca diyorum o da iyi günler diyor içeri girip kapıyı kapatıyoruz. karşıdaki kapının kapanma sesini duyunca aşkımm diyip süleyman’ın dudaklarına yapışıyorum sonra yatağa geçip sakso çekiyorum ve beni bir güzel sikiyor yani çatur çutur sikişiyoruz. 1 bilemedin azgınlık durumuna göre 2 posta sikiştikten sonra duşa geçiyoruz sonra hazırlanıp çıkıyorum. o amca kapıda oluyor bazen iyi akşamlar diyorum ve uzaklaşıyorum. bunu niye anlattım biliyormusunuz biz tek bir partnerle ilişki kurup bu ilişkimizi gizli yaşarsak hiçbir sorunumuz kalmayacak. bu benim görüşüm...
  • /
  • 6