stalklamak

hoşlandığım erkeklerin profillerine uygulamayı çok sevdiğim iş. o sayfayı aşağı indirirken, "acaba ne çıkacak" heyecanı beni öldürüyor. birbirinden tatlı, iç ısıtan resimleri görmek, "ilgilendikleri" kısmına büyük bir heyecanla tıklamak... ohyş.
eski sevgili ya da müstakbel sevgili adayına yönelik en çok yapılan gezinme, yoklama çekme, kurcalama eylemi.
türkçeleşmiş saçma sapan bi kelime. "takip etmek" neyinize yetmedi?

neyse. bide "stalking aşka dahildir" diyenler var. en kekoluğumla, bu önermeye katılıyorum. şimdi türkiyede kimse kolay kolay stalker olmaz. bi filiz aker vardı, ingilizcede kastedilen filiz aker gibi kadınlar ya da erkeklerdir zaten. ama bir türk gencinin sosyal medyada stalk yapması kadar doğal bişey yoktur. çünkü biz kültür itibariyle önce aşık olan, sonra aşk "yapan" kişileriz. onun için bizde "platonik aşk" kavramı da ingilizcede kastedilenle aynı şey değildir.

türkiyede cinsellik özgürlük olmadığı için bizim için aşık olmanın aşk yapmaktan daha kolay olması kadar doğal bişey yoktur. biz aşık oluruz, uzaktan izleriz, arabeske bağlarız çünkü "arabesk"in ta kendisi türk kültüründe var olan bir şeydir. uzaktan sevmek o kadar doğaldır ki bizim için, mesela sevdiğimiz kişiye kavuştuğumuzda ve onun bizi cinsel olarak tatmin edemediğini hayal ettiğimizde bunu dert etmeyiz çünkü "kavuşunca aşk olmaz" anlayışı bizde hakimdir.

oysa elin ecnebisi çok çabuk yatağa girer, yatakta falan da puanlar partnerini, ondan sonra "aşık oldum" beyanında bulunur. herangi bi amerikan dizi/filmini izleyen bunu görür. bazı kültürleri tanımak için o topraklarda bulunmaya gerek yoktur.

bu nedenledir ki onların "platonik"le kastettiği şey daha eflatunvaridir, evet, onlardır asıl sevgili filozofu anlayan, fakat bu bizi yanlış yapmaz.

bence bizimki daha değerlidir, onlar bizi hiçbir zaman anlayamaz, çünkü onların kültürlerinde mesela divan şairleri yok. bizde çok güzel şairler var gül ile bülbülün aşkını anlatan. gül maşuktur, bülbül aşık. bülbülün böğrü kanar. gülü seven dikenine katlanır gibi şeyler. hepiniz liseden biliyosunuz. bizde bu kültür, zor arapça-farsça kelimeler, aruz ölçüsü vs nedeniyle sadece lisede kalmıştır fakat divan edebiyatı, ingiltereyi bile etkileyen bi edebiyattır.

hafızam beni yanıltmıyosa ispanyol bi prenses, ingiltereye (ya da britanya mı demeli?) etkilendiği bu kültürü sokmuştur. aşık olunan kişinin tanrısallaşması, ona ulaşmanın imkansız olması, bu imkansızlığın sevilmesi, yılmaz erdoğanın "ben senin beni sevebilme ihtimalini sevdim" olayı.

tahmin edin bu kadın bu oryantal kültürün etkisi altında nasıl kalmıştır? ispanyadaki müslümanlar dersem anlarsınız.

yani işin temelinde yine doğu-batı çatışması var. biz türkiye olarak her iki kültürden de barındırdığımız için kolaylıkla yorum yapabiliriz ki, doğuda yaşanan aşk, aşka bakış açısı, çok daha doğal ve masumdur, bu nedenle stalking aşka dahildir.

fakat ecnebiler bunu asla anlayamaz. siz onlara, "ben birini 10 yıldır unutamıyorum," dersiniz, onlar size, "manyak mısın olm?" diye cevap verir.

bunu takmayın. gerçekten aşık olan tarafın siz olduğunuzu unutmayın. ve aşık olduğunuz kişiyi öldürme gibi planları tasarlamadığınız sürece sağlıklı olduğunuzu bilin. öyle bi plan falan başladıysa sizde, mutlaka bi psikiyatrdan yardım alın.

sevgiyle kalın, hoşça kalın.
her gün yapıyorum zaten ben bunu ama sevdiğim ya da hoşlandığım biri için değil tanımadığım insanlar için diğer türlü instagram gibi sosyal iletişim ağını nasıl kullanıcaksınız ki facebook ta bile kim ne yapmış ne etmiş diye uzun zaman sonra bakmıyor musunuz valla ben bakıyorum şahsen yani bunun ismi ister stalk olsun ister röntgen yapıyorum yapıyorsun yapıyoruz kandırmayalım kendimizi
(bkz: sahte hesap açan ex’in aklınca sizi test etmesi)
en azından sizinle alakalı aynı şeylere farklı kullanıcı adı üzerinden tekrar ulaşacaktır. ex’imin yaptığı şey için üzülsem de gizliden bu durumu hoşuma da gider.
ama adamın hası, direkt yazar, dolambaçlı yollarda gezinmez.
kimse bilmez ama vaktizamanında en iyi myspacete mümkündü. myspace o zaman facebookun etkisinde kalmamış, daha arınık bi siteydi. bayaa bayaa aradığın birinin fiziksel özelliklerini girerek profiline ulaşabileceğin kadar geniş bi filtre sistemi vardı, hatırlayanlar bilirdi. ünlülerin gerçek myspace profillerine ulaşmak için eşsiz benzersizdi. mesela benim çok sevdiğim sarışın, ela gözlü, kanadalı bi ünlü vardı, bu özelliklerini girerek resmi profiline ulaşmıştım. aynı özelliğin facebookta olduğunu düşünsenize bir? tamam graph search var ama myspace in filtresinin yanında devede kulak kalır. ben facebookun da myspace gibi geniş bi filtresi olsun diye grup açmıştım vaktizamanında facebookum varken, arkadaşım hemen, "facebook tanıdığın kişileri eklemen içindir, tanımadıklarını değil" diye cevap yapıştırmıştı ama ben senin kadar popüler değildim arkadaşım, benim o kişiye ulaşmam lazımdı.
en son çıktığım çocuk soy ismini söylerken "sıkı dur çok komik bir soyadım var" demişti. duyunca gülüp şaşırmış gibi yaptım ama esasen stalk'layarak çoktan öğrenmiştim. o da beni stalk'lamış zaten, söyledi. eskiden olsa imkanı yoktu, bütün verilerimi özenle gizliyordum ancak artık sosyal medya hesaplarımda yarı anonim takılıyorum ve bıraktım insanlar biraz eforla hiç değilse hakkımda azıcık bilgiye ulaşabilsinler. öbür türlü iki tarafın da keyif aldığını sanmıyorum çünkü itiraf edelim, stalk'ladığımız birinin mahrem bilgilerine erişmek büyük keyif veriyor.