starbucks

white chocolate mochasına ayrı,chai tea lattesine ayrı,mysto x raspberry cake kombosuna ayrı aşık olduğum kahve zinciri.
arkadaşlarla flat white eşliğinde, karne doldururken canımız sıkılmasın diye bir köşesine sindiğimiz yer. saatlerce laptop üzerinde çalışabiliriz, artık bu gaz bizi 1 hafta götürür. swh
ismini duyduğumdan beri sanırım en fazla 3 kere gittim bu kahve zincirlerine geziden beri de hiç gitmedim. özellikle kaçıyorum. ne buluyor insanlar burada sırf ismi var diye içeride oturunca elit olunduğunu mu düşünüyorlar yazık lan. kahveleri de bişeye benzese içim yanmayacak. aynısını evde de yapıyoz.
kahvelerin bazılarını evimde yapabiliyorum. haa, tadı aynı mı? değil. olsa, alonebear mocha’yı piyasaya sürmüştüm.
arkadaşlar beğenmiyorsanız gitmeyin bu kadar basit.
bu ne tatava kardeşim?
kendimi elit hissetmek istersem kesinlikle gitmeyeceğim kahvecidir. rahat olması, gittiğim şubesinin büyük olması ve başınızda bekleyen bir garson olmaması yüzünden tercih ettiğimdir. bir de çalışan baristaları seviyorum, iyi çocuklar. şiddetli depresyon yaşadığım ve tek konuştuğum insanların onlar olduğu zamanlarda ya ekstradan bir bardak kahve verirlerdi ya da halimi hatrımı sorarlardı "abi iyisin değil mi" diye. bu da gloria jeanslerde ya da bilimum kahvecilerde olduğundan daha samimi geliyor, onun da bir etkisi var.

bir de polar pijamamla günü kah okuyup kah netflixte takılarak sıkılınca da insanlara bakarak harcayabildiğim kalabalık olsa da ben de huzur yaratan bir mekan. en azından gittiğim şubesi öyle.
üstteki yazara katılıyorum. kendimi elit hissedeyim diye ya da ucuz-pahalı muhabbeti yüzünden gitmiyorum. bir kahve alıp bir şeyler izleyip rahatça takılıyorum. kahvem bitince garsonlar gelip 'bir şey ister misiniz?' diye sürekli taciz etmiyor. sırf bu soruyu,bazı mekanlarda,yarım saatte bir duyduğum için sinir krizi geçiriyorum.bir kahve içiyorum,rahat bırakın la insanı.
kışın sadece ginger bread latte
yazın sadece cool lime için girdiğim mekân.
bir bardak kahveye maksimum miktarda kesilebilecek erkek kesilen yer.
eğer dışardaysanız ve beklemeniz gerekiyorsa starbucks güzel bi yer. ayrıca o pahalı havalimanlarında ise vahadır. o koltuk kapılacak ve beklenilecek kahve ve cookie ile. bazen meyve oluyordu. sindirim sorunu yaşıyorum her seyahatte o meyve bardağı güzel oluyo. taze demlenmiş filtre kahve kalorisiz olduğundan genel tercihim. sabahları da americano. sonbaharda tabi ki pumpkin spice latte. ağır yemeklerden sonra okka'da yaptıkları sade türk kahvesi. vanilyalı latte ise her saate uygun.
bir kere petra’da kahve içerseniz, aslında starbucks’ın kahveyi fazla kavurduğunu ve haliyle de yaktığını anlarsınız. asıl kahveyi “yumuşak içim ister misiniz” diyerek sattıkları kanaatindeyim. hem pahalı hem de pis bulurum.
  • /
  • 4