buluşmalarda yaşanan güvenlik sorunları

ayısözlük şekerlerine; bu hafta sonu yaşadığımdan yola çıkarak, sonrasında "neden ben bir buluşmada,kızlarıma, güvensizlik/güvencesizlik, korunma yollarıı" anlatmıyorum dedim, tabi bunu üst dilden söylemiyorum, ben dernek değilim sadece kendimden yola çıkıyorum. kişisel aktarım. ve genelde ayı sevenlerin kendilerini bulacağı şeyler, ayısever olduğum için sanırım.

neyse.

olay şu: çukurambar'a hayatımda gitmediğimi fark edip, bu cuma oraya gitmek istedi canım, odtülü ayılara bakmak ya da odtü'de bitti yeaa muhabbeti etmek istedim birkaç benden hallice memur arkadaşlara, hornete açtığımda yakınlarda , threesome isteyen ayı çift yazdı, seni alalım, bir şeyler içeriz, iki aktifiz (çukurambar bile olsa oralar, cinsel rolünü söyleyecek kadar erkeklikle donanması) pasif lazım, ebele gubele,
kabul ettim, arkadaşlardan kibarca ayrıldım, ilkini fazla tutmadım ikincisi beni beğendi ve zaten ikincisi "oh my god, tokiden ev al kredini ödeyeyim" derecesinde ayıydı.
çukurambar, beyaz ford focus, bir an ben " bakın ama aramızda ne yaşanırsa yaşansın, beni kesinlikle eve bırakacaksınız, değil mi?" cümlesini kurdum ki,
(ki bence haklıydım, sonuçta oralar hiç gelmediğim, bilmediğim yerler) hayatlarında hiç risk alamamşı beyaz yakalı amerikalı gay çiftten bozma "oh man what's going out?, ne diyorsun, ne yapabiliriz ki?"gibi bir cümleden sonra ilkinin ikincisi ile bakışmasından ben arabadan indirildim.
neyseki hemen oldu bunlar, arkadaşları aradım geldiler aradılar,.

olaydan sonra benim güvensizlik algım neden genişlemiş ki adamları direk darladım böyle. ?

başlayalım önermelere: (neler olduğu aşağıda)

- yeri olmayıp buluşmaya gidenler için -

1- ben genelde öğrenci iken yaşadığımdır, mutlaka adresi sorun, çaktırmadan oralar hakkında bilgi sahibi olun /(ege mahallesi vardı değil mi orada? hmm nasıl bir yer?..vb) sorularla hem mekanı tanımaya hem de adamı tanıyın.

2- bir miktar nakit para bulundurun, (geri dönüşte taksi için,) yoksa en yakın size uygun olan bankadan para çekebilecek kadar mesafeyi filan araştırın, bunu da çaktırmadan yapın.

3 - sosyoloji bilin. sosyal psikoloji de olabilir. bilin işte. ne demek bu. türkiye'deki cinsellik algısını, gaylerin sosyal hayatı, ..vb. bol bol okuma yapın ki, mesela ben, "ha ben evlidir, tamam, hetero düzeni için beni kesmez" deyip rahat rahat atlarım, beyaz yakalı ise, "orhan pamuk mu postmodern, yapma be oğuz atay'ın paltosundan çıktı" kadar kafa patlatamayacak durumda isem, gitmiyorum. karşınızdakinin, giyiminden, davranışından çıkarımlarda bulunun, (önyargı değil, önsezi: mesleki bir kavram) bize öğrenci iken sosyal yardımlarda kimin yalan söyleyebileceğini bulmamız için böyle bir kavram öğretmişlerdi, bunun için sosyoloji, ..vb. benzeri disiplinlere sahip olun.

4 - asla para alışverişinde bulunmayın.
o teklif ederse bir şeyler içmeyi bırakın alsın, ama borç para, seni sevdim gülüm, ..vb benzeri şeylere girip yaw benim çocuğumun bezi bittilere gelmeyin.

5-vaatlere güvenmeyin.
bana neler söylenmedi ki ah şekerler, beni aşağı ayrancı da ev tutup her ay gelip sikebileceğini söyleyenden tut, akp'den tanıdık birileri varmış da tayin işlerimi halledermişe kadar ne sözler, inanmayın, testesteron söyletiyor onları.

bunlar kişisel deneyimlerden yola çıkıldı. mesela en acısını anlatayım, ostim'e gittim, adam, "ben seni bırakırım" dedi, inandım. ama anlaşmamızda tek kişi olacaktı, neyse uyduruktan bir tamirci dükkanına soktu beni, bir de baktım, bunun gibi başka ayı, daha çiçeğim o zamanlar, götüm parlak , öyle heteronormatifim, threesome, rimming nedir bilmem, dışarıda "tarih öncesi köpekler havlıyordu" adam dedi, böyle ikimizi alacaksın, dedim "yok" biz tek anlaştık, adam o zaman (o sırıtışı unutamam) tek gidersin dedi. ben de öğrenciyim para nakka, taksi felan hak getire. yüzüstü ikisi sikti, iki gün evden çıkamadığımı hatırlıyorum.

ondan dolayıdır beyaz yakalı- çukurambar bebelerine o ilk sorum.

- yeri olanlar için -

1 - gelenin fotoğraflarına baktıysanız bile uymayabilirse, (sonuçta fotoğraflarda başka çıkıyor) lütfen ama lütfen kapıda bırakmayın adamları.

adam sinirlenebilir, kibarca eve alıp kahve ısmarlayın ve uyamayacağını söyleyin, nedenleri açıkça anlatın. ben bana "aşkımm göbeğim o kadar büyük ki, hava yastığı, zıplar zıplar durursun " deyip geldiğinde aslında muscle bear olan arkadaşları alıp kibarca, aslında sen beni yanlış anladım "ben şişko" (böyle deyince anlıyorlar, utanç) seviyorum.. anlatıyorum.

2 - tam tersi de olabilir. sizi beğenmeyebilir,
ben bir kere çıldırmış ağlamıştım . "eee o zaman ne nofem yazmamışşsın " profiline. gerek yok. adam feminen sevmiyor olabilir, pasif misin? diyebilir, ki "yarak kafası okusan tam taleplerim açık açık yazıyor" diyecek kadar sinirlensem de. eğer gururunuz çok incindiyse, sakince çıkmasını iletebilir, sohbet talebine karşı siz karar verin, orası sizin. istediğinizi yapın, siz o hayatı oluşturmak için işyerinde armine giyimli kadınlardan günlerce kreş dinlediniz, onun için aldous huxley'e inanın. ben kahve bileyi çok görüyorum.

3 - ev arkadaşınız varsa, söyleyin
ev arkadaşınız varsa, bunu ona söyleyin, zaten homofobik ise eve çıkmayın, benim ev arkadaşımla hiç sorun çıkmadı konu ile ilgili ve her kolide mesaj atarım ki başıma bir şey gelirse bilsin.

4 - asla siyaset , aktivizim konuşmayın?
ilk dönemlerde çok yaptım, "aktifler gay değil mi?" ne demek oluyor deyip adamları darladım, aktif pasif ne demek, yataktaki rollere göre mi belirleniyor efeminelik, ..vb aman allah'ım bir dernek broşürü dolaştım hep,sanki sandım ki" yes durup dururken, haklısın, gayliği senden öğrendim" deyip, hemen önüne çıkan ilk derneğe kayıt olacak.

siyaset de o aynı, ben haziran seçimlerinde, (sosyal psikolojik bir durum) yee hdpye oy ver, evet evet filan dolaştığım için, önüme çıkan herkese propogandik davrandığımdan, "pis terörist, ananı sikecekler" senin diye mesajlar aldığım çok oldu.
asla siyaset yok, demokrasi nöbetine gidenlerle, polislerle, askerlerle yattım, ondan sonra asla siyaset yapmadım, evime gelip lgbti simgelerini sorunca kısaca bilgi verdim.

5- her şeyinizi anlatmayın.
bunu yapıyorsunuz bence, ben ilklerde kızkardeşim lezbiyenliğe kadar gidip her şeyi anlatıyordum, kızkardeşinin kız arkadaşını izleyebilir miyim gibi teklif ile karşılaştıktan sonra anladım ki, herkese her şeyi anlatmamak gerek.

6 - sevin.
o ev sizin ve o birkaç saatlik an da. güzelleştirin. karşınızdaki kim olursa (evli, tamirci, bekar, tırcı, okuma yazma bilmeyen, lacan yutmuş, doktor, ilahiyatçı, hacı hoca..vb.) olsun, onu o anlarda sevin, müzik açın ona. bak vega albüm çıkarmış,
sohbet edin havadan sudan, çocuğu varsa anlatabileceği kadar sorun,

siz özelsiniz, siz bu lanet toplumda o özel alanı oluşturmak için sigortacılık yaptınız, siz kimbilir kaç kişiden "gay misin, ıyy bir de şişmansınız kim siker ki sizi" deyip malafatını okşayan piçlerden o özel alana geldiniz.

bu girdiyi de istediğiniz kadar kullanıp dikkate almama, geliştirme, hakkınız var.
durumum yoktu okuyamadım.

şaka şaka. başlığı okuyunca “date” adındaki bir yazılımdaki güvenlik açıklarına ilişkin bilgilendirme falan var sandım.

date kelimesini ingilizce okunuşuyla söylersek ‘date’te’ diyebiliriz ya da türkçe dümdüz okusak ‘date’de’ diyebiliriz en fazla. ‘date’da’ gözümü kanattı. kusra bakmayın bu mevzularda kıllanan bir tipim.

ilk buluşma falan dense ne güzel olurmuş.
iyi bir mekana götürüp, insanlar içinde size karşı olan tavrına bakın. yalnız buluşun. yanınızda hesap ve taksi parası kadar paranız olsun.
bundan 3 yıl kadar önce, sevdiğim çocuktan ayrıldıktan hemen sonra savrulduğum dönemlerde iki kez yaşadığım güvenlik açıkları. nasıl kaçtım kurtuldum bilmiyorum.

biri din, iman, müslümanlığa aykırılık, lut falan yardırmıştı. aslında yılda bir kez seks yaptığını, sonra o seksin lanetini 1 yıl boyunca kendine işkence ederek ve yaradana olan utancını ona ibadet ederek temizlediğini falan anlatmıştı, psikolojisindeki sorunları fena dışa vurmuştu. ben de yılda 1 kez yapıyorsan bu kişi ben olmayacağım dedim ve acayip sinirlendi falan. o arada önemli bir mesaj aldığımı ve hemen çıkmam gerektiğini söyledim. bakışları nefretle dolmuş, gidemezsin falan demişti. evden nasıl kaçtım bilmiyorum.

ikincisi ise mesajlaşmalarda pasif olduğunu söylemişti, fakat ilişki anında resmen tecavüz etmeye kalkışmıştı. neyse ki tıknaz kısa boylu, fodul bir şeydi, güç kullanarak istediğine ulaşmaya çalışsa da buna engel olmuştum.

dikkati elden bırakmamak, öyle çok hayatın rüzgarında savrulmamak lazım. bol şans.
i'm not a robot güvenlik sorgusunu geçememek..
çok çok önemli bir konu. hiç aklınıza gelmese dahi başınıza çok kötü şeyler gelebilir. haberlerde çıkmıştı pasif adam hadi sıra bende dediği için öldürülmüştü. bunun gibi envaiçeşit iş gelebilir başınıza. kendi yaşadığım hayatımın en kötü anılarından biriyle örnekleyeyim.
üniversitenin ilk yıllarıydı. yurtta kalıyordum. facebook üzerinden biriyle tanıştık. kağıt üzerinde profili müthiş olan bir adamla tanıştım ama görmedim adamı. en büyük hatalardan biri. görmediğin adamı görmeye gitmek nedir. neyse iş çıkışı şirinevler metroda buluşalım dedi. iyi hoş gittim buluştuk. adamı hiç beğenmedim. hem tipim değil hem dudakları çatlamış bakımsız bir adam. ancak gel gelelim ki "ya ben beğenmedim kusura bakma" diyemeyecek kadar utangaç biriyim. gittik evine bu duşa girdi çıktı sonra işkence gibi bir sevişme yaşadım. midem bulana bulana, boşalsın da kurtulayım diye diye yaptık. bitti çok şükür sonra yurda döner dinmez facebook'dan engelledim ki yazmasın. sevmedim sonuçta. ertesi gün bu sürekli aramaya başladı. açmadım haliyle. sonra mesaj geldi. "aç yoksa polise gideceğim" haydaaa. açtım telefonunu ve bana usb'sini çaldığımı ve vermezsem çok kötü şeyler olacağını söyledi. yeminler etsem de inanmadı. ne tehditler etti. kabus gibiydi. allah'a yalvarıyorum beni o durumdan kurtarması için ama nasıl. bir daha gay ilişkiyede tövbeler ediyorum. hep yalan oldu tabi. tövbeler sıkıntı bitene kadar. neyse adam dedi o usb de milyon dolarlık şeyler var neye bulaştığını bilmiyon gel yüz yüze konuşacağız. gittim mecbur ama nasıl korkuyorum. mecidiyeköy'de oturduk bir masaya tam adamın telefonu çaldı. arayan kişi usb'yi çaldığını itiraf etti. meğerse aynı gece başkasıyla da görüşmüş ama suçu ona atmayayım diye söylememiş. sonrası bana nasihatler ve hakkını helal etler. ettim napıyım. ama o yaşadığım korku ömrümden on yıl aldı. o günden beri birine gidince evden çıkarken nolur üstümü ara diyorum. böyle bir anım işte.

konunun özü şu;
1) buluşmaya gittiğiniz kişinin mutlaka fotoğrafını görün, numarasını alın.
2) hırsızlıkla suçlanmamak için benim gibi çıkarken söyleyin.
3) çok izbe yerlere gitmeyin
4) soyulma ihtimalinize karşı yanınıza çok değerli şeyler almayın.
5) karşınızdaki sorunlu bir tip çıkarsa uzlaşma yolu arayın, gerekirse suyuna gidin. fırsatını bulduğunuz anda topuklayın.
insanlara kolay kolay güvenilemeyeceğini gösterir. epey dikkatli olmak lazım.