affedin beni

cemil ipekçi'nin hayatını anlattığı kitabının ismi. nasıldır, nedir bilmem ve cemil ipekçi'nin kararsız ve tutarsız açıklamalarının eşcinsellere bir hayrı olmadığını da düşünürüm ama kitabın tanıtım toplantısında "aşkın kimliği, cinsiyeti olmaz" diyerek benden bir artı puan aldı.
giriş cümlelerinden biz eşcinseller için aydınlatıcı ve bi nebze de olsa rahatlatıcı, sanki dertleşmek gibi olacağını düşündüğüm kitaptır. "sizin yapıştırdığınız rolleri yaşamayıp kendi seçimlerimi yaşamak istediğim için affedin beni" tarzında bir sürü güzel cümle kurmuş. biraz sitem dolu, duygu yüklü bir kitap olduğunu hissettirdi bana. okumayı düşünüyorum.
dinledikten sonra söyleyecek bir şey bulamadım. tek kelime ile muhteşem idi. ağzına, diline, yüreğine sağlık.
cemil ipekçi'den gelince insanın önce 'hayatlarınızı zehir eden iktidara destek verdim, affedin beni' şeklinde algıladığı, işin ayrıntısına girince ise eşcinsel olması bir tarafa bırakılınca hayatını birkaç zengin semtinde geçiren diğer tüm beyaz adamlardan pek de farkı olmayan birinin 'altın varaklı evimdeki düşsel acılarım' temalı kitabı.
özet geçeceğim. işte o şiir;
cemil ipekçi'nin eşcinsel hayatı özetler nitelikte olan tüyler ürpertici şiiri...
üstteki yazar tam metni video olarak eklemiş.

bir gün yok olacağımızı bildiğim için, var olmanın keyfini çıkardığım için,
affedin beni...
sizlerin "aptalca" bulduklarınız bana keyif verdiği için, saçmalama hakkımı hep kullandığım için, saçmalıklarımı da aptallıklarımı da çok sevdiğim için,
affedin beni. . .
bunun için af dileyecek duruma sokan hayata yazıklar olsun. yaşamak için af dilemek... var oluşu için af dilemek...
bir insan olarak başına gelmiş olanların üzücü olmadığını asla söyleyemem. koca bir ama bırakacağım:

sırf aynı gökkuşağının altındayız diye son pişmanlığının fayda etmeyeceği gerçeğini bilmesi daha iyi olurdu. işlerini ve bağlantılarını kaybettikçe fark etmesi üzerine, ağdalı ve ironik bir biçimde bunu pazarlamaya çalışmasını ne yazık ki samimi bulmuyorum.