akp'yi sevmeme nedenleri

göt kılları ve hüloğlar dışında bu ülkede bu topluluğu sevmeyenler var. yapılan gözlemler ve duyumlar neticesinde sevmemek için bir çok sebep var:

- ulu önder mustafa kemal atatürk'ü her daim yok sayıp onu silmeye çalışmaktadırlar.
- muhafazakar gibi görünüp bunu da halka dayatmaktadırlar. sadece sunni vatandaşları varsaymaktadırlar.
- ırkçıdırlar. ülkede sadece türk ve sunni vatandaşları görmektedirler. aleviler ölmeli zaten ne işleri var bu ülkede(!)
- dindar görünüp ayakkabı kutularında gemicikler yüzdürmüşlerdir.
- 3 5 tane kadınla olabilmek adına başa gelir gelmez zinayı suç olmaktan çıkartıp kadının değerini ortaya koymuşlardır.
- kamuda çalışan memurlara baskı yapmaktadırlar. onlardan değilseniz tayininiz olmaz işiniz aksar ve yükselemezsiniz.
- ergenekon ve balyoz gibi medyatik davaları ortaya atıp halkın devlete olan güvenini sarsmıştır. peşine de tutukluluklarını sonlandırıp hiçbir şey yokmuş gibi davranmışlardır. halbusü kendi 4 bakanı ve 4 oğlu telefon kayıtları ve görüntüler olmasına rağmen cillop gibi yaşamışlardır.
- çok basit bir kavram "vatanını sevmek" herkes bu vatanı sever doğaldır hiçbir ideoloji barındırmadan doğusundan batısına sever. yaşadığın ülke ve senin kültürün, aşina olup sempati duymak doğaldır. fakat bütün bunlar oluken vatanı severken akp ile bir tutup sevemiyorsun. ikiyüzlülükler içinde yola devam, tek bayrak türkiye ıvır zıvır deyip çalıp çırpan bir parti hükümetiyle bu ülkeyi sevemezsin.
- vatandaşlara kişisel hakaretlerde bulunmuş aynı zamanda yumruk atmış bir lideri olan partinin sevilmesi ikiyüzlülüğü de temsil etmiyor mu sizce?
- birçok kamu kurumunu özelleştirmiş müzeleri otele dönüştürmüş, manevi değerlere saygısı olmayan topluluktur.
- 18 yaşındaki işsiz ve öğrenci olmayan kişileri direkt borçlandırması, nolyo aq?
- özgürlükleri kısıtlayıp yasakçı zihniyeti empoze etmeye çalışmaktadır.
- kendinden olmayan yaşam tarzlarını örselemektedirler. farklı yaşam tarzlarına saygı göstermeyip bunu cezaya dönüştürmüşlerdir.
- ahh polis devleti, aranızda biber gazı yemeyen kaldı mı?
- eleştirebiliyor muyuz onları sosyal medyada ya da çevremizde? hayır. onları eleştirmek suçtur.
- kusursuz torpille kadrolaşmaları gözlerin ta içine sokulmaktadır. işsiz isen sorumlusu onlardır.
- bakanlıkların verdiği eğitimler kendi otel ve çıkarları doğrultusunda gerçekleştirip bundan gelir etmektedirler. belediye ihaleleri yine kendilerinin elinde.
- uyuyan milletvekillerinin aylığı benim hayalimde göreceğim bir rakamdır. bunun neresinde hak hukuk allah kuran kitap var?
- halk arasında kutuplaştırma yaparak biz siz sen ben o ayrımları
- aşırı yüksek vergiler

hala bu partiyi övmeye çalışan insanları ben kişisel olarak şöyle görüyorum, buna saygı duy ya da duyma sikimde dahi değil.

akpli bir bireyin kesin bir çıkar var, ya işini onlar bulmuştur ya da düzenli gelir etmektedir onlar sayesinde. ya da onlardan gibi görünerek işyerinde yükseliyordur. kamu içinde bunlar sıklıkla oluyor. cemaatle bozuştuktan sonra samimi söylüyorum namaza giden kişi sayısında ciddi azalma gözlemledim. eskiden insanlar camilerde personel kartlarını unutmuş gibi yaparak isminin anons edilmesini istiyordu, camide kartınızı unuttunuz litfen gelin alın. her hafta insanlar göt kadar personel kartına sahip çıkamıyordu.

akpli bir birey eğitim, sosyo kültürel değerleri düşüktür benim gözümde. aklın yolu birdir. benim için bunları ifade eder. dolayısıyla yukardaki tüm maddeleri destekleyendir.
fuckbuddy'ime striptiz yaparken kapıyı çalıp başkanımızın selamı var diye kahve uzatmaları.
yukarıdaki girilerde belirtilenlere ek olarak:

- sistemi değil, bireysel ve ideolojik çıkarları destekleyip büyüttüler.
- klasik cumhuriyetin faşist yönüyle hesaplaşacağız deyip, kendi faşist yapılarını kurdular. hiç utanmadan ileri demokrasi diyerek kakaladıkları zıkkım, 12 eylül zihniyetinden farksız!
- devleti oluşturan kamu kurumlarındaki örfi sistemin içine sıçarak (gelenekleri ve teamülleri yok edip) parti devletine dönüştürdüler.
- bilimsel harcamaları desteklemediler; sanatçıları aşağılayıp "gereksiz" ilan ettiler!
- diyanet işleri başkanlığına verdikleri bütçeyi her yıl inadına artırarak, ülkenin ve halkın acil ihtiyaçları ve talepleriyle dalga geçtiler!
- mezhepsel ayrımcılığı ve bölünmeyi hep teşvik ve telkin ettiler.
- muhalif olan bireyleri, sivil örgütleri ve kurumları, alenen tehdit ederek ezdiler, yok saydılar ve yok ettiler.
- abd'nin tezgahları ve desteğiyle geldiklerini bildiklerinden ve güç sarhoşluğuna yakalandıklarından dolayı, demokratik seçimle gitmeyi bir türlü kabul edememekteler.
- cumhuriyet tarihinde ilk kez, mahkemelerin ayak bağı olduğunu söyleyerek ( rte'nin birkaç beyanında alenen söylenmiştir!), 2008'den itibaren aşamalar halinde, kör topal var olan yargı bağımsızlığının ırzına geçip, yargıyı yürütmeye bağladılar.
- yolsuzluk ve yoksullukla mücadele edeceğiz diye gelmişlerdi, ama, türkiye ve dünya tarihinde tarihinde eşi görülmemiş büyüklükte ve örgütlülükte bir ihale fesatçılığı sistemi kurarak, yolsuzluğun kitabını yazdılar! (100 milyar dolar üzeri meblağlarla ifade edilen)
... e daha sayalım mı?
yetmez ama evetçilere kapak olsun!