aktifleri eşcinselden saymayan zihniyet

konu hakkında düşüncelerimin bi kısmı şudur:

günümüz modern ve namodern insanlarının kabul ettiğinin veya etmediğinin tersine ben, cinselliğin sadece karşıt bedenlere bağlı olmasını ve böylece insanların kendi cinsinden biriyle beraber olmasını ve bunların sonucunda da; bilim denilen hata ve yanılma payları yüksek profesyonel sallamasyon sisteminin onlara koyduğu "homosexüel" ismini veya herhangi bir isimle adlandırılmasını doğru bulmuyor, doğru bulmadığım içinde; yıllardır açıklanan, bu ve benzeri bilimsel safsatalara körü körüne inanmıyor, bilimin söylediklerini ve bilim adı altında yapılan her hangi bi açıklamalayı doğru bulmuyor, hatta tam tersine inanılmaz derecede saçma sapan buluyor ve insanların da, kendi akli düşüncelerini bi kenara bırakıp bilim denilen bu safsataya körü körüne inanmasını yanlış buluyorum.

diğer kalan kısmı ise: http://hayaterkegi.blogspot.com/2011/06/...

kaşi

kevin james

i now pronounce you chuck & larry filminde gay rolü oynamış datlu ayu

kuran-ı kerim

son din,son peygamber,son kutsal kitap...kıyamete kadar yaşayacak ve asla değiştirmeye kimsenın gücünün yetmiyeceği mucizelerle dolu kutsal kitabımız...ben inanıyorum vede bundan dolayı çok mutluyum vede manevı açıdan herzaman güçlüyüm......

yandex

rus arama motoru. geçen sene türkiye pazarına girdiler, bir google olmaz tabiki ama yandex haritalar google'dan iyi, özellikle panaroma uygulaması gayet şık. bu ay itibariyle de yandex browser'ı da piyasaya çıkardılar, türkçe desteği gelirse chrome'dan sonraki en iyi browser olabilir gözümde.

ferhat göçer'li türk telekom reklamı

top patlasa uyanmam derneği* türk telekoma ve ferhat göçere üstün hizmetlerinden dolayı teşekkür etmişlerdir. derneğin başkanı rüya müptela kendilerine yılın uyanığı ödülü takdim etmek için sabırsızlıklandıklarını ve çok heyecanlı olduklarını dile getirmiştir. artık uyanma zorluğu çekmeyecekleri için dernek üyelerinin mutlulukları görülmeye değerdi. bunun dışında ünü günden güne yayılan reklam projesi orta dünyada da oldukça büyük ses getirmiştir.

(youtube:http://www.youtube.com/watch?v=bLw2k-y3b...)

(bkz: zaytung)

gui boratto

sao paulo'lu esmer erkek güzeli prodüktör ve dj.

latin erkeğinin orgazmik pek çok yanını bedenine kümeleyen gui, buna ilaveten elektronik müziğin kıvrak yanını zekasıyla işleyen türden. progressive ve minimal techno'da hayli başarılı olan dj'in; brezilya'yı geç terk edişi ve geç yayınladığı albümleri sanırım tek dezavantajı. olsun dert değil böyle de bağrıma basarım ben.

too late:

sweetgayeah

birilerinin acil araması gereken yazar. futboldan anlıyor eee kekte yapabiliyor sanırım*

call him maybe 0533*******

heteroseksüel erkeğin en kıymetli yeri pipisidir

ailenize eşcinsel olduğunuzu söylediniz mi anketi

kısmen evet. 2002 de babama söylemiştim. aslında çocukluğumdan beri onun da bildiği ama hiçbir zaman konuşmadığımız şeyi konuşmuş olduk. sonrasında her şey çözüldü mü hayır ama hayatımdaki bir yükü atmış oldum. o da içindeki bir sürü kuruntudan kurtulmuş en azından kafasındaki sorulara cevap almış oldu. kızkardeşimle çok öncesinde paylaşmıştım zaten. bir tek annem kaldı. ki o da biliyor muhtemelen ama işte içinde kabullenmiyordur tam. kuzenlerimin bazısına da açığım yıllardır. genel olarak çalıştığım okullarda dahi çok maço hetero erkek taklidi yapmadım. insanların tahmin ettiği ama konuşulmayan bir şey. ayı tipli olmam da kafalarını karıştırıyordur. ha resmen söylemesem de ibne olduğumu bulunduğum her yerde lgbti konuları konuşurum anlatırım. açık değiliz diye susmamız gerekmiyor. homofobi- bifobi- transfobiye karşı durmak için ibne olmak şart değil. cinsiyetçiliğe, her tür ayrımcılığa, ırkçılığa vs. ses çıkarmamanın bahanesi olamaz zaten. aileye açılmak gerekli mi? eğer ölüm veya başka ciddi bir tehdit yoksa bence evet. yani en yakın olduğunuz kişilere aslında bilmem kaç ışık yılı uzak olmak çok zor durum. üzerimizde kuracakları olası '' evlen, çocuk yap vb. '' baskılara karşı da bunu yapmak elzem. sadece aileye de değil genel olarak olmadığımız bir insanı oynamak kadar yalan bir hayat benim için kabul edilir değil. açılmak kişisel bir karar ama açılma kararımızı içinde bulunduğumuz ruh halinin, sosyalleşme durumunun, kendimizle barışık olma, bir lgbti örgütünde zaman geçirme, deneyim paylaşma vs. şeylerin de kolaylaştırdığını unutmamak gerekir. bir zamanlar kendiyle cebelleşen, internet minternet herhangi bir mecraya sahip olmayan, gazetelerde bile eşcinselin e sini göremeyen, 80 li yıllarda çocukluğunu geçirmiş ben, açılabileceğimi tahmin etmezdim. her zaman hayalimde olan ama nasıl olacağını bilemeyen ben, saydığım koşulların beni bulması( aslında bunun için benim uğraşmam) sayesinde bugünlere gelebildim. açılmak sadece benim için gerekli değil. bu sayede belki ailemdeki, çevremdeki bir çocuk-ergen o acıları yaşamadan benden destek alabilecek. okulda, derslerde yeri geldikçe bu konuları konuştuğum, anlattığım için kendiyle savaşan öğrencilerim güç bulacak, belki intihardan vazgeçicek( bir zamanlar benim hissettiğim gibi). bu sayede okul dahil bulunduğumuz her ortamda fobik atmosferi kırabileceğiz. demem o ki açılmak sandığımız kadar zor değil. imkansız hiç değil. ve sadece bizi ilgilendiren bir şey değil ayı canlar.

lgbti'ler çağlayan adliyesinde

anayasanın 34. maddesi şöyle der;

- herkes, önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir.

iştre bu sebeple bugün çağlayan adliseyinde suç duyurusunda bulunuldu.


aidiyetsizlik

akla american beauty'deki savrulan poşet sahnesi getiriyor kelimenin sesi. çoğu zaman coğrafya kaderdir. seçme şansı olmayanlar içinse tutunamama hali. bir selim ışık olamadıysak sebebi hep memur çocukluğu...

ayı sözlük itiraf

dün ailem gay olduğumu öğrendi. psikolojim bozuktu; hiçbir şekilde kimseyle konuşmuyordum kendi sorunlarımı düşünmekten. birisi komik bir şey söyleyince gülmüyordum. sanki ölü gibi, boşluğa bakıp duruyordum. annemgil neyin var falan deyince ağlamaya başlıyordum. ki bundan önce de zaten her gün gizli gizli ağlıyordum sürekli. sonra da yine ölü gibi olma haline dönüp o yorgunlukla 10 saat falan uyuyordum. hep geç kalkıyorum, hep uyumak istiyorum, hiç erken kalkmak istemiyorum. erken kalkarsam başım ağrıyor, sorunlarım aklıma geliyor, ölecek gibi oluyorum. bunları gay olduğumu söylemeden önce anlattığımda onlara, bunu normal bir sıkıntı zannettiler. "olur öyle arada" gibisinden yanıt verdiler ama bilmiyorlardı ki o sırada görünmez insanlar benim boğazımı sıkıyordu. daha sonra bu ölü gibi halimden bıkmış olmalılar ki, direkt "gay misin" diye sordu babam. uzun bir konuşmadan sonra "biz seni gay olduğun için sokağa atmayız, sana bakışımız değişmeyecek ama bu normal bir şey değil" gibisinden laflar ettiler. sadece abim normal karşıladı, ilginç bir şekilde. gelecek planlarım vardı, hepsi bozuldu. kafamı hiçbir şeye veremiyorum. o kadar çok yapacak şey var ama hiçbir şey yapasım gelmiyor. intihar düşünceleri çok normal bir şeymiş gibi, hatta çok mantıklı bir şeymiş gibi gelmeye başladı. sadece bu benliğimden kurtulmak istiyorum, nefret ediyorum bu bedenden. ölmek şu anda çok mantıklı geliyor. keşke daha mutlu birisi ile bedenimi değiştirsem. sanki zaman durdu ve ben acı dolu bir anda sıkışıp kaldım, hareket edemiyorum. gay olduğumu açıkladığım için üzgün olduğumu sanmıyorlardır umarım.

bira göbeği

bira, "sıvı ekmek" diye de bilinir. bira göbeği geçmişte bende de vardı. epeydir yok denecek kadar azaldı hatta oldukça "fit durumda" sayılırım.

ilacı şöyle:

a) bira içmeyi bırakın.

b) ekmek ve hamurlu şeyleri yemekten kaçının.

c) özel olarak bir spor yapmak yerine hareketli olun (zaten spor yapıyorsanız devam edin - azıcık daha fazla yapın).

d) bol bol sevişin.*

maket kabe etrafında turlamak

overlok makinelerinden sonra ayağımıza kadar gelen hizmet. ayrıca 1 kasım erken seçimlerinde akp'nin kullanabileceği kıvamda bir vaat. hem "cumhuriyet tarihinde ilk defa akp döneminde kabe ayağınıza geldi. her şey senin için ey halk. sen türkiyesin böyyük düşün" diye balkon konuşması da yapılabilir. iyi oy artışı yapar, akp gör bunu. saygılar.