eski sevgiliden gelen mesaj

sevindirir, hüzünlendirir, düşündürür, dikkati dağıtır..türlü türlü meziyetleri vardır ama eskiyi geri getirmez.
özel günler de bayramlar da kandiller de atar bide* başta masum bir mesaj olarak görülebilir ama kazın ayağı öyle değil efendiler.hiç aklınızı karıştırmayın.niye eski olduğunu hatırlayıp siklemeyin.
mesajı alan kişinin geri araması, ümitler, mutluluk, sonrasında yaşanacak pişmanlığın ağır yükünün kokusu, bir zamanlar değer verdiğin o itici sesi tekrar duymak ve lanet olsun işte demek
6 aydan sonra gelen nasılsın doğum günün kutlu olsun mesajı bu ne şimdi diye düşündürtür insana. özellikle doğum günün bir hafta sonra biliyorum ama ben erken kutlamak istedim demesi ve mesaj attığı profil resmine yeni sevgilisiyle birlikte çekilmiş bir fotoğraf koyması..ne samimi ne de iyi niyetli. cevap alamaz tabiki de ama neydi ki şimdi bu?
bana gele gele ya "höyt" gelir ya da "naber lan?"... ne yanlış seçimler yapmışım... *
x: tam olarak eski olmasa da durumu özetlemiş kendisi zaten ''günaydın bitmeyen yazımın solmaya yüz tutan mısraları..unutmaya hasret kalan kalbim seni hatırlarken senin beni unutmaya çabaladığını fısıldıyor''.

cevap: günaydın
eger ayrilali bir sene olmussa ve bu son bir sene icinde konu bahsi mesaj gunluk -defalarca yollamamasi soylenmesine ragmen- en az uc tane ise, ustune bir de dunyanin obur ucunda iseniz korkulmasi/onlem alinmasi gereken mesaj.
eski sevgilim gibi ruh hastası* biriyle ilişkiniz olursa şu iki türüne rastlayacağınız mesajlardır;

aldatıldığınızı öğrenip tekmeyi bastıktan sonra 2-3 hafta boyunca eski sevgilinizden gelen mesajlar: "beni affet... salaklık ettim... çökmüş durumdayım..." gibi ifadeler içeren pişmanlık mesajlarıdır. evinizin, iş yerinizin, okulunuzun veya hep gittiğiniz bir mekanın önünden geçtiğini söyler, beraber geçirdiğiniz eski günleri hatırlatmaya çalışır. başta bu yoğun ilgiden dolayı götünüz kalkar; ama sonra sıkmaya başlar, bunalırsınız. başından itibaren hiç cevap vermemek en güzeli, acı içinde kıvransın ırıspı.*

yeni biriyle flört ettiğinizi öğrendiği anda eski sevgilinizden gelen anlamsız mesajlar: ya hakaret dolu mesajlardır ya da kendisini unutmak için başkalarıyla konuştuğunuzu düşündüğünü ve alt metinde barışmak istediğini söyleyen mesajlardır.** iki türlüsü de gereksizdir. sakın küfür etmeyin, soğuk kanlılıkla ince ince giydirin lafları. o bir süre sonra durmadan küfür edecek ve sonunda sinirinden ağlayacak, siz de gülerek izleyeceksiniz geri zekalıyı.***
eğer "düşündüm de, bir daha görüşelim mi" gibisinden teklifimsi bir mesaj atılmadıysa hoşuma bile gidiyor. ne olursa olsun belli bir zamanı mutlu mesut geçirdiğim, aradaki saygıyı kaybetmediğim birilerinin iyi olduğunu, mutlu olduğunu duymak, hatta benim de iyi olduğumdan memnun olduğunu duymak güzel ve özel bir şey. her şeyin altında ille de bir hinlik aramamalı. bu tür iletişimleri, hesap veriyormuş gibi detaya girmeden, ama soru işareti de bıraktırmadan mevcut sevgiliye söylüyorum da. ki bundan kimse rahatsız olmamalı.

ama bir kişi var ki, o istisna olan. 2-3 yılda bir gelen "n'aber, merak ettim, görüşelim mi" mesajı/telefonu... o çok feci işte. hala sevdiğimden değil, yaptıklarından. o atmasın işte.
akıllara acaba rüyasında mı gördü de mesaj attı sorusunu getirir. hakikaten rüyasında görmüş olması muhtemeldir.
mümkünse hayatımın hiçbir ögesinde yer almasın dediğim olay durum andır.. heycanlandırdığı bir gerçek ancak mide bulandırdğıda bir gerçek
yeni sevgiliden gelmeyen mesaj kadar hatırsız değildir, eskidir meskidir lakin zamanında ekranda adı görününce yüreciğin ağzına gelen insanın zaman içinde rahatsızlık verebilecek kıvama gelebiliyor oluş.....

neyse ya siktir et hacı
bir yolun ikiye ayrılmasını gerektirecek sebepleri silecek kadar balık hafızalı değiliz ki. o yüzden ilkokul arkadaşının atacağı mesaj kadar heyecan verici değildir nazarımda.
kesin sevişmek istiyordur pezmenk
face in diğer kutusunda mesaj fark ettim, açtım kutuyu ve onun ismi karşımdaydı işte. bir anda sanki onu ilk gördüğüm anı yaşadım. heyecanlandım, dikkatim dağıldı, ne yapacağımı bilemedim. aylarca beklediğim, üzüldüğüm ama bir türlü gelmeyen mesaj karşımdaydı işte! üstelik ''aile'' faceinden ulaşmıştı, yani baya bir çaba sarf edilmişti bana mesaj yazmak için.

''merhaba biraz konuşabilir miyiz. tabi sende istersen '' farklı bir fotoğrafı vardı gülümserken yukarıya bakan.
istemez miyim hiç, bilsen nasıl özledim ile başlayan bir mesaj yazmaya başladım. o gittikten sonra tüm yaşadıklarımı kusuyordu parmaklarım, pişmanlıklarım, hatalarım, özlemlerim, onun haklı olduğunu haykırıp duran her olay, her karşılaştığımızda yüzüme tüküren hediyeleri, parfümü, bende kalan giysileri, ''korkak'' diye bağıran elleriyle yaptığı heykelcik...

kendime gelip okuduğumda ona olan tüm duygularıma karşın, eskinin geri gelmeyeceğini, gelse bile ''eskisi gibi'' olamayacağını anladım.
sonra sildim mesajı ve cevap vermedim...
çünkü zaten bitmişti en güzel hikayem.
insanın hayat düzenini bozan aklını karıştıran tam unuttum derken hayatın ritmini değiştiren mesaj...
sadece meraktan okunur. cevaplanmaz. derhal silinir.
keyfi olarak atılmış bir mesaj değildir mutlaka altında bir şeyler vardır mutlaka bir bokluklar çıkacaktır. cevap verilmemesi önerilir, cevap vermek için 1 yıl beklenmesi doğrudur.
gelecekteki sevgiliden gelen mesajın yerini tutamaz.
eğer ki yakın zamanda evlenecek diye ayrıldıysanız ( ben gibi ) bıraktığı boşluğu daraltıp genişletiyor hele ki cevap verip altında ki niyette ortaya çıktıysa özlemek ve sevişmek daha tuhaf ve heyecanlı geliyor sonra buluşuyorsunuz yeni evli evi görmeye elinizde hediye ile gidiyorsunuz mobilyaları düzeni süzüyorsunuz çeyiz sandığıyla geldimi danteli varmı diye soruyorsunuz ( ben gibi fitne fesatsanız ) neden ayrıldık neden evlendin hikayesi konuşuluyor konuşmanın tam ortasında aman siktir et şuan sen burdasın sen daha muhimsin kolpa bakışı geliyor ve hop sevişiyorsunuz... bitmedi tekrar tekrar sevişiyorsunuz tuhaf duygular selinde ordan oraya savruluyorsunuz sonra duruluyorsunuz. bitmedi adam karısını ilk defa aldattığını düşünüyor tuhaf şeytani ama buna değerdi bakışı yapıyor siz de tekrardan mı sevgili olcaz acaba ay hadi inş. kıvamında burnu düşse yerden almazı oynuyorsunuz muhabbet sohbet balkonda en son katta ay ışığının altında eski sevgilinin kucağında uzanıp kendinizi sevdiriyorsunuz o an o kadar saf temiz geliyorki bi anlığına o adamın sizi bırakıp ağlatıp evlendiğini unutuyorsunuz sonra yatağa geçip uyuyorsunuz sabah kahrolası alarma uyanıyorsunuz duşa alıyorsunuz eski sevgilide kahvaltı hazırlıyor herşey çok güzel kahvaltıda bittikten sonra giyinip bir daha görüşmeyiz herhalde düşüncesiyle vedalaşıp kapıdan çıkıp gidiyorsunuz. yolda durağa giderken ben ne yaptım iyimi kötümü diye düşünüyorsunuz o simsiyah tohumu içinize ekiyorsunuz mesaj atmadan önce ki boşluğu genişletiyorsunuz sonrası belli geçmiş olsun.. yaşanmıştır yaşadım tavsiye etmiyorum kesinlikle ne kadar iyi olursa olsun bittiyse bitmiştir uzatmanın alemi yok cevap vermeyiniz eksi verecek olanlarada şimdiden kızayım senin bu yazıyı eksilemen daha saçma be insan yaşadım üzüldüm yazdım.
  • /
  • 2