wolfgang amadeus mozart

klasik batı müziğinin en etkili ve en büyük bestekarıdır. 626 esere imza atan büyük müzisyen yaşamı boyunca hiç ödül almamıştır. * <br>
en büyük müzik dehalarından biridir. avusturyalıdır.
yeni bebek sahibi çlftlerin <br> <br>+bebeeemm mozart dinlemeden uyuyamıyo vallahi <br> <br>diyerek etrafa entellektüel oldukları havasını verme çabalarının bir parçasıdır
amadeus adında otobiyografik filmi vardır. etkileyici bir görsel şölen.

--spoiler--

mozartın gerçekten böyle öldüğü ve defnedildiğini görmek şaşırtmıştı beni

--spoiler--
hayatının o dönemin ünlü müzisyenlerinden salieri'nin gözünden anlatıldığı 1984 yapımı amadeus filmi vardır. filmin yönetmeni milos forman şahane bir iş ortaya çıkarmıştır ki benim baş ucu filmlerimdendir.
dünya mirası adına mihenk taşıdır
requiem parçasına özellikle lacrimosa bölümüne aşık olduğum klasik batı müziğinin bestekarı. bekarlık döneminde bir kadın düşkünüdür. amadeus isimli filmi izlerseniz çok şey kazanırsınız
avusturya salzburg'lu klasik dönemin ve müzik tarihinin en ünlü bestecilerindendir. müziğin matematiğini içgüdüsel olarak bilen ve bunu geliştiren; solo , konçerto, senfoni, üvertür, süit ve koro... için yazdığı 800'ü aşkın eseri ile zamanının en üretken ve fazlasıyla çeşitli ürünler ortaya çıkaran bestecisidir. küçük yaşlarda babası sayesinde saray müzisyenliğini görmüş daha sonra zamanın ruhuna uyarak ısmarlama eserler yaparak geçimini sağlamıştır. malesef bir çok meslketaşı gibi kıt kanaat geçinen besteci 30 lu yaşlarında hayata gözlerini yummuştur.
(bkz: lacrimosa)
(bkz: requiem)
biyografisi okunduğunda babası tarafından ne kadar sevildiği, yetenekli bulunduğu, desteklenildiği, üstün tutulduğu görüldüğünde gülümsetiyor. dünyada kim bilir kaç tane mozart var babası tarafından sevilmediği, müzik sanatına değer verilmediği, desteklenmediği, yeteneğinin köreltildiği için haberimizin bile olmadığı, sanatın ve sanatçının öksüz kaldığı. :( wolfgangı bizlere armağan eden leopold mozarta saygılarımı sunarım. sadece dünyaya gelmesine sebep olduğu için değil, çok küçük yaşlardan eğittiği, onu bir müzik aşığı haline getirdiği, ve sanat dünyasına atmak için şehir şehir , ülke ülke gezdiği için.