ne kadar sallarsan salla dona düşer son damla

isveçli bilim adamlarının çözüm bulamadığı insanlık ayıbı.
sisyphos tanrılara karşı suç işlemiş kişidir, onlarla boy ölçüşmeye giriştiği için de ölüler ülkesinde korkunç bir cezaya çarpılır. dona düşen son damla da bunu tam karşılar... ne kadar uğraşsa da sisyphos o kayayı bir türlü tepeye çokaramamıştır. odysseus'dan küçük bir alıntıda şöyle anlatır:

sisyphos'u gördüm, korkunç işkenceler çekerken;

yakalamış iki avucuyla kocaman bir kayayı,
ve kollarıyla, bacaklarıyla dayanmıştı kayaya,

habire itiyordu onu bir tepeye doğru,
işte kaya tepeye vardı, varacak, işte tamam,
ama tepeye varmasına tam bir parmak kala,
bir güç itiyordu onu tepeden gerisin geri,
aşağıya kadar yuvarlanıyordu yeniden baş belası kaya,
o da yeniden itiyordu kayayı tekmil kaslarını gere gere,
kopan toz toprak habire aşarken başının üstünden,
o da habire itiyordu kayayı aşarken başınınüstünden,
o da habire itiyordu kayayı, kan ter içinde.

insan yaşamının anlamsızlığı içinde insan onurunun gene de, dış etkenlerin anlamsızlığına, koşulların kaçınılmaz baskısına karşın zorunlu olan yükü bile bile taşımayı anlatır bu hikaye... sisyphos'un bu korkunç işkenceden herşeye karşın bir zevk duyduğunu, bilincin verdiği sevinçle bir çeşit mutluluğa, umutsuzluğun mutluluğuna erişebileceğini anlatır... bu yüzden ne kadar sallarsan salla dona düşer son damla yani bile bile ladestir bu...
pipinin nasıl sonsuz bir kaynak olduğunun göstergesi. o yüzden amcalara çük gösterme merasimi '' şeytan doldurur '' uyarısıyla yapılmalıdır.
the simpsons movie filminden aklımda kalan tek diyalog olsa gerek.
anatomik bir engellenemezlik, çaresizlik veya kifayetsizlik gibi birşeydir...
ama bu da hoştur bence... keratanın haylazlıkları olarak görülmelidir...
hem yerçekimi diye bir şey var tabi. havaya uçacak değil ya o son damlacık... *
donsuz işenerek çözülebilecek hadise. *