yürüyorum hasretin, acının üstüne
sığmıyorum dünyaya dar geliyor
geceler mi uzadı ? bu karanlık ne?
gönlümün bayramları şenliği söndü.
seni kimler aldı?
kimler öpüyor seni?
dudağında dilinde ellerin izi var.
hakkında yazılmış o kadar olumsuz yorumun yanında kendisini seven pek çok yazar var sözlükte. nasıl biri olduğunu bilmiyorum ama iyi künefeden anlamadığı aşikar.
gece gece akla gelmesi bile ağoz suyunu akıtır. birbiçer, kaburgacı yaşar ve bedo benim favorilerimden. ha o kadar çok küçük kebapçı var ki bir çoğu da efso. o sebeple denemekten korkmayın. yanına da bir duble rakı *
istanbul, mersin, adana, ankara ve izmir'de de yeme şansım oldu lakin hiçbiri gerçekten künefe değildi. ya közde pişmemişti ya tereyağı kulllanılmamıştı ya da peynir gerçekten künefe peyniri değildi. en iyisi antakya'da yapılır efenim. ama gidip de köprü başı künefecilerinden yemeyin. köz ateşinde yapılan, iri çekilmiş kadayıf kullanılan yerlerde yiyin. adres isteyen yeşillendirsin *
geçiyor be. ayrıldıktan sonra üzülmüştüm ama öyle depresyonluk bir durum olmamıştı. taa ki yanında başka birini görene kadar. yataklara düştüm, hastalandım. aradan 1 yıl geçti ve aşk acısı da geçti be sözlük. haa fotoğrafını görünce hala içimde bir yerler sızlıyor o ayrı.
kimse bana iltifat etmiyor la. eskiden gözlerin ne güzel falan derlerdi de şimdi hiçbir şey diyen yok. boka da benzemiyorum neden sözlük nedenn kimse bana iltifat etmiyor ?
çok şükür bin şükür seni bana vereneeee diye diye izledim yeni sezon ilk bölümü. özlemişiz, özleşmişiz. her karakteri ayrı ayrı sevmeme rağmen karen ve annesi shila (nasıl yazılıyordu bu la ?) geri dönse çok şükela olur.
ya ne biliyim böyle allah affetsin tarzı bir çerez. karışık çerez tabağında sürekli en sona kalan , unutulan, sevilmeyen, pis nalet bir çerez. eyyorlamam bu kadar *
zamanında olmuştu, yapmıştım. çünkü seviliyordum sözlük. daha doğrusu sevildiğimi zannediyordum ve fark etmeden bende kendimi seviyordum. güzeldik o zamanlar. güzel günlere olan inancımız vardı çünkü. o vakitler çekildiğim fotoğraflarıma bakıyorum nasıl yakışıklı , mutlu görünüyorum. ama şu an? bırak kendini sevmeyi kendime tahammül bile edemiyorum. sürekli kendimle kavga ediyorum, en sevdiklerimi üzüyorum. aynaya bile bakmak istemiyorum çünkü gördüğüm kişiden hiç haz etmiyorum. ve en önemlisi bırak güzel günlere olan inancımı, hiçbir şeye inanmıyorum artık.
erik turşusu, pattes kızartması ve tabii ki şu an tuvalete gitmezsem şuraya bırakıcam dedirten çiş yapma isteği * nasıl unuturum? bir de bira göbeği. kendisini seviyorum dostlar, benim bir parçam oldu.
evet buyrun , benimdir o. et, tavuk, balık, meze, salatalar, makarnalar, ve az da olsa tatlılar benden sorulur. ha iyi bir de sakiyimdir laf aramızda *
geçen sene tam olarak kendisiydim.bu sene 21 olarak yolumuzdayız.üstteki girdide sesleri çıkmaza falan aldırmayın.çoğu partnerimden “hayatımda ilk kez böyle ...” laflarını duydum.yaşın önemi yok pasife göre değişir o işler.
bayağı heyecanlı ve nefes nefese olmuştu. ardından sokağa çıktığımda kendimi muhteşem bir şey yapmış gibi hissediyordum. özgüvenim arşa çıkmıştı sanki. e tabi ergenlik işte. bu da böyle bir anımdır.
alışverişe gitmek ve dönüşünde psikolojikmen ateşim varmış gibi hissetmek :( aldığım her şeyi dezenfekte etmek. kargocu, servis elemanı vb kişiler kapıya gelince yaklaşamamak. sonra çok afedersiniz cinsel hayatımızın bitmesi. daha ne olsun!
çok şükür bin şükür seni bana vereneeee diye diye izledim yeni sezon ilk bölümü. özlemişiz, özleşmişiz. her karakteri ayrı ayrı sevmeme rağmen karen ve annesi shila (nasıl yazılıyordu bu la ?) geri dönse çok şükela olur.