moonlight

2016 abd yapımı drama filmi. henüz izleme fırsatı bulamasam da altın küre ödüllerinde 6 adaylık ve en iyi drama filmi ödülünü almasıyla dikkatimi çekti. sanırım lgbt teması da içeriyor.


8 dalda oscar adayı gösterilen film, bugün ülkemizdeki sinemalarda gösterime giriyor. izlemeden olmaz.
eşcinsellik, siyah olmak, uyuşturucu batağına saplanan hayatlar ve öncesi, sonrası. hangi ülkede yada coğrafyada yaşadığınızın bir önemi kalmıyor bazen eşcinselliğini yaşayamayan insanlar her yerde mevcut. aile baskısı, mahalle baskısı, akran zorbalığı. içine kapandıkça açılma girişimin bir o kadar zorlaşıyor. chiron'un 3. bölümüne yani black dönemine geçişteki sürecini, neler yaşadığını cidden merak ettim. yani o kısımda ciddi kopukluk hissettim. ama belli ki değişim noktasını verip geçiş yapmış senarist. beklentim daha yüksekti. neyse spoiler vermemek lazım, izleyin anacım.
film iyi. yani iki kelime anlatılacak bir film. başıma bir şey gelmeyecekse; beklentimin altında kalan filmdir. oyunculuklar iyi evet.
şimdi eleştireceğim yer; yani eşcinselliği artık kendi normatif kurgular içerisinde değerlendiren filmler görsek daha iyi olmaz mı? mesela neden sürekli dramatik ya da
bir olamamışlık hikayesi anlatılmak zorunda. oscar'ın istediği konular bir de..

--- ( spoiler) ---
filmin en güzel yanı; cucurucu paloma şarkısı ile pedro almodavar'ın "konuş onunla" filmine atıf yapmış olmasıdır.
--- (spoiler) ---

mtv'nin best kiss award yılın en iyi öpüşme sahnesi ödülünü de kazanmışlar.
ayrıca aramıza yeni katılan bir yazar. hoş geldin.

(bkz:askk)
hoş gelmiş safalar getirmiş olan yazar.
o kadar gay filmi izledim, bir tek bu filmdeki ana karakteri kendime yakın buldum. hatta 4-5 yıla kadar bütün eşcinseller benzer zorluklardan geçmiştir diye düşünürdüm, eşcinsel alemine dalana kadar. herhalde duygusal olmak eşcinsellikle bağıntılı değil. bunu kavradım ama duygusal bir eşcinsel olmak çifte zorluk demek. öyle her şeyi siktir edip hayatınıza devam edemiyorsunuz. hele ki lise, orta okul dönemlerinde filan akran istismarına maruz kalabiliyorsunuz. fakat beni üzen bir şey de eşcinsel ortamlarındaki gaylerin duygusal erkekleri dışlayıcı ve aşağılayıcı tavırları oldu. burada bile bana homofobik ve ayrımcı diyen tipler, özümü eleştirip beni dışlama yoluna gittiler. bunun için ağlayacak halim yok ama keşke iki yüzlü olmasak. bu filmdeki gibi bir karakter olup hayatı sürdürebilmek öyle zor ki.

hele de birine aşık olmuşsanız, yıllar geçse bile onu unutamama hali oluyor. insanların doğalarını reddedip bunları aşağılamak çok insani gelmiyor bana. toplumdan dışlanıyoruz filan diye şikayet ediyorsunuz ama yeri geldiğinde sizden âlâ dışlayıcı da olmuyor. ama şimdi güçlüyüm, bitches.