son zamanlarda en çok güldüren biraz vodvil tarzı bir komedi filmi. 2 seridir. birincisinde yakında evlenecekleri arkadaşları ile bir bekarlığa veda partisi sonrasında ne olduğunu nereye gittiklerini bilmedikleri bir yerde uyanan dört kafadarın gizemi çözme çalışmaları ve taib kaybolan damat adayını bulma çabaları anlatılıyor, 2. sinde ise diğer arkadaşın evlenme arifesinde kendilerini uzak doğunun bilmedikleri bi yerinde bulmalarıyla başlıyor. çok güldüm aşırının aşırısı komikli film. ayrıca (bkz: zach galifianakis) gerçeği var bu filmde. (yummy)
homofobik insanlar kadar ayol dememişimdir. ayol dememişimdir hatta. bunun sebebi lubun arkadaş ortamında bulunmayışım olabilir aslında. sanırım bu noktada yanlış olan da benim, oh god.
#direnayol'u sevdiğim gerçeğini değiştirmez ama. bi de "yasak ne ayol?" var. o da müthişti.
popülistlikte bir dünya markası olan yazarımsı. özellikle kitaplarına verdiği isimlerde bu popüler olma kaygısı dolup taşar. hepimiz birilerinin eski sevgilisiyiz gibi liseli kız tweetlerine benzer kitap isimleri koyması bunun en büyük göstergesidir.
deniz sekinin 1999 çıkışlı 2. stüdyo albümü anlattımda bulunan bence en güzel şarkısıdır. söz ve müziği deniz sekiye ait parçanın klibini nihat odabaşı yönetmiştir. şarkının muhteşem sözleri ;
bitti derken hayat yeni başlar
ve her güzel şey gibi çabuk biter
bitti dersen hayat tükenmeden
acısı içinde sürer gider
yalan, her şey yalan inan
söz ver bana umudum ol
ver de inanayım geleceğime
ne yana baksam aynı yüzler
ne yeni ne de yenileri
küçücük yüreğimle ben
sana sığınıyorum