ezan

dünyada aynı dilde çok farklı ülkelerde kendine has makamı ile ezgili bir şekilde okunan tek ortak çağrı.
sabah ezanındaki ahenk bir başkadır.
makamlarla okunan, namaz çağrısıdır:

sabah ezanı: saba makamı
öğle ezanı: rast makamı
ikindi ezanı: hicaz makamı
akşam ezanı: eviç, segâh makamları
yatsı ezanı: uşşak, beyâtî makamları
yüksek sesle okunmasını gereksiz bulduğum bir şeydir. ibadet edecek olan insan zaten ibadet saatini bilmez mi? illa ki yüksek sesle bir çağrıya mı ihityaç duyar? bence hayır...
güzel memleketimizin bir sonuca bağlanmamış ve tartışılması bile günah sayılmış tabularından biri.
neredeyse şirke varacak derecede kutsallaştırılmış ve sanki tanrının sesiymişçesine ululaştırılmış bir dinsel çağrı.
hiçkimse kusura bakmasın ama, daha estetik ve daha düşük desibelde sesler yayan bir iletişim biçimi olabilirdi.
türkçe okunması gereken önemli bir dinsel etkinliktir. arapça olunca malumunuz kimse anlamıyor, etmiyor.

türkçesi:
tanrı uludur
şüphesiz bilirim bildiririm tanrı'dan başka yoktur tapacak
şüphesiz bilirim bildiririm tanrı'nın elçisidir muhammed
haydi namaza
haydi kurtuluşa
namaz uykudan hayırlıdır *
tanrı uludur
tanrıdan başka yoktur tapacak
ayı sözlük yazarlarının dokunulmaz bir kutsalıdır.
tabudur!
bir diğer tabumuz camidir.
skunk anansie'nin olaylı charlie big potato şarkısının girişinde çalar. ezanla başlayınca sizi aldatmasın, parça fazlasıyla sert.
bir ateist olarak dini müzikler hep bende huşu uyandırır, lakin ezan ayağına yanan odun atılmış gibi okuyan müezzinlerin elinde helak olmaktadır. şu güne kadar sadece iki camide güzel okunduğuna şahit oldum. biri genelde eve dönerken beklediğim durağın yakında bulunan bir camiydi ki, rutinden olmayarak nihavend okuyordu müezzin. bir diğeri eskiden çalıştığım ofisin yakınlarındaki caminin müezziniydi. yazıklar olsun diyebiliyorum sadece.
evimizin çok yakınında bulunan cami yıllardır rahatsız etmiyordu beni ama şu son zamanlarda ezan okunduktan sonra görevli hoparlörü kapatmıyor. tüm namazda okuduğu dualar, tesbihat evin içinde.

gidip söylesen din düşmanından aşağı bir etiketle ayrılamazsın. slogan da hazır “bu ezanlar susmasın diye kanını vermiş bir milletin torunları…” ulan tamam susmasın da kafamızı siktin. ben senin şovunu çekmek zorunda mıyım? rahatsızım deme lüksün bile yok. ki ben gidip bu rahatsızlığı dile getirmek zorunda mıyım? bu kadar düşüncesiz olunmaz.

konuyla ilgili şikayetlere bakayım dedim, şikayetlerin geneli ses yüksekliğiyle alakalı ve hemen her şikayetin önünde ardında “müslümanım ama…” “namaz kılan biriyim ama…” gibi önden özür dilemeli cümleleri görümce daha da bindim küplere.
altına yapılan yorumlar da “namaz kılmıyorsun, kılan ezan sesinden rahatsız olmaz” türevi çomarlıklar. iyice dellendim.

basit bir yerden çıkıp ezan düşmanı olma yolunda hızla ilerliyorum.
islam inancım yok ama çocuklukta din eğitimi verildiğinden midir nedir sabaha karşı okunan ezan içimi rahatlatıyor, bazı hocalar güzel okuyor mesela bursa'daki hocalar. o zaman bir huşu doluyorum. içimdeki küçük taliban çıkıyor ortaya
sesi güzel olmayanın okumaması gereken islami ibadet çağrısı.
müzik kulağı olmayanların okumaması gereken islami ibadet çağrısı.
japonca yazılışı: エザン