arkadaşının gay olduğunu nasıl anlarsın

özsel tortopun yazdığı bir çeşit röportaj niteliği taşıyan bir yazı herkes aklınca bir şeyler yazmış fakat en ilginci yine bir geyden gelmiş;

"ben de bir gay’im. ve bizi tanımanız hiç de zor değil aslında...

işte size bizleri tanımanız için birkaç ipucu…

bir erkek;

-fazla duygusalsa,

-aşırı bakım yapıyorsa,

-madonna’yı çok seviyorsa,

-olaylara aşırı tepki veriyorsa, bazı konularda kadınlarla yarış halindeyse,

-ferzan özpetek filmlerinin hepsini biliyorsa,

-homofobikse,

-fal bakıyor ve baktırıyorsa,

-yatağa girdiğinde hep bahaneler uyduruyorsa ve ilişkiye giremiyorsa,

-konuşurken ellerini çok fazla kullanıyorsa,

-sürekli izlediği bir türk dizisi varsa,

-diyet yapma takıntısı varsa,

-iç çamaşırları fazla estetikse,

-en önemlisi de en yakın arkadaşları kızsa gay’dir. " kerem t.

yazının tamamı için
http://www.posta.com.tr/yasam/YazarHaber...


e ne dersiniz sizde de var mı bunlar? yoksa arkadaşımız bizim adımıza yanlış mı konuşmuş ? peki ya hepimizin birbirimize benzeyen önemli yanlarının olduğuna ne dersiniz?
bir arkadaşın gay olduğunu anlamak ne demek? kendini etrafa veya size görünür kılıyorsa zaten bilirsiniz. kendisi açıkça söylemişse bilirsiniz. bilinmek istemiyorsa, gizli kalmasını istiyorsa, neden arkadaşınızın mahremiyetine çomak sokup da onun gay oluşunu anlamaya çalışmak için kafa patlatılır anlamam mümkün değil. boş işler. dünyada uğraşılacak daha derin konular var. bir başkasının hayatını kurcalayıp, elde edilen mesnetsiz verilerle o kişi hakkında ahkam kesmenin faydası ne?

"gay" sözcüğü yerine başka şeyler de konulabilir; örneğin: heteroseksüel, ateist, solcu, sağcı, milliyetçi, komünist, feminist... gider böyle!

tanım: gereksiz ve anlamsız bir röntgencilik girişimine neden olan saçma soru.
bir erkek erkek arkadaşına bile telefonunu kurcalatmıyorsa...
bir leğen dolusu ılık suya oturturum. kabarcık geliyorsa geydir.*

olm bu ne böyle? bize ne elalemin gey olup olmadığından.

şaka bir yana;

- fazla duygusal değilim. aslında bilgisayar gibiyim. zaman zaman format atılması gerekiyor, o kadar. bazen sistem çöküyor. ama bu durumlar çok sık olmaz.

- aşırı bakım yapmıyorum. sabah kalkınca yüzümü yıkamaktan ve saçımı taramaktan acizim. arada bir pşik alerji falan olursam vaseline sürüyorum.

- madonna'yı severim ama çok sevmem. kadının 9869658758 küsür şarkısından sadece 10-15 tanesini bilirim.

- zaman zaman olaylara aşırı tepki veriyorum ama daha çok spordan ve seksten uzak kaldığım zamanlar oluyor bu. bu da benim gey olmamla alakalı değil, psikolojik. biliyorum sebebini.

- ferzan özpetek izlerken çok eğlenen birisi değilim. genelde seviştiğim adamların evinde oluyor, eh hadi izleyelim yapıyoruz. ve ben genelde uyuyakalmış oluyorum.*

- homofobik değilim. bangır bangır lgbti haklarını savunuyorum.

- fala inanmam. burçlara bile çok inanmam.

- hiçbir kadınla seks yapmadım ama o noktaya çok geldim. gençken hiç bahane üretmedim. yapabilecekken kadın istemediği için yapmadım. "kızlığım bozulur" korkusu taşıyan kadın bahane mi üretiyordu acaba. gey kadın.*

- aa bak bunu yapıyorum sanırım. özellikle önemli bir şey belirteceğim zaman ellerimle kesme işareti yapıyorum.

- amerikan dizilerini keşfetmeden önce türk dizilerini takip ederdim. ama ya kurtlar vadisi fanı olsaydım. başka bir şey izlemiyor olsaydım.

- diyet yapma takıntım var. vücut geliştirme ile ilgilenen herkesin vardır.

- evet iç çamaşırlarım biraz fazla estetik. hatta iç çamaşırı alma hastalığım bile var. çamaşırlara ödediğim parayla millet ev geçindiriyor.*

- evet en yakın arkadaşlarım kadın.

sanırım çok genelleme yapmış.
anlayamazsın. sadece hissedersin fakat hislerinin doğru mu yoksa yanlış mı olduğunu da bilemezsin. emin olamazsın.
bakışlarından, davranışlarından, düşüncelerinden. bir eşcinsel mutlaka belli ediyor kendini bence ya, bi gayı bakışından bile tanıyabilirim. hoş bi erkeği görünce olan yüz ifadesi, ayağını titretmesi ne bileyim anlarım ben arkadaşımı hele ki samimi bi arkadaşımsa.
arkadaş içeriden bilgi sızdırdığını zannetmiş ama... çok duygusal birisi değilimdir, keza çok bakımlı da, kimseyle yarış halinde olmam enerjim yok hele de bir kadınla, sanırım neredeyse hiç ferzan özpetek filmi izlemedim, homofobik değilim, faldan anlamam, son 15 yılda izlediğim tek türk dizisi aşk-ı memnu idi, iç çamaşırı konusunda estetik değilim keza kim görüyor, hayatım boyunca obez oldum o yüzden diyet takıntısı şıkkını da eliyorum...

hmm sanırım gay değilim. ya da en azından kerem arkadaşımıza göre gay değilim. öyleyse bi sevineyim:

içki içerken çakırkeyf olduğumuz zaman dudağından öperim. beni öpmeye devam ederse gaydir, öpmezse gay olabilir ama korkmuştur *
(bkz: bu entryde okuduğunuz olay ve karakterler tamamen hayal ürünüdür)
(bkz: herkesi gay sanmak)
(bkz: kafan güzelmiş kardeş güle güle kullan)
kız arkadaşlarıyla kurduğu bitmek bilmeyen konuşmaların yapıldığı bir whats up grubu varsa
bana bir kız arkadaşım kedi besleyen bekar erkekler ılık oluyo gibi bişiler demişti, yani öyle düşünmüyorum ama kadınlar öyle düşünüyor nedense, anlamıyorum ki kedi beslemek kadın tekeli bişi mi yani, hayır değil bence, ama işte önyargılar, maalesef, evet ya kendimi kötü hissediyorum çok severim kedileri ama, şimdi ya öyle düşünürlerse diye beslesem mi beslemesem mi düşünüyorum ben de işte.
maddeleri okuyunca gay olmadığımı öğrendim
teşekkürler sözlük
bunların hepsi eniştenizde vardı. galiba bir gay/biseksüel evliliği yapmışız. haberim yok, teşekkürler sözlük.
zara, mango, bershka, fred perry, l'occitane gibi markaların indirim günlerini ezbere söylüyorsa şüphelenirim, ama anlamam. anlamam için ellemem lazım, koklamam lazım.*
zamanında bu yazıyı ne diye paylaşmışım ki acaba? aslında şu önemli gay denilince gaylerin aklında dahi,standart kalıplar belirebiliyor, bu sıkıntı o kadar büyük ki, beynimizin bilinmeyen ile mücadele algısı üzerine hemen bir standartlaştırmaya ve tasnife girişiyoruz. ve daha sonra tamda bu nokta ayrımcılık köprüsüne girmeden önceki son çıkışı oluşturuyor . bundan sonra bir protetipleştirme ve o hali gaylik özelinde tutup onunla özdeşleştirme ve bunun üzerinden ayrımcılık, mide bulandırıcı yav.
ben hayatta anlayamıyorum ya bana geyim diye söylemesi lazım. ühü.