ergen kız replikleri

baktım camdan benim ki geliyo tağam mıa? tabikisi bende çıktım evden tağam mıa? tam önüne geldim yürümeye başladım ta be... sonra ben bir ara tökezler gibi yaptım tağama mıa? tabikisi hemen tuttu kollarımdan... yani ban anladım o da bana karşı boş değilmiş yane...

arkadaşa eşcinsel olduğunu söylemek

yıllardır "arka masadaki hatun sana bakıyo ooolum" lafından sonra, yüzüne karşı söylemek isteyip de söyleyemediğiniz "yok be kanka ben hatunun yanındaki fırça bıyıklı amcaya bakıyorum" cümlesini artık rahatlıkla söyleyebilmektir.

o sandım

o zannetmek,farkına varamamak,yanlış kişi olduğunu bile bile bütün algılarını kapattığın için görememek...
en kötüsü (bkz: yanlış kişiye aşık olmak)

little merman

patates

kızartması, salatası , sulu yemeği katıldığı her yemeğe anlam katan , duyurucu mucizevi yiyecek .

fırından çıkmış sıcak ekmek

gece yarısını geçtiği vakit odamın için dolduran bu koku aç olmayan benim gibi bünyeyi bile acıktıracak kadar güçlüdür.

ahmet mümtaz taylan

bir şehre gidememek

mario levinin 1990 haldun taner ödülünü alan öykü kitabıdır.

bıraktığınız, bazen arkanızda bırakmak zorunda kaldığınız o meşhul yerlerin; özlemi olur içinizde. bazen de sizin yüzünüze tokat gibi çarpan hikayeler vardır başka dillerde. dinledikçe masal gibi gelen gerçekler. arafınıza sığınırsınız, dinlemeye korkarsınız ama bir şekilde dinlettirir işte.

--- spoiler---

"...ve yaşamaya mecbur olduğumuz tüm insan ilişkilerinde küçük sevinçlerden hep medet ummaya çalışacağız. ve bu yolun bir yerinde hiç beklemediğimiz bir anda bir hayaletin ya da şehrin tutsağı olduğumuzu anlayacağız.
...her şey bir yana, yaşananlar ne kadar yanlış olursa olsun kimi deneylerin ardından insan sürekli olarak kendine başka anlar ve insanlar katabiliyor. bu artıyı tanımlayabilmek ve başka ilişkilerde değerlendirmek zor, hatta imkansız, biliyorum. ama kimi yaşantılardan elde edilebilen küçük sevinçlere bağlanan umut, ne yazık ki her geçen gün biraz daha çok azalmaya yüz tutuyor. ayrıntıların varlığı belki de bu yüzden esaslı bir kandırmaca, dolayısıyla da bir hayata bağlanma vesilesi.
...ama sonuç ne olursa olsun hep bir yerlerde kaldığımızı, kendi hayaletimizce kovalandığımızı ve tüm çabalarımıza karşın bireysel serüvenimizde durmaksızın bir sürgünü ve tutsaklığı yaşamaya zorunlu olduğumuzu hiç unutmamamız gerekiyor..."

--- spoiler ---


--- spoiler---

evet, her şey, sanki her şey arada sırada ve en beklenmedik bir zamanlarda bana bende bıraktığın bu ilişkiyi anımsatacak.
ve sanki bir gün, gene beklenmedik bir zamanda ve belki de bambaşka bir mekanda bana geri dönebileceksin.

ama o zamana kadar çok uzun bir ayrılığı göze almak zorunda kalacağız.
kimi olay ve ilişkierin üzerine daha yürekli bir şekilde gidip gidemeyeceğimiz ise henüz bilemiyorum.
bunun için sana hep anlatmaya çalıştığım gibi yitirdiklerimizin ölçüsü çok önemli olacak.
benim içinse yalnızca iki seçenek var: o günlerde ya bambaşka bir sevdanın peşinde koşuyor ya da biraz küskün, biraz da kırgın, herhangi bir yuvaya temelli olarak dönmüş olacağım..

..
günün birinde görüşebiliriz ama ben sana artık yazmayacağım.


--- spoiler ---

kanser hastası genç kızın eline para sıkıştırmak

her ne kadar hz. ömer'i ve onun adaletini dillerinden düşürmeseler de akp'nin adaletle olan ilişkisinin ne kadar ikiyüzlüce bir ilişki olduğu defalarca ortalığa saçıldı.
iett vurgunu, unakıtan beyefendi zamanındaki akrabalara özel vergi indirimleri, erdoğan'ın kaynağı bilinmeyen zenginliği, deniz feneri, kentsel bölüşüm furyasındaki hesap vermez "ben yaptım oldu"mcu kibirli tavırlar...
bu ekonomik talanın yarattığı yeni muhafazakar zengin sınıfların ölçüsüz açgözlülügü, nobranlığı...
uludere'de hala adalet isteyen, yavrularının parçalanmış cesetlerinin yasını tutan insanlara, "parası neyse veririz" mantığıyla sonsuza dek susmaları için rüşvet öneren bir iktidar...
son on iki yıldır iktidarın adalet konusundaki gönülsüzlüğü, belki de akp'nin toplumun adalete o kadar da ihtiyacı olmadığını düşünmesinden kaynaklanıyor.
yurdun dört bir yanını (gkz: avm)'ler ve toki evleri ile ören kalkınmacı bir yönetim var karşımızda. ne de olsa, "mühim olan kalkınmaysa gerisi teferruattır"
hz. ömer'in adaletinden çok muaviye'nin kalkınmacı yöntemlerini benimsedikleri çok açık. hak isteyenlerin sesini ise, "herkes için adalet, herkes için özgürlük" prensibi ile değil de, osmanlı'nın ulufe dağıtma mantığı ile çözmek istiyorlar..
yüce gönüllülüğün de böylesi...

ayı sözlük yazarlarının penis boyları

güneş doğacak

burcu mu? ben ise başlığı okuduktan sonra ister istemez şöyle devam ettim:
... açacak çiçek çav bella çav bella çav bella çav çav çav...

ezan okundu mu diye soran insan

namaz vaktini gayet iyi bilen ve yanındaki müslüman arkadaşına bir şeylerin imasında bulunan insandır. islam dininde örnek olmak ve teşvik etmek vardır.