sevişmeden sevgili olunmaz

"dil dile değmeden dil öğrenilmez"in romantiği
asıl sevmeden sevişmek bazen eğlenceli olsa da hayvanidir, yaban tat verir sonradan... var mıdır tutkunun tekleşmesi gibisi diye sordurtur adama
sevgili olunmadan sevişilmez. yoksa sevişmenin ne anlamı var
sevgili olunabilir ama bir sevgiliden beklediğin yakınlığı anca seviştikten sonra görebilirsin. öncesinde aranızdaki seks enerjisi doğal davranmanızı önler ve kendinizi kasarsınız sürekli. ama bir kez seviştikten sonra hem de güzel bir sevişme gerçekleşmişse işte ilişkiniz o andan itibaren başlıyordur.
bir ibne söylemişti, kim olduğunu hatırlamıyorum. benim lafım değil yani alıntı yapıyorum: heteroseksüellerle bizim aramızdaki en büyük fark onların sevişmeden önce aşık olması bizimse seviştikten sonra aşık olmamız...

katılıyor muyum? sanırım evet. bunun nedeni eşcinsellerin tüm olayının seks olmasından kaynaklanıyor. ev bark kurmak gibi bir motivasyonla hareket etmediğimiz için her şeyin ölçütü seks oluyor. heteroseksüeller ise başka kriterleri de göz önünde bulunduruyor ve hatta başka kriterler bazen ağır bile basabiliyor. belki de aşık olmuyorlardır ama manevi temeller bu tip şekilsel temellerden çok daha sağlam bir ilişki inşa ediyor.

heyecan, gizem, bir bedeni keşfetme arzusu, merak, henüz elde edilmemiş olanın cazibesi... bunlar biz eşcinsellerin artık çok çok uzağında olan güzel şeyler. çünkü illa sikişmemiz gerekiyor. pizza siparişi verir gibi interneeten ısmarladığın adamlarla başka neyi paylaşabilirsinki hem? yatağını, sikini ve götünü... ha işte olur da adam seni yatakta havalara uçurdu, ayağını yerden kesti, ki muhtemelen bu arkadaşın büyük de bir penisi falan vardır. işte o zaman aşık oluruz. buna ne kadar aşk denir onu da bilmiyorum...