çağrı merkezi çalışanları

ses tonları ve kibarlıkları bazen çok yakışıklı oldukları hissine kapılmanızı sağlar.
hayal bile kurarsınız...
şirketlerin şamar oğlanları, genelde bütün bağırış çığırışlara göğüs germek ve usturupla cevap vermek zorundadırlar. hallerine üzülür, ama ama şirkete olan kızgınlığımdan dolayı ben de zaman zaman kendimi tutamam. neyse ki anlayışlıdırlar. çoğu saçma sapan vardiyalarla ve berbat koşul ve maaşlarla çalışırlar... geceleri gündüzleri birbirine geçmiş durumdadır.
düşmana edilebilecek en iyi beddualardan biridir*. çalışma şartları, aldıkları maaşlar, * müşteri portföyü, yöneticisi, ekipmanları her biri o kadar can sıkıcıdır ki '' ben bunun için mi gelmiştim yaa dünyaya'' dedirtir.

aynı zamanda belli bir süre sonra ruhunuzla birlikte bedeniniz de cortlar. önce kulaklarda kalıcı uğultu, sonra ses tellerinde nodül ve bonus olarak da sürekli oturmaktan kaynaklanan tahta göt sendromuna davetiye çıkarır.

(bkz: yaptım oldu)
geçenlerde ttnet ile yaşadığım bir diyalog şudur ki

-merhaba, internetim kesildi de benim.
+isminiz nedir hanfendi?
-...(uzun bir beklersin)... batuhan...

küçükken de annem sanarlardı beni telefonu açınca. ama konu bu değil, ders olmuştur çağrı merkezindeki adama artık. *

üç kuruş maaşa bütün gün milletin vırvırını dinleyen sabır küpü insanlardır. eşine, patronuna, anasına, babasına, dıdısına sinirlenip götü yemediğinden onlara patlayamayan insanlar çağrı merkezlerini aradıklarında 10 kaplan gücünde hissederler ve kendi yaptıkları salaklıklar yüzünden orda çalışanlara patlarlar. bazen müşteri haklıdır, şirket haksızdır ama yine de bu çağrı merkezi çalışanının değil bir başkasının yapmış olduğu hatadır. sen 3 kuruş fazla ödedin diye yada 2 saat internetsiz kaldın, porno indiremedin diye hatta sırf eziksin başkasına bağıramıyosun diye bir insan evladına kötü davranamazsın. karşındaki dünyanın en zeki insanı olmayabilir, senin her dediğini idrak edemeyebilir..ama insan neticede. zaten ya çok kibarların yada çok bağırıp çağıranların işini hemen hallediyorlar, kibar olmayı seçin, kimsenin gününün içine etmeyin.
her tür tavıra karşı politik olmak zorunda olan çalışanlardır. çünkü patronlara göre işyeri prensipleri daima birinci sıradadır. müşteri memnuniyeti mi? hallederiz.