geceleri uyutmayan şeyler

öyle saçma şeyler düşünüyorum ki geceleri kafamı parçalamak istiyorum. pişmanlıklarım bir farafta, yanlıslarım, yapmak isteyip yapamadıklarım, kendimi ait hissettmiyorum. dısari cıkmak istemiyorum. sabah uyanmak istemiyorum dusunemeseydim keske
hatalar, pişmanlıklar, endişeler, korkular, gidenler, gelmeyenler... olmadı bu hayat
evi gecindirme is yerindeki yetersiz imkanlar... eskiden yapilan hatalar pismanliklar ve sana yapilan serefsizlikler
huzursuz eden kötü şeyler, hayat akışındaki olumsuzlukların çelme takıp ayağını kaydırma düşünceleri.
yarım kalmışlık hissi.
yalnızlıktır...

istanbul gibi koskoca bir şehrin rezilliğini çekip de içinde sakladıklarını rahatça konuşabilecek arkadaş bulamamaktır. uyutmaz çoğu geceler.
yillar onca rezil oldugum bir anim,sinavlar,sorumluluklar,gormek istemedigim ama hergun katlanmak zorunda kaldigim insanlari yarin yeniden gorucek olmak
açlık... açken uyuyamıyorum. he birde eski sevgilime göbekten sarılma isteği. 3 tane yastık koyuyorum yerini doldurmuyor.
kayahan’a göre “yaşananlar”dır:

şu sıralar, sevdiğim kadın benden uzaklaşıyor mu şüphesi uykularımı kaçırıyor.
önceki gece 5'te uyuyup, öğlen 2'de uyanmak.

ayrıca survivor izleyip, yarışmalara bahis oynamak. http://sayfam.co/SurvivorAllStar
aklımdaki adam ve bir şey yazarsam beni gene engelleyeceği korkusu...
kulağıma kaçmasından korktuğum çatal avrat.
lens batması. ve kalkıp çıkarmaya üşenmek.
aniden maraton koşmaya başlayan kediniz, bir anda ytakta hareket eden sevgiliniz, o anda muhakkak sikişmesi gerektiğine inanıp avazı çıktığınca miyavlayan mart kedisi
kalp krizi geçirdikten sonra, kalbimin beni her an yarı yolda bırakmasından korkuyorum. yatağa geçince daha çok bastırıyor bu korku. uyutmuyor kalbimi dinliyorum.
it'teki pezevenk palyaço pennywise'ın sektirmeden her gece rüyanıza gelmeye başlaması.
yıllardır böyle korkuyla sıçramamıştım yatakta. hattrick yaptı insafsız resmen.