kemalist kişilik bozukluğu

bazı ne idüğü belirsiz kişileri rahatsız etmiştir. hadi bizimki bozukluk onlarınki ne acaba diyede düşündürmüştür.
ekşi sözlük başlığı.ekşide genellikle trollerin girdiği bir başlık.o yüzden düşüncelerimi yazıp yazmama konusunda kararsızım.ama kısaca söylemek gerekirse gözlemlerime göre ortak nokta küfürdür.konuda geçen kişiler en ufak eleştiriye karşın eleştiri sahibine küfür ediyor.eleştirmeyı bırakın övdüğüm bir tartışmada bile karşımdaki kişi eleştiri olarak algılayıp terslemişti bir kere.tabi eğitim sisteminin katkısı aşikar.bir de nedense bu tür konularda aklıma hep kuzey kore gelir.
kişilik bozuluğu demek yanlış bir anoloji kurmak olduğundan, hatalı olduğunu düşündüğüm başlık.fakat kemalist geyin problemi, eşcinsellikle ile her türlü problemin ilişkilendirilebileceği kurumların dayandığı politik fikirleri, bir eşcinselin nasıl içselleştirdiğinin anlaşılamamasıdır. bugün ülkede yaşanan her türlü azınlık probleminin kaynağının ulus devlet olacağız diye politik yollarla verdiğimiz imtiyazlar olduğunu görmek çok kolay iken, türkiyedeki etnik azınlıklardan bile daha kötü bir halde olan cinsel azınlıkların dolaylı olarak neyi desteklediklerini göremediklerini düşündürür. ulusal-milliyetçi ideolojileri nasıl takip ettiklerini sorgulayan insanlara karşı pek ılımlı olmalarını beklemek zaten naiflik olacağı gibi kemalizmi eleştirmek hakkımız olduğunu bir şekilde düşünmemeleri de zaten şaşılası bir şey değildir. *

not: yüz resmimi sizi de görmek kaydıyla seve seve gönderirim ancak buraya yükleyerek kitleleri azdırmak istemiyorum. *
atatürk düşmanlarının ve türk milletine içten fesatlık besleyenlerin içindekileri kusup rahatladığı başlık...
her fikirde olduğu gibi radikal düşünen ve makul düşünebilen bir taraf vardır. malesef radikal hatta körü körüne, göstermelik, saçma aşırılıklar her düşüncede rahatsızlık verebilmektedir. fakat asıl ironi, bir fikrin karşına aynı saçma aşırılık ve radikallikle çıkmaktır*.

sadece gördüklerini konuşmanın değil; düşünmenin de öneminin farkına varılması gereken bir zamanda olduğumuzu gösteren başlıktır. bunu söylerken şunu da unutmamak lazımdır. dünün muhafazakarları bugünün özgürlükçüleri; dünün özgürlükçüleri de bugünün muhafazakarları haline gelmiş getirilmiştir. acaba millet olarak bu ülkenin kuruluş felsefesinin farkında mıyız? bugün adı değiştirilip karşımıza sunulan özgürlükler neredeyse bir asırdan beri önümüzde ama kıymetini bilen olmadı. şimdi de birileri almış bunu bize ben yaptım diye pazarlıyor, ha bir de kendi icat etmiş gibi böbürleniyor. malesef ezbere okuduk, eğitildik ve yaşadık. bunun vebali bu yazıyı okuyabilen hepimizin boynuna.


(bkz: bu ne pehriz bu ne lahana turşusu)
en belirgin örnegi kamer genç'te nüksetmiş olan rahatsızlık. daha önceleri onur öymen, birgül ayman güler, muharrem ince gibi mümtaz şahsiyetlerde de görülmüştür.
bu hastalıklı ruhların varlığı elbetteki hem atatürk'ün hatırası, hem de tüm türkiye halkları açısından büyük talihsizliktir.
akp gibi başka bir hastalıklı zihniyetin yetişmesi için gerekli olan mümbit toprağın sulanması, kamer genç gibi çiçek sulamak meraklıları tarafından itinayla becerilmektedir.

diğer bir çiçek sulama meraklısı için;
(bkz: deniz baykal)


bu bozuklugu yasayanlarin sorunlari ulu onderi tanidiklari okuduklari icin desteklemeleri degil islami sevmedikleri icin ulu onderi desteklemeleridir
(bkz: anlayamazsınız)

zira ruh yok. aynı şey kendi liderlerinin! olsaydı sanki farklı olacak gibi konuşmuyorlar mı neyse bir şey demek istemiyorum sonra hasta olan biz oluyoruz.

yok yani illa biri ilahlaştırılacak işte neyin derdindesin be amığaa kodumun. yok yani hadi hayatın şifresini çözmüşün diyeceğim ama yeri gelir fanı olduğu şarkıcının/sanatçının tarafını vermezsin ama iş politikaya dönüşünce bık bık he canım heee. bela mızı vermiye
atatürk ün adını kullanarak kendi ideolojilerini dayatma yöntemiyle kullanmak . onun dışında özellikle paranoyaklık , say say bitmez .
benzin bulunmadığında su ile araç yürütmeye çabalayan ve buna önce kendisi inandıran sonrada başkalarının inanamsını bekleyen kişinin hezeyanıdır.