bir erkeği tavlama teknikleri

tecrübeli yazarlardan benim gibi çaylaklara bir şeyler öğretebilecekleri başlık. allahını seven bu başlığa gelsin.
bundan 5 yıl önceki hikayedir. üniversitemizdeki bir kahvecide barista olarak çalışan kişiyi şöyle tavlamıştım. onu ilk gün kahve alırken görmüştüm. ikinci gün, ne içeceğimi bilemiyorum, sen bişeyler önersene dedim ve en çok latte yapmayı sevdiğini söyledi. üçüncü gün hiç kimse yokken önce ceketini çok beğendiğimi söyledim ve 2 latte dedim. latte'lerden birini aldım. diğeri senin için, umarım bir gün beraber de içme şansımız olur, dedim. dördüncü gün de aynı taktiği yaptım. beklesene araya çıkıyorum, dedi ve sigara içtik. işe geri dönerken de akşam şu saatte çıkıyorum, ayrılma bize gidelim dedi. uzunca bir süre de görüştük.
kişinin doğuştan gelen seksapalitesi yoksa asla başaramayacağı eylem
ona usulca yaklaşın ve merhaba diyin. oldu bile.
bir doktor tavlamak istiyorsanız da ona seninle film izleyelim deyip dışarıya bir ormanlık alana falan götürün, ee film nerde dediğinde de "filmi burada beraber çekicez" deyin. işte, çoktan tavladınız bile!
çok basittir. o'nu kesin ve bırakın, o'da sizi keser ve bırakırsa bir önceki hareketi tekrar edin, sizi tekrar keserse bu iş tamamdır.

şaka ya. böyle olması gerekiyor gibi ama yok anam olmuyor.
2 sene önceki hikayedir. bir sınavda önümde oturan fıstığın bana cep no.sunu verip bir süre görüşmekle sonuçlanmıştır. şu an egenin dağlarında efelik yapıp bir bankanın sınavına hazırlanmaktadır. belki de çoktan o bankada çalışmaya başlamıştır, kimbilir? neyse, anlatıyorum. işte bu geliyor gönlümün efendisi, geldi oturdu önümdeki sıraya. bakmış olmalıyım ki selam dedi bana ve ceketini çıkardı. kalem getirmek bizim sorumluluğumuzdu. o da iki kalem getirmişti ama kalemtraşla kalemlerini açmaya çalışırken kalemtraşı her iki kalemini de boydan boya yardı. üzüntüsünü anlatamam, adeta sıçtık der gibiydi. bana döndü, kalemtraş istedi. verdim. artık kırılmış kaleme merhem ne çare? derin bir nefes aldı, önüne döndü. sırtına dokundum, baksana bi dedim. baktı, kalemlerimden birini uzattım, al bunu kullan dedim. ama dedi, senin sadece bir tane kalemin kalacak - çünkü iki kalem zorunluydu o sınavda. ben de kalemtraşımı geri istedim, elimdeki kalemin diğer ucunu da açtım ve ona dedim ki "şimdi benim tekrar iki kalemim oldu" ve gülümsedim. o da aynını yaptı, cebinden bi kağıt çıkarıp tel no.sunu verdi ve görüşelim dedi. görüştük de. hoştu, ne diyeyim.
" ya oglum bu hazineci bizi isletiyor mu yoksa" dedigim teknikler.
homofobik bir ulkede ufak tefek jestlerle filan adam goturuyosun, gerci herifcioglu ilk dakika da " hadi gel seni bi sikeyim " demiyo tabi ama yine de.. netice, ben asosyalim ya da hic bi sekilde giderim yok demekki.
ihtiyacım olan tekniklerdir. hayvan gibi ağzımdan salya akıta akıta kesmekten başka bir şey bilmiyorum çünkü. d:
bear olmam yeterli chaserlar için
ne istediğini bilmek gereklidir. karşındaki insanın talebi nedir ne değildir bilmeden girilecek bütün çabalar bosuna olacaktır. yani söyle düşünülebilir önünüzde iki çukur var ve bunlardan birisi bir şekilde çoktan dolmuş kapanmış. siz gözünüz kapalı halde dolu olana bişeyler eklemeye calışırsanız sadece yorulursunuz. yani hangi boşluğu doldurulması gerektiğini görmelisinizdir, bilmelisinizdir.
öncelikle gay olup olmadığını anlamak gerekli. zor işler.
eğer gay değilse sürekli erkekliği ile övünüyorsa üç adımda seks tarifi listesi veriyorum
1.bolca içki içirin
2.konuyu kadınlara getirin bu sürekli anlatır şöyle yaptım böyle yaptım diye laf sokun abartma lan bu kadar böbürlendigine göre seninki 5 cm’dir filan tarzı
3.ilk iki maddeyi max 5-6 kere tekrarlayın kafası iyiyken erkekliğine yediremeyip ispatlarım filan diyecektir o zaman gel ispatla tarzı ergence yaklaşın
sonuç ya istediğiniz olur ya da dayak yersiniz ben denedim dayak yemedim ama şans işi biraz ;)
nasil tavlandığımı anlatayım siz karar verin: herkes benzer cümlelerle yaklaşmaya çalışırken, o bir şey yaşamasak bile oturup seninle bir çay içmek isterdim dedi. bu yetti.
eğer birini bulursam bu tekniklerin hepsini uygulamaya çalışıcam. hatta net yapıcam. ama birini bulursam...
gel beni tavla diyeni bile tavlamayı beceremeyip eline yüzüne bulaştırmayı başarmış bünyeme çok faydalı olacağını umduğum başlık.
zamanında yaptığım bir durumdur, şöyle ki: yazışıyoruz ve karşılıklı güzel şeyler söyleniyor. arada mesafe var. yani başka şehirler. neyse, karşımdakinin hislerinden emin olmak istedim. dedim ki, şu günler müsait misin? evet, şimdilik bi planım yok, dedi. güzel dedim, o günler şu otelde rezervasyon yaptım, kollarımda uyumanı istiyorum. gelince bi buluşup yemek yeriz, sonra da duruma göre hareket ederiz. gittim buluştuk süper vakit geçirdik.

(bkz:görüştüğünüz kişi yer var diyene kadar aslında yer yoktur)
geyler için şunu söyleyebilirim. yüz vermeyin, kimsenin götünü kaldırmayın. biraz siken sevilir mantığı yada kaçan kovalanır mantığında olabilir. yani benim genel havam böyle olduğu için arkadaşlarıma nazaran hep bir adım önde tutuluyorum ki onlar benden kat kat yakışıklılar. erkekler gizemli tipleri daha çok seviyor galiba.
gayler için şunu söyleyeyim. bir gay tavlamak karşindakinin ilgi alanına giriyorsan hiç zor değil. karşılıklı sinyaller verilir ve gerisi gelir.

amma bir "hetero" veya çevrenizde eş dost arkadaş gibi gay olsa bile kesinlikle dışavurmayacak birini tavlamak istiyorsanız olay orada güzelleşir.

farklı yöntemler mevcuttur. yukarıda bunların bir kısmı anlatılmış. o nedenle girmeyeceğim.


ama şunu bilin ki en has hetero bile bu ilişkileri merak ediyor. büyük ihtimalle pasif olmayacaklardır. ama eline erkek eli değmemiş bir heteroya rahatlıkla verebilirsiniz. yeter ki isteyin.


peşin edit: tavladığım hetero sayısı iki elin parmaklarını geçer diye düşünüyorum.

edit 2: eğer bir erkekle yatıyorsa o hetero değildir diyenler olacaktır. ama meraktan dolayı yapıyorlar. ya da iclerindeki orospu uyanıyor. belki de zerrin özer'in dediği gibi "herkes aslında bisexüeldir"