ayı sözlük gay pride zirvesi 2015

her yıl olduğu gibi bu yıl da gay pride etkinliğine yazarlarla biraraya gelip birlikte katılmayı iple çekiyoruz. 28 haziran 2015 pazar günü yapılacak yürüyüş için saat 15:00'te rosso cafe ve karaoke bar'da biraraya gelelim diyoruz ve hepinizi bekliyoruz. zirvetör'e katılım işaretlemeyi de unutmayınız.

yer: rosso cafe ve karaoke bar (demirörenin karşısında, garanti bankasının yanındaki ara sokakta)
tarih: 28 haziran 2015 pazar
saat: 15:00

önceki zirveleri hatırlamak isteyenler için;

(bkz: ayı sözlük gay pride zirvesi 2012)
(bkz: ayı sözlük gay pride zirvesi 2013)
(bkz: ayı sözlük gay pride zirvesi 2014)
gelirken çevrenizden pride'ye katılmak isteyip cesaret edemeyen ya da çok isteyip kararsız olanları da alın gelin, önceki zirvelerde ben bunu yaptım. bulduğumu getirdim çok da mutlu ayrıldılar pride'dan hatta biri sevgili bile yaptı. evet öyle öyle kalabalık gelin; denedim %100 çalışıyor.
bu zirvede doya doya bulunacağım etkinlik... nasıl da özledim ayıdaşlarımı...
başlığını görünce izmirde de gay pride öncesi yapsak ya dediğim etkinliktir
filizku'nun da katılımıyla harika geçecektir. istanbula erken gelirse hormonlu domates ödülleri gecesine bile katılım sağlanabilir.
geleyim bakalım neler olacak?
3 senedir düzenli olarak katıldığım pride da olmazsa olmaz ayı sözlük zirvesine katılmak yine çok güzel olacak. uzun zaman olmuştu zirvelere katılmayalı... heyecanlıyım şimdiden
nee filizku mu geliyor, nee horizonmersin de mi var?!? tadından yenmez! ay heyecan!
kırmızı elma sözlük ile birleşip zirve + yürüyüş mü yapsak toplucana diyorum
sevgili yazarcanlar merhaba! ben de bu zirveye katılmak istiyorum ama bahsedilen cafe nerede? hangi semtte ya da ilçede? hiçbir fikrim yok. bilgilendirirseniz çok sevinirim
katılmayacağım, nedeni ise okulumun sosyal politikalar forumu ve bağımsız trans insiyatifi pride komitesince yadsındığı içindir.

bağımsız trans insiyatifi şöyle bir açıklama yapmıştır ve tamamen olmasa da çoğu noktada hemfikiriz...

türkiye'de yıllardır bir avuç marjinal azınlığın tekelinde bulunan lgbti mücadelesi ne yazık ki yerinde saymakta, bu kitleye yönelik hak ihlalleri ise azalmak bir yana giderek artmaktadır. üstelik, avrupa birliği, çeşitli avrupa büyük elçilikleri, dünya bankası vb uluslararası örgüt ve devletlerin maddi desteklerine ve bu destek sayesinde giderek sayıları artan derneklere rağmen. peki bu dernek enflasyonu ve maddi desteklere karşın, neden bir adım öne çıkamıyoruz ? lgbti bireyler hak ettikleri onurlu yaşamı bir türlü elde edemedikleri gibi, buna karşın bir takım odaklarca geliştirilen nefret söylemleri günden güne neden artmakta ? can alıcı soru da bu zaten.
türkiye'de lgbti denilen kitle, farklı cinsel kimlik ve eğilimlerine karşın, sosyo-kültürel ve aidiyet anlamında ülkenin genel nüfusundan farklı bir yerde değil. kısacası genel anlamda türkiyeli vatandaşların bir izdüşümünden ibaret aslında. ancak bu gerçeğe rağmen lgbti mücadeleyi resmi ve uluslararası alanda tekeline almış olan dernek ve oluşumlar, ısrarla bu gerçeği göz ardı edip, "marjinal" siyasette devam etmektedir. bir noktadan sonra kürt siyasetinin bu tuzağın farkına varıp araya bir set çekmesi dikkatlerden kaçmazken, genel anlamda da türkiye toplumu ve siyasetinin de benzer bir önlem almasının vakti geldi de geçiyor. sistem ve derneklerin yıkıcı siyaseti arasında sıkışıp kalan lgbti tabandan artık isyan sesleri yükseliyor. özellikle trans bireyler arasında yoğun olarak görülen bu itiraz ve talepler, onur yürüyüşü tartışmalarıyla zirveye ulaşmış durumda.
türkiye'de transfobi yok!
kim ne derse desin bu ülkede batı'da geçmişte ve günümüzde yaşandığı ve algılandığı anlamda bir "transfobi" yoktur! türkiye'de iş alanlarında ayrımcılığa uğrayan, dışlanan translar ve lgbti bireylerin birtakım sorunları vardır ki, bunlar da, halktan değil tamamen sistemden kaynaklanmaktadır. zeki müren'in devlet töreniyle uğurlandığı, bülent ersoy'un muhafazakar urfalı kadınlar tarafından neredeyse kutsandığı, ihsan hala'nın ege'nin bir köyünde tavuk besleyerek yaşadığı bir ülkede kimse bize transfobiden dem vurmasın! elbette ayıplama var, elbette dışlama var; ama bunlar da kesinlikle fobi düzeyinde değildir. 12 eylül darbesi ideolojisinin her alandaki baskıcı tekçi zihniyetinden kaynaklanan sorunlarımız var sadece. bu sorunlar darbe rejimi ve onun uzantısı politikaların trans bireyleri seks işçiliğine ve kaderine terk etmesiyle oluşan sorunlardır. dikkat edilirse öldürülen trans bireylerin neredeyse tamamı ya müşterileri ya da sevgilileri tarafından öldürülmekte ya da çalışma alanlarının yarattığı etkenler nedeni ile hayatlarını kaybetmekteler.
amaçları bizi gettolara sürmek
bugün o çok yücelttiğimiz ab'de bile -ki orada kazanılan haklar elbette bizim için de örnektir ve değerlidir- elde edilen evlilik hakkına rağmen lgbti bireyler toplumsal yaşamdan izole olmuş gettolaşmışlardır. oysa türkiye'de her şeye rağmen henüz bu tür bir gettolaşmaya mahkum edilmiş sayılmayız. ancak bu derneklerin yanlış siyaseti sayesinde korkarız ki, giderek o yöne doğru itilmekteyiz.
bu ülkede lgbti mücadelesini tekelinde bulunduran dernekler, şunu o oryantalist beyinlerinize sokun:
türkiye lgbti mücadelesi;
ezilen kürt lgbti bireyin de mücadelesidir ama kürt mücadelesi değildir.
dışlanan inançsız lgbti'nin de mücadelesidir ama ateizm mücadelesi değildir.
her türlü yerleşik yanlış dini algıları yıkma mücadelesidir, ama din karşıtı bir mücadele değildir.
ahlakçı bir mücadele değildir, ama "kendi toplumunun ahlak değerlerine saygılı bir mücadeledir. bu açıdan bakıldığında lgbti mücadele ahlakçı değil, ahlaklı bir mücadeledir.
ve en önemlisi, bu mücadele, göt-kıç açma, alakasız eylemlerde öpüşme mücadelesi değil, uludere'de suçsuz yere bombalanan gençlerin, soma'da yer altında ölüme terk edilen madenci işçinin, tecavüz edilip hunharca öldürülen özgecanlar'ın da mücadelesidir aynı zamanda.
biz toplumumuzla didişmenin değil, uzlaşmanın mücadelesini veriyoruz. biz bir savaş veriyorsak bu sistemledir, toplumla değil.
onur yürüyüşüne katılmıyoruz!
işte o yüzdendir ki, söz konusu derneklerin ve güdümlerindeki komitenin düzenlediği bu seneki 6. trans onur yürüyüşüne katılmadık. üstelik yürüyüşü erteleme veya her zamankinden farklı bir atmosferde düzenleme noktasındaki tüm ısrarlarımız da ne yazık ki, yine dikkate alınmadı. üzülerek gördük ki, transların neredeyse hiç katılmadığı bu yürüyüşü de tahmin ettiğimiz gibi yine yakışıksız bir takım şovlara teslim ettiler. toplumun içinde bulunduğu "manevi iklim" bir yana, bizim asıl mücadelemizi bile gölgede bırakacak görüntülere yer verdiler. böyle davranarak, hem eşcinsel ve trans bireylere yönelik sürekli nefret dili kullanan bir takım basın organlarının ellerine bulunmaz kozlar verdiler, hem de ne yazık ki toplum nezdinde antipati toplamamıza neden oldular. onur yürüyüşüne külotla katıldılar, yetmedi üstüne bir de "külotsuz parti" düzenlediler.
işte bu sebeplerden dolayı önümüzdeki pazar gerçekleştirilecek olan büyük lgbti onur yürüyüşüne de katılmıyoruz. yürüyüşü düzenleyen ve derneklerden bağımsız hareket edemeyen komiteye, önümüzdeki sene bizim de önerilerimizi dikkate almadığı taktirde, yine katılmayacağımızı buradan duyuruyoruz.
unutmayın, biz yoksak, çok eksiksiniz!

bağımsız trans insiyatifi



kırmızı elma sözlük yazarları eğer bir zirve düzenlemiyorlarsa bize katılabilirler. çok memnun olduruz.
bazı özel nedenlerle katılmaktan vazgeçtiğim zirvedir.
ya yeterince istememişim ya da henüz zamanı değilmiş demek ki...
gelme sözü verdiğim için kırdığım arkadaşlarımızdan özür dilerim...

(bkz: mea culpa)
arkadaşlar merhaba! yarın bir iş için istanbul'da olacağım hazır gelmişken şöyle bir zirveye de uğrayayım dedim ama sorun şu ki istanbul'un yabancısıyım. en fazla taksim'e kadar gelebilirim sonrasını başarıp toplanılacak cafeyi bulabilir miyim emin değilim. o yüzden her ihtimale karşı yardım alayım dedim. ben müsaitim, yardım edebilirim diyen birisi varsa bana mesaj olarak dönüş yapabilir mi? şimdiden çok teşekkürler *
oh yine ben ara ara belirip kayboluyorum * yarın ki yürüyüşe katılmayı planlıyorum ama bilmem belki de katılmam. epi epi epi *.
gelirsem cafeye de uğrarım. ki bi tek dark bear'ı tanıyor gibiyim artık o kadar * ).
bi arkadaşımla birlikte geldiğim zirvedir.
üst katta 7 8 kişiyle devam eden zirvedir.
bol gazlı,bol kaçmalı,bol sloganlı,bol ayy ayyli,bol yazarlı,bol after partili ultra eğlenceli zirve olmuştur.yeni ve eski dostlarla hem direndik hem eğlendik.biraz geç kalsamda buna değdi.
daha nice eğlenceli az gazlı zirveler dileği ile.iyi ki varsınız ibneler.
  • /
  • 2