ayı sözlük itiraf

  • /
  • 91
sözlükteki herkes bana aşık ama ben aşık değilim onlara , çünkü aşk bu kızılötesi yaralı müzesi hareket edemem(serdar ortaç manasızlığı was here).
henüz eve döneli iki gün oldu, iki gündür salondaki kanepede yatıyorum. bu gece dayanamayıp anne artık odana gider misin yalnız kalmak istiyorum dedim. gözlerime bakıp daha çok yalnız kalacaksın dedi. bu güne kadar hiçbir şey bu kadar canımı yakmamıştı.
ruh halim: herkes birbiriyle yiyişirken atölyeye gidip tahta çakan adnan ziyagil.
hayatımda ilk defa grup seks deneyimi yaşadım geçenlerde. eşcinsel bir erkek olarak bir erkeğin bir kadınla ilişkiye girdiğine canlı canlı şahit olmak benim için mide bulandırıcıydı. o gün gerçekten gay olduğumun kanıtıydı sanırım. yalnız ablamızla yatan arkadaşın sonrasında bana arkasını dönmesi paha biçilemez bir durumdu.
sevgili sözlük , 22.03.2013
bugün evde olduğum için yemeği ben yapıyorum ev arkadaşımla beraber yemek üzere ,
fakat ben yemek için evde son kullanma tarihi geçmiş tavuk ciğerlerinin kokan kısımlarını atarak yemek yapıyorum ,
eğer yarın gazetelerin 3. sayfalarında bir irlandalı ve türkün istanbul da sır ölümü başlıklı 3. sayfa haberi okursanız bizi hatırlayın ....
tembelliğimden ötürü 100 metre ilerideki tavukçudan taze ciğer almadığımı itiraf ediyorum buradan..
işyerinde sakal traşı olmamış personel varsa, * yüzlerini elimin tersiyle kontrol edip, bir de makas aldıktan sonra, tatlı sert bir tavırla "günlük sakal traşımıza özen göstermeliyiz arkadaşlar" demek çok hoşuma gidiyor.

(bkz: işyerinde elle taciz)
hadi bakalım, uzun zaman sonra neler neler oldu, en son 2019 yılından beklentilerimi yazmışım, o derece uzun zaman geçmiş.

çok uzun yıllar sonunda ilişkimiz daha fazla devam etmez hale geldi, hiç kavgamız gürültümüz olmadı ilişki boyunca, sonunda da olmadı. sadece birbirimizi o kadar normalleştirdik ki akrabadan hallice olduk, heyecanı kalmadı, en son seks bile mastürbasyon yerine geçen bir hale döndü, yatakta zerre hareket etmeden bana arkasını dönüyordu, "ihtiyacımızı" görüyorduk. bazen, mastürbasyonu tercih ediyorken kendimi buluyordum.

üstüne bana o kadar sıradan davranmaya başlamıştı, ilişkinin başında dinlediğimizde gözlerimiz dolu dolu olan şarkılar bile aynı hisleri yaratmamaya başladı. bana dünyada bir tek ben varmışım gibi davranırken uzun süredir sıkılıyormuş gibi davranıyordu. neyse, tek seferde bitti, özlemiyor olmam bence en büyük acıdır, neredeyse 10 yıl, boru mu?

bir de, yediğinde içtiğinde giydiğinde gezdiğinde tozduğunda hiçbir şeyinde harcadığım parada asla gözüm yok ama annesinin sanki bunları cebinden karşılıyormuş gibi yorum yapması...

öte yanda, işim çok daha iyi gitti 2023'te, yıl ortalamasıyla ayda 160 binleri gördüm, bu bir anlam ifade ediyor mu bilmiyorum ama türkiyede kalıp avrupada gibi para kazandım. meslekte yeni seviyelere geldim, daha da gelmeye devam edeceğim, gazım hiç eksilmedi.

2023'te uzun süredir beklettiğim ve çok heves ettiğim yeni bir hobi edindim, hayatımın merkezine oturdu.

şimdi düşününce, ben çalışma ve hobileri derken ona çok az zaman ayırdım gibi geliyor, hemen kendimi suçluyorum. ama artık 30 ortalarında ve olaylara ergence mutsuz etmeden bakabilen biri olarak; hayır, onun yokluğundan bana kalan vakitleri geri alıyordum, tekrar kendime dönüyordum.

nitekim döndüm de.

sadece, yeni biriyle tanışmak istemiyorum. kimseyle tanışmak istemiyorum. dehşet bir libidoyla yaşadığım bu yaşıma kadar hayatımda ilk kez cinsellik dahi biriyle vakit geçirmeye beni yönlendirmez oldu. yeni bir insanı çekmek istemiyorum, insan diyince çekmek demek de apayrı bir gösterge nasıl hissettiğime. kimseyi ödünç alabilecek kadar dahi kendimde hak veya sabır görmüyorum.

o yüzden, tenga aldım. hayatımda gerçekten mastürbasyona yepyeni bir ışık çaktı. hatta ilk aldığımda 3 dakikada boşaldım, şaşkın bir köylü nidası çıkarttım, tontonlarım mutluluktan halay çekti. başta kendimi bir ezikledim, sen bir sürü insanın kalbini kırıp kendine aşık edip sekse doyunca bırakan adam tengaya mı düştün dedim ama dediklerime pişmanım. tenga, sen bambaşka bir icatsın, devlet bütün abazalara dağıtsa 15 dakikada kültür değişimi yaşarız millet olarak. ha bir de, hala bizim camiaya bakış açım herkesin birbiriyle en az bir kez birlikte olduğu ve bunun insanı eskiten (bedensel olarak değil, ruhsal olarak) ve hafiften iğrendirici olduğu yönünde. o yüzden, yaşasın tenga.

neyse, son 5 senenin özeti çok daha uzun sürer ama en küçültülmüş kırılımla ana başlıklar bunlar.
güneşli havada sokağa çıksan tek benim üstüme yağmur yağar. karamsarlıktan demiyorum, var olan şey bu.

sanki murphy kanunları benim üstümden değerlendiriliyor, ar-ge çalışmasında kullanılan fare miyim ben aq.
( murphy kanunları için http://tr.wikipedia.org/wiki/murphy_kanunları )

- sınavda hangi seceneği işaretliyorsam, o seçenek yanlıştır hacı. vallaha bak. üniversite 5 şıkkında 4 ü doğru olan 10 soruluk, test yapıldı. hayır idiot, angut, salak veya aptal değilim ama gittim ilk beş sorudaki yanlışları sectim. koyuyazarın ilk seçtiği şık elbet yanlıştır.

şöyle bir diyalog vardı sınıfta

arkadaki eleman: koyuyazar, kaçı işaretledin abi
koyuyazar: a şıkkı abi
arkadaki eleman: arkadaş a şıkkı yanlıştır, kaçın
sınıf kopar...


- eski sevgilim olmadan eski sevgili acısı çekerim.

- ne zaman bir şeye niyetlensem, o şey ya bozulur ya da iptal olur bir şekilde.

- en kaşar kızı elimle koymuş gibi bulurum.

- safımdır, aynı zamanda.

- üniversitede kız arkadaşım olmuştu. * kız benden abazyan çıktı, namusumu, iffeti mi zor korudum.

- ne zaman iki kişinin arasını yapmaya çalıştıysam, kişileri birbirine düşürmüşümdür ve hatta hatta aralarını yapıcam diye yakın davranılınca bana sulanılmıştır. *

- cebanette gezmiyorum ama gökten bear yağsa, bana lubunya düşer.
10 gün önce bir adamla tanıştım. tanışma şeklim de bana göre özel ve beklenmedik anda oldu. şu an birbirimizi tanıma aşamasındayız. el ele bile tutuşmadık. dışardan göründüğüne ve söylediklerine göre aklı oynaşta falan değil. uzun zamandır fiziksel ve duygusal olarak gerçekten yakınlık hissettiğim biri çıktı karşıma. onunla birşeyler olsun, güzel olsun istiyorum. bir yandan ümitliyim, bir yandan da ödüm patlıyor ya olmazsa diye. ben artık çok yoruldum, tükendim. yine de insanlara karşı güvenimi kaybetmemek için direniyorum. yine de korkuyorum, tırsıyorum olmazsa diye. 10 gün bulunduğumuz durum için uzun mu, kısa mı bilmiyorum. öyle farklı insanlar tanıdım ki sürecin nasıl olması gerektiğini bilemiyorum artık. içimden tut adamı sarılıp öpmek geliyor. bir çuval inciri de berbat etmek istemiyorum. pazar sabahı olmasına ragmen erken kalktım, dışarı çıktım. bir garip oldum bu aralar. allah yardımcım olsun.
türkiyede yaşamaktan tiksiniyorum ve sosyolog adayıyım.
24 saat "koli" ve "seks" dışında bir şey konuşamayan ibneleri sevmiyorum. iticiler, gereksizler, anlamsızlar, bunaltıcılar, dövülesiler, hadi sonra görüşürükcüler. *
sol-frame'de bu başlığı görünce içimden cartman gene otobüste kimi taciz etmiş ve babası bugün cartmana ne yapmış konulu bir entry ile karşılacağım hissi geçiyor ve gitmiyor.
yerim neresi, kendimi nereye ait hissediyorum artık hiç bir fikrim yok sözlük. üniversitemin bulunduğu ildeyken kendimi oraya pek ait hissetmiyorum, 3 gündür ailemin yanındayım kendimi buraya da ait hissetmiyorum. gerçi bu durumu yaklaşık 1senedir yaşıyorum. yurt dışındayken de kendimi oraya ait hissetmiyordum ülkemde ülkem diyordum *. fransız şair charles baudelaire'e ait şu söze tamı tamına uyuyorum sanırım: "nerede değilsem orada iyi olacakmışım gibi geliyor."
abim iphone'un videoyu yavaşlatma özelliğini gösterdi. benim ilk düşündüğüm şey, "sperm çıkarken yavaşlatsak nasıl olur acaba" oldu. ne kadar iğrencim.
bugün taaa liseden iki kız iki tane de erkek arkadaşımla birlikte buluştuk. liseden mezun olalı yaklaşık 5 sene oldu ama o günden beri bu arkadaşlarımla görüşmeyi sürdürüyorum. onları çok seviyorum ama içimde hepimizde olduğu gibi bir ukte vardı. kendimi tüm çıplaklığımla onlara açsam beni hala severler mi? tabi cesaretsizlikten mi yoksa hazır olamadığımdan mı ne hiç kalkışmadım böyle bi işe. derken bugün bi muhabbet döndü aramızda. erkek arkadaşlardan biri "lgbtiler de amma çok ses çıkarmaya başladılar ya yok onur haftasıymış yok yürüyüşmüş. ramazan ayında yaptıkları yetmiyormuş gibi bir de sokak ortasında birbirlerine mastürbasyon yapıyorlar" dedi. ben de bu sefer kendimi tutamayıp "rahatsızlığını anlayabiliyorum ama asıl ramazan ayı onur yürüyüşüne denk geliyor, onur yürüyüşünün tarihi her sene aynı" dedim. ayrıca sokak ortasında mastürbasyonun kişisel düsüncem olarak bana da abartı geldiğini ama öpüşmenin el ele tutuşmanın cinsiyet ayırt etmeksizin rahatsız etmemesi gerektiğini düşündüğümü belirttim. arkadaş "ya olur mu öyle" dedi. "bi özgürlük verilse hepsi sokakta birbiriyle seks yapar ben bunları görmek istemiyorum" dedi. ben yine ortaya anti tezler koyunca bu sefer de "arkadaşlar nikimsi de lgbtilimiş (sanki öyle bi takım var da taraftarıymışım gibi)" dedi güldü. "yürüyüşlere falan da katılmış galiba" dedi (ki katılmıstım ama o bilmiyordu). o an kendince şaka yaptığını, amacının benimle dalga geçmek olmadığını biliyordum ama napacağımı bilemedim. diğer üç arkadaşımda hiç bir tebessüm dahi yoktu ve "olsun bu bizi ne ilgilendirir ki onun bedeni onun kararı onun aşkı bize saygı duymak düşer. lgbtileri sonuna kadar destekliyoruz" dediler. o an o kadar mutlu oldum ki sadece tebessüm ettim ve az önce bana o şakaları yapan arkadaşın "orası öyle tabi" deyişini büyük bir zevkle izledim. sanırım uzun süreden sonra geçirdiğim en hoş gündü bugün *
gay olduğum halde erkeklerle hiç cinsel ilişkim olmadı(öpüşme ve sevişme de hiç olmadı). anal ilişki ve düşüncesi bana yeterli gelmiyor. orgy partiler düzenleyip sonra hep birlikte uyuma hali bence en güzeli.
yaşımın iki katı birine aktif olunca saygıda kusur ediyormuş gibi hissediyorum*
deli gözlerin gelir aklıma... *
gülüşün, öpüşün, iç çekişin gelir... *
dün gece kendimi aştım ve bugüne kadar birlikte olduğum en güzel kadınla birlikte oldum. insan bir gecelik ilişkisiyle gurur duyar mı? ben duyuyorum sözlük...nasıl oldu ben de anlamadım ama çok güzel oldu.
2 saat uyuyup işe gelmeme rağmen enerji doluyum, yere göğe sığamıyorum. bir de gözüm sürekli telefonda mesaj atar mı diye, atsa da mutluyum atmasa da..
edit: mesaj attı, buluştuk filan ama olaylar olaylar..atmasa daha mı iyiydi acaba bilemedim.
  • /
  • 91